Twitter CEO'sundan İlk Türkiye Açıklaması


Twitter CEO'sundan İlk Türkiye Açıklaması

Twitter CEO'sundan, Türkiye'deki takipçi sayılarının azalmasıyla ilgili ilk açıklama geldi.

Twitter'da son günlerde özellikle Türkiye'dekikullanıcıların takipçi sayılarının azalmasıyla ilgili iddialar hakkında, şirket CEO'su Dick Costolo ilk kez açıklama yaptı.

Twitter üzerinden Türk kullanıcıların sorularınıyanıtlayan Costolo, hükümetle anlaşmaya varıldığı ve muhalif tweet atanların hesaplarının kapatıldığı iddialarının 'doğru olmadığını' söyledi. 

Bir kullanıcının 'Neden Türk hükümetiyle anlaşmaya vardınız?' yönündeki sorusuna ise Costolo; 'Böyle bir anlaşma yok' yanıtını verdi. Costolo, Türkiye'de karşıt görüşlerdeki grupların birbirleri hakkında sahte spam ve ihbar bildiriminde bulunduğunu ifade ederek, bu konuyu netleştirmek üzere çalıştıklarını da ekledi. 

Geçtiğimiz günlerde hükümetten bir heyet ABD'ye giderek Twitter yetkilileriyle görüşmeler yapmıştı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Twitter yetkililerinin Türkiye'de ofis açmak istediklerini ancak internetortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki kanunla ilgili kaygıları bulunduğunu söylemişti. 

Yıldırım, kanunda değişiklik yapmak yoluyla bu konuda anlaşma sağlandığını açıklamıştı.

Batı'nın Yeni Modası: Aşk Kilitleri

Batı'nın Yeni Modası: Aşk Kilitleri

Batılı aşıklar, birbirlerinden hiç ayrılmamak için son yıllarda ilginç bir batıl inanç geliştirdi.

Fransa’dan İtalya’ya, Kanada’dan Almanya’ya kadar birçok ülkede genç aşıklar, hayatları boyunca birbirlerine bağlı kalmak için isimlerinin yazılı olduğu kilitleri dilek noktası haline getirilmiş yerlere asıyor.

ABD’nin New York kentindeki Brooklyn Köprüsü de bu dilek noktalarından biri haline gelmiş. Genç çiftlerin isimlerinin yazılı olduğu aşk kilitleri köprünün tellerinde ilginç bir görüntü oluşturuyor.

3 Yıl Sonra İlk Kez

3 Yıl Sonra İlk Kez

Filistin-İsrail arasındaki doğrudan barış görüşmeleri yaklaşık 3 yıl aradan sonra yeniden başlıyor. İsrail, müzakerelerin yeniden başlaması için 104 Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını onayladı.

ABD diplomatik kaynaklarına göre, Filistin ve İsrail temsilcileri ilk görüşme için bugün ABD'nin başkenti Washington'da bir araya gelecek. Görüşmeler yarın da devam edecek.

İsrail'in yasadışı yerleşim bölgeleri nedeniyle doğrudan barış görüşmeleri 2010'da kopmuştu. Ancak geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin yürüttüğü arabuluculuk çalışmaları sonrası İsrail ve Filistin heyetleri görüşmelere yeniden başlamak için ilkesel anlaşmaya varmıştı.

104 FİLİSTİNLİ SERBEST KALACAK 
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti de, müzakerelerin yeniden başlaması için önemli bir adım attı. Netanyahu hükümeti 104 Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını onayladı.

Karar bakanlar kurulu toplantısında alındı. 13 bakan uzun süredir İsrail cezaevlerinde olan 104 Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasına destek verirken 7 bakan karşı çıktı.

Filistinli tutuklular önümüzdeki aylarda 4 aşamada serbest bırakılacak. Bu aşama, müzakerelerde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olacak. İsrail kabinesi ayrıca Filistinlilerle devlet konusunda varılacak herhangi bir anlaşmanın referanduma sunulmasını da kararlaştırdı.

Jandarma Genel Komutanlığına Kim Getirilecek?

Jandarma Genel Komutanlığına Kim Getirilecek?
YAŞ toplantısında Jandarma düğümü var. Jandarma Genel Komutanlığına kimin getirileceği konusunda tereddüt yaşanıyor.


Ağustos ayı başında yapılacak olan Yüksek Askeri Şura toplantısında tutuklu General ve Amirallerin yanı sıra ‘’Jandarma Düğümü’’ de masada olacak.

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu’nun YAŞ toplantısı sonrası Kara Kuvvetleri Komutanı olması bekleniyor. Bu durumda boşalacak Jandarma Genel Komutanlığına ise kimin getirileceği belirsizliğini koruyor.

Teamüllere göre Kalyoncu’dan sonra en kıdemli Orgeneral olan 1. Ordu Komutanı Yalçın Ataman’ın bu göreve gelmesi gerekiyor. Ancak hakkında 28 Şubat soruşturması bulunan ve şüpheli sıfatıyla ifade veren Ataman’ın yerine başka bir ismin atanması da gündemde bulunuyor. 

2010’da Orgeneral olan Ataman, bu sene görev süresinin son yılına en kıdemli Orgeneral olarak giriyor. Ataman, 3. Ordu Komutanlığı yaptıktan sonra, 2011 yılında 1. Ordu Komutanlığı’na atanmıştı.

Ataman’ın Jandarma’nın başına geçmesine karşı çıkılması durumunda, 2010 yılında ikinci sırada Orgeneralliğe terfi eden EDOK Komutanı Servet Yörük’ün, bu makama getirilme ihtimali bulunuyor. Yapılacak tercihe göre bu görev için 2011’de Orgeneral olan Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar’ın da adı geçiyor.

Serdar Ortaç'ın Sevgilisinden Şok Hareket (Video)

Serdar Ortaç'ın Sevgilisinden Şok Hareket (Video)
İzmir'in Çeşme İlçesinde, pop müziğin ünlü ismi Serdar Ortaç ve güzel sevgilisi Chloe Loughan; Aya Yorgi Koyu'nda meraklı bakışlara aldırış etmeden aşklarını yaşadı.


Bir süredir aşkları ile gündemden düşmeyen Ortaç ve Chloe, birlikte denize girip bol bol şakalaştı. Sevgilisini havaya fırlatan Ortaç, birara Chole Loughan’ın sırtına çıkıp suya atlamaya çalıştı. 

Loughan ise bikinisinin ipini Ortaç’ın boynuna doladı. Denizin içinde samimi görüntüler veren ve birbirlerini öpmekten çekinmeyen Serdar Ortaç ile sevgilisi Chloe Loughan; denizdekiinsanların bakışlarını üzerine çekerken, ’denizde aşk böyle olur’ dedirtti. 

Jet ski ile ayrı bir keyif yapan Ortaç vesevgilisine, plajda sosyetik güzel Süreyya Yalçın eşlik etti.


Çakar'dan Yolanthe Hakkında Olay Sözler!

Çakar'dan Yolanthe Hakkında Olay Sözler!
 Beyaz Futbol programında Galatasaraylı Wesley Sneijder'ın eşi Yolanthe Cabau'nun yatak sırlarını verdiği röportajla ilgili konuşmakisteyen Ahmet Çakar, 'özel hayat' eleştirilerineçarpıcı bir cevap verdi.


Futbol yorumcusu Ahmet Çakar, yine çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.

Çakar, "Ben bir zenciyle sarmaş dolaş eve girsem ve bu görüntülense bu benim özelhayatım. Ama burada kendi açıklaması var" diye konuştu.

Fenerbahçe Taraftarının Forma İsyanı!

Fenerbahçe Taraftarının Forma İsyanı! (Galeri)

PSV Eindhoven karşılaşmasıyla birlikte görücüye çıkan Fenerbahçe'nin yeni sezon formaları sarı-lacivertli taraftarları hayal kırıklığına uğrattı.




Çubuklu, lacivert ve beyaz olarak çıkan yenisezon formaları taraftarların eleştirilerine neden olurken tasarımcılar istifaya davet edildi. Fenerbahçe'nin forma tasarımlarındabaşrol oynayan Abdullah Kiğılı'yı eleştiren taraftarlar Kiğılı'nın gelecek sezon formatasarımlarına karışmaması görüşünde birleşti.

Çeşitli web sitelerinde formaların yeniden tasarlanması için imza kampanyasıbaşlatılırken, yeni formalar sosyal medya üzerinden ağır eleştiriler aldı. Twitter ve Facebook'un yanı sıra Fenerbahçeli taraftarların yoğun olarak buluştuğu nokta olan antu.com'da formalar için hakarete varanyorumlar yapıldı.

ÇUBUKLU İSYANI
Fenerbahçe burnunda ışık saçan beyaz fenerden esinlenerek yapılan çubuklu forma taraftarlarıhayal kırıklığına uğratırken, üzerinde taraftar silüeti bulunan lacivert forma da eleştiri oklarınınhedefi oldu. Taraftarların en az tepki gösterdiği forma ise deplasman için hazırlanan beyaz forma oldu.

Çubuklu formanın geçişli tasarımını beğenmeyen taraftarlar iç saha formasını çubuklu ruhuna aykırı olarak yorumladı.

Taraftar silüetli lacivert formanın da tasarım yoksunu olmasından dert yanan sarı-lacivertli taraftarlar kulüpten açıklama bekliyor.

İşte sosyal medya üzerinden yapılan bazı eleştiriler:
Fenerist ?@FeneristcomHer konuda yönetimin yanındayız ama yeni formalar konusunda kimse kusura bakmasın hala şoktayız..

Mariposa ?@Ezginhoİşte yeni formalar :( Efsane Çubuklum sen bu hale gelecek adam mıydın?

Uğur AKKAYA ?@5ugurBu forma tasarımları FENERBAHÇE armasına, asaletine hakarettir! Çok net!.

Mehmet Ertaş ?@ertasmehmetFenerbahçe'nin yeni çubuklu forması için 3D gözlük şart... Beyaz forma da burada

Melke Taş ?@angelove477Fenerbahçe'mizin bu sezonki formalarına biran önce kulüp alternatif forma çıkarttırmazsa sonbirkaç yıl sonra ilk kez satışlarda düşüş olur

Ali Hikmet Yılmaz ?@kutahyalihikmetO forma tasarımcısı kimse öldürün onu.Fenerbahçe formaları ancak bu kadar kötü olabilirdi.Hele o lacivert ne lan öyle. 

mert gülmez ?@mert_gulmez Bu kadar çirkin forma hayatımda görmedim :D

Kokleri Cinar ?@omerkocsan Kanarya sarisi ve sadece lacivert forma yapmak bu kadar mi zor ? Çubuklu niye 3D formatinda...Bir tek yakalar ve beyaz foa güzel olmuş.

Fenerist ?@FeneristcomSızan formalar içinde çubuklu forma sanki sprey boyayla boyanmış gibi. Söylecek söz bulamıyoruz. 

Bodyemre ?@BodyemreAcaba bu çubuklu forma, rakibi hipnotize etmek için mi bu şekilde tasarlanmış diye aklıma gelmedi, değil... :)

Kaynak: Haber7

İşte Dünyanın En Pahalı Şehri

İşte Dünyanın En Pahalı Şehri (Galeri)

Dünyaca ünlü danışmanlık şirketi Mercer'in yaptığı araştırmaya göre Angola'nın başkenti Luanda dünyanın en pahalı şehri.

Dünyanın en pahalı şehrinde fiyatlar dudak uçuklatıyor.

Bir hamburger 36 Lira, bir kot pantolon 390Lira, bir aylık konut kirası 12 bin Lira. Bufiyatlar mubalağa değil. Dünyanın en pahalı şehri olan Angola’nın başkenti Luanda’dan.

New York merkezli bir şirketin araştırması bu gerçeği gözler önüne serdi.

Araştırma 5 kıtadan 214 şehirde 200 ürün veservisin ortalama fiyatları baz alınarak yapıldı.Fiyatlar kıyaslanırken ülkeye dışarıdan gelen bir kişinin ihtiyaçları temel alındı.

Sıralamada ikinciliği Moskova üçüncülüğü ise Tokyo aldı. Pahalılıkta ilk ona giren şehirler arasında İsviçre'den 3 şehir bulunuyor.

Luanda'da güvenli bir ev kiralamak istediğinizde 2 artı 1 bir daire için ayda 6500 dolar yani yaklaşık 12 bin Türk lirası vermeniz gerekiyor.

Şehirde bir hamburger yemek için ise 18 Dolar yani hemen hemen 36 Türk Lirası ödemenizgerekiyor.

Araştırmadaki diğer çarpıcı sonuçlar ise Moskova'da bir bardak kahvenin fiyatı 8.29 Dolar, Londra’da bir sinema biletinin fiyatı 20.10 Dolar, Zürih de bir kot pantolonun fiyatı 140 Dolar.

Afrika’da son yıllarda gelişen ekonomisi ile dikkat çeken Angola, dünyada vize almanın en zorolduğu ülkelerden biri.

AK Parti Anketinde Dikkat Çeken Detay!

AK Parti Anketinde Dikkat Çeken Detay!
AK Parti'nin yaptırdığı ankete göre özellikle Kürtler çözüm sürecine desteğini artırdı.
AK Parti Ar-Ge Başkanlığı tarafından TaksimGezi Parkı olaylarından önce yapılan ankette, çözüm sürecine destek veren Kürt seçmenlerin oranının yüzde 75, diğer seçmenlerin oranının da yüzde 65 civarında olduğu belirlenirken,son yapılan ankette bu oranın Kürt seçmenlerde yüzde 90'a, diğer seçmenlerde ise yüzde 70'lere ulaştığı ortaya çıktı.

AK Parti Ar-Ge Başkanlığı tarafından yapılan son ankete göre, çözüm sürecine verilen destek arttı. 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, çözüm süreciyle ilgili yaptıkları son ankette, sürece destek verenlerin Kürt seçmenlerin oranında ciddi bir artış olduğunu söyledi. Çözüm sürecine halkın desteğine ilişkin trendi sürekli izledikleri belirten Soylu, son zamanlarda estirilen "musibet rüzgarlarına" rağmen, bu sürece destek verenlerin oranındaki artışın büyük önem taşıdığını söyledi. 

Taksim Gezi Parkı olaylarından önce yaptıkları ankette, çözüm sürecine destek veren Kürt seçmenlerin oranının yüzde 75, diğer seçmenlerin oranının da yüzde 65 civarında olduğunu anlatan Soylu, son yapılan ankette ise bunun Kürt seçmenlerde yüzde 90'a, diğer seçmenlerde ise yüzde 70'lere ulaştığını söyledi. Soylu, "Sadece kendisini Kürt olarak tanımlayanların yüzde 90'ı çözüm sürecini desteklemektedir. Sürece halkımızın verdiği ortalama destek yüzde 65-75 aralığındadır. Yani halkın desteği sürekli yükselmektedir. Bu da şunu çok açık olarak gösteriyor ki, çözüm süreci, önemli kazanım sağlayacak Güneydoğu'da yaşayan insanlarımız tarafından daha çok benimsenmektedir" dedi. 

"SÜREÇ BİTİYOR" DİYE ŞAPKASINI GÖĞE ATANLAR OLDU
"Türkiye'de çözüm sürecinin başlamasının ardından bir musibet rüzgarı estirildiğini" belirten Soylu, ülkenin şimdiye kadar birikmiş ne kadar toplumsal sorunları ve ihtilafları varsa hepsinin bu dönemde gündeme getirildiğini söyledi. Taksim olaylarında, "şimdi çözüm süreci de bitiyor" diye neredeyse şapkasını göğe atan insanları gördüklerini ifade eden Soylu, şöyle konuştu: 

"Fakat bu konuda ne kadar çaba ortaya koyarsalar koysunlar, çözüm süreciyle ilgili yaptığımız araştırmalarda da Türkiye'nin her tarafından gerek Güneydoğu Anadolu'da gerek Doğu Anadolu'da gerekse İç Anadolu ve Batı'da olsun, milletvekillerimizin, parti yöneticilerinin, bakanlarımızın yapmış olduğu bütün çalışmalarda, milletimizin çözüm süreci konusunda geleceğe daha emin bakabilen bir haleti ruhiyenin içerisinde olduğunu görüyoruz. Millet rahatlamıştır. Milletimiz, çözüm süreci ortaya çıktığından itibaren bu cesaretli siyasi adımdan itibaren, Sayın Başbakanın da siyasal gücünü burada değerlendirerek bu sorunun çözülebileceğine, artık Türkiye'nin yıllarca karşı karşıya kaldığı ve ülkemizdeki insanlarımızın kardeşliğini, diyalogları engelleyici bu durumu ortadan kaldırabileceğine kanaat getirmiştir." 

SÜRECİ MİLLET AK PARTİ'YE DİKTE ETTİ
Soylu, çözüm sürecinin, AK Parti'nin kendi insiyatifiyle ortaya koyduğu veya performansını yükselttiği bir süreç olmadığına işaret ederek, "Bu süreci, bizatihi millet sahiplenmiştir. Millet, bu süreci adeta AK Parti'ye dikte etmiştir. Bu kadar basit" ifadelerini kullandı.

Halk BDP Heyetine Neden Saldırdı?

Halk BDP Heyetine Neden Saldırdı?
Güler, BDP heyetinin Sinop ziyareti sırasında çıkan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, BDP heyetinin 18 Şubat tarihinde Sinop ziyareti sırasında çıkan olaylara ilişkin, “Heyetin planlanan programın 6 saat öncesinden, halk pazarının en yoğun olduğu ve okulların öğle çıkış saati ile çakıştığı saat 12.00 itibariyle öğretmenevinegelmelerinin ardından, öğretmenevi bahçesine gelen iki şehit ailesi ve yakınlarının tepkisine karşı heyetten bir kişinin öğretmenevininpenceresinden sözlü karşılık vermesi üzerine olaylar büyümüştür” dedi.

İçişleri Bakanı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun 18 ve 19 Şubat 2013 tarihlerinde Samsun ve Sinop'ta meydana gelen olaylara ilişkin soru önergesini yanıtladı. 

TEDBİR PLANLAMASI 
Heyetin 18 Şubat 2013 tarihinde Sinop iline gelişine ilişkin bir gün öncesinden il Valisi başkanlığında ilgili birim temsilcilerinin katılımı ile değerlendirme toplantısı gerçekleştirildiğini ve tedbir planlaması yapıldığını belirten İçişleri Bakanı şöyle dedi:

“Anılan planlamada; Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adı altında daha önceden gerçekleştirilen pek çok eyleme Sinop halkının reaksiyon göstermemiş olması, sosyal ve kültürel yapısından kaynaklı demokratik hoşgörü sahibi Sinop ilinde müessif bir olay meydana geleceğine dair ilgili birimlerce temin edilen herhangi bir istihbarat ya da bilginin bulunmaması ve heyetin Çorum ilinde yaptığı ilk toplantının olaysız sonuçlanmış olması gibi faktörler etkili olmuştur.” 

“TAKVİYE GÜCÜN GELMESİ BEKLENİLMİŞTİR”
İçişleri Bakanı, heyetin planlanan programın 6 saat öncesinden, halk pazarının en yoğun olduğu ve okulların öğle çıkış saati ile çakıştığı saat 12.00 itibariyle öğretmenevine gelmelerinin ardından, öğretmenevi bahçesine gelen iki şehit ailesi ve yakınlarının tepkisine karşı heyetten bir kişinin öğretmenevinin penceresinden sözlü karşılık vermesi üzerine olayların büyüdüğüne işaret ederek şöyle dedi:

“Güvenlik güçlerinin şehit ailelerine müdahale ettiği şeklinde il geneline yayılacak söylentiler nedeniyle daha büyük olayların çıkmasının önlenmesi, muhtemel bir gazlı müdahale sonrası öğretmenevi çevresindeki 7 okulda eğitim ve öğretim gören yaklaşık 3 bin civarındaki öğrencinin gazdan etkilenmesi durumunda, konudan haberdar olan öğrenci aileleri ve yakınlarının katılımıyla kontrolü imkansız olayların yaşanmaması için de mevcut kuvvetle müdahaleden kaçınılmış ve savunma düzenine geçilerek takviye gücün gelmesi beklenilmiştir. 

Mevcut personel, heyetin yaşam hakkı ve vücut bütünlüğünün korunması amacıyla görev ifa etmiş olup, TOMA ile 180 kişilik takviye çevik kuvvet personelinin intikalinden sonra aşamalı ve orantılı olarak topluluğa müdahale edilmiştir.” 

Müdahale sırasında 14 şahsın yakalanarak gözaltına alındığını ve haklarında "Kamu malına zarar verme, görevli memura mukavemet ve görevini engelleme ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet" suçlarından adli işlem yapıldığını kaydeden İçişleri Bakanı, “Ayrıca sonradan, topluluğu aktif olarak etkilemeye çalıştığı belirlenen ve olaylara karışan 33 şahıs hakkında düzenlenen tahkikat evrakı da Sinop Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir” dedi. 

“İLK MÜDAHALEDE 14 ŞAHIS YAKALANARAK GÖZALTINA ALINDI” 
İçişleri Bakanı, 19 Şubat 2013 tarihinde Samsun ilinde meydana gelen taşlı saldırı ile ilgili güvenlik güçlerince yapılan ilk müdahalede 14 şahsın yakalanarak gözaltına alındığını, bina içerisindeki 35 şahsın ise güvenli bir şekilde tahliye edilerek mağdur şüpheli sıfatı ile ifadelerine başvurulduğunu söyledi. 

Kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde olaylara karıştığı belirlenen 34 şahısla birlikte toplam 83 şahıs hakkında "Kamu Malına Zarar Verme, Mala Zarar Verme, Görevli Memura Mukavemet ve Kasten Yaralama ile 2911 Sayılı Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet" suçları ile ilgili başlatılan adli işlemlere devam edildiğine dikkat çeken İçişleri Bakanı, “Ayrıca, Samsunspor adlı twitter hesabı ile ‘Türkçü ve Milliyetçi Cephe’ adı altında bildiri dağıttığı iddia edilen şahısların tespitine yönelik güvenlik güçlerince başlatılan çalışmalar sürdürülmektedir” dedi.

Yıldız Oyuncu Arda'dan Kur'an Öğreniyor

Yıldız Oyuncu Arda'dan Kur'an Öğreniyor

"Ben ona Portekizceyi, o da bana Türkçeyi öğretiyor. Arda aynı zamanda Kur'an hakkında da çok şey öğretiyor. Bu çok hoşuma gidiyor, çok şey öğreniyorum."

 İspanya 1. Futbol Ligi (La Liga) takımlarından Atletico Madrid'in Brezilyalı sol beki Filipe Luis, takım arkadaşı Arda Turan hakkında açıklamalarda bulundu.

Luis, La Liga'da Türkiye'yi temsil eden Arda Turan'ın, takımın en iyi oyuncusu olduğunu dile getirerek, Arda gibi çok büyük bir kalbi olan, alçakgönüllüğünü hiç kaybetmeyen birarkadaşı olmasından gurur duyduğunu ve sahada da çok iyi anlaştıklarını söyledi. Brezilyalı futbolcu,
"Takımdaki en iyi arkadaşım, mükemmel birinsan. Ben ona Portekizceyi, o da banaTürkçeyi öğretiyor. Arda aynı zamanda Kur'an hakkında da çok şey öğretiyor. Bu çok hoşuma gidiyor, çok şey öğreniyorum" dedi. 

Geçen sezonun ilk yarısında Atletico Madrid'de forma giydikten sonra Fenerbahçe'ye dönen Emre Belözoğlu ile de sık sık telefonda konuştuğunu anlatan Luis, Emre'nin de iyi bir dostuolduğunu belirterek, "Futbol ve hayat hakkında bana çok şeyler öğretti. Umarım Atletico'ya daha fazla Türk futbolcu gelir çünkü hepsi çok iyi insanlar" ifadelerini kullandı. 

"Hangi Türkçe kelimeleri biliyorsun" sorusuna, "Söylemesem daha iyi, argo kelimeler" cevabını veren Luis, Turan ve Belözoğlu'na, bir gün Türkiye'de oynayacağına dair söz verdiğini ifade ederek, "Türkiye'de hoşuma giden takımı söyleyemem, yoksa başıma neler gelir bilirsin. Türkiye'de çok büyük takımlar var. Gelecek planlarımda Türkiye var. Fakat 4 yıl daha sözleşmem bulunan Atletico'da çok mutluyum' açıklamasında bulundu. 

Kendisi gibi defansın solundan oynayan Sivasspor Teknik Direktörü Roberto Carlos'un, Türkiye'de iyi işler yapmasını temenni eden Luis, "Roberto, Brezilya'da milli takımı ziyaret etti ve bize Türkiye'de teknik direktörlük yapacağını söyledi. Eminim büyük bir teknik direktör olacak çünkü çok iyi bir futbolcuydu. Futbol hakkında çok fazla bilgi sahibi. Daha önce futbol oynadığı Türkiye'yi, sistemini, taraftar baskısını tanıyor" değerlendirmesini yaptı. 

"Dünya Kupası'nda İspanya, Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi çok zorlu rakipler olacak" 

Konfederasyonlar Kupası ile ilk defa uluslararası bir turnuvada Brezilya Milli Takımı'nın kadrosunagiren Luis, 2014'te ülkesinde düzenlenecek FIFA Dünya Kupasın'da da milli takımda olmayı umduğunu belirtti. Luis, kazandıkları Konfederasyonlar Kupası ve 2014'teki Dünya Kupası ile ilgili şunları paylaştı: 

"Taraftarımızın karşısında oynamamız ve kazanmamız benim için gerçekten çok güzeldi. Olağanüstüydü. Brezilya, Konfederasyonlar Kupası'nda her zaman olduğu gibi büyük bir takım olduğunu gösterdi ama Dünya Kupası'nda İspanya, Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi çok zorlu rakipler olacak. Ayrıca Belçika ve Türkiye gibi yeni iyi takımlar da var. Ben Türkiye'nin sahipolduğu futbolcuları göz önünde bulundurarak hala Dünya Kupası'na gitme şansı olduğunu düşünüyorum. Brezilya'nın kazandığı 2002 Dünya Kupası'nı hatırlıyorum da Türkiye ile hem gruplarda hem de yarı finalde oynamıştık. Türkiye'ye karşı oynamak bize şans getirmişti." 

Futbolunun iyi bir dönemde olduğunu ve kendisini çok iyi hissettiğini ifade eden 27 yaşındaki Luis, Brezilya Milli Takım'ında kadroda olmasına rağmen kendisi gibi aynı mevkide bulunan RealMadridli Marcelo ve Barcelonalı Adriano'dan dolayı oynama şansı bulamadığını kaydederek, "Marcelo büyük bir futbolcu ve bence dünyadaki en iyilerden biri. Futbolunu izlemek çok hoşuma gidiyor. Adriano'da aynı şekilde çok iyi ama çok sağlıklı bir rekabet var. Atletico Madrid'de bu yıl üst düzey bir futbol ile büyük bir sezon geçirmeyi umuyorum. Eğer Atletico'da iyi oynarsam milli takıma girme olasılığım çok daha fazla olur" diye konuştu. 

"Real ve Barça'yı geçmek çok zor"

Atletico Madrid'in yeni sezondaki en büyük hedefi olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 'kulüpler düzeyindeki bir futbolcu için en büyüğü' olduğunu dillendiren Luis, "Çok büyük bir takımız. Ayrıca Atletico, Avrupa kupalarındaki tarihi ve geleneği çok iyi olan bir kulüp. Şampiyonlar Ligi'nde iyi işçıkarabileceğimizi düşünüyorum' dedi. 

Brezilyalı futbolcu, "Atletico Madrid'in, La Liga'daki rakipleri Real Madrid ve Barcelona'nın hegemonyasını neden kıramadığı" sorusuna ise şu cevabı verdi: 

"Ekonomik olarak futbol dünyada kötü bir dönemden geçiyor ancak Real Madrid, Barcelona gibi takımların çok büyük parasal kaynakları var. Her zaman çok iyi takımlar yapmayı başarıyorlar. O yüzden bu iki kulübü geçmek çok zor. Biz alçakgönüllüyüz ama buna rağmen geçen sezon Kral Kupası'nı kazanmayı başardık. Lig 38 maç ve çok zor ama hayal kurmak bedava. Lig şampiyonluğu için bir şey söyleyemem ama büyük bir sezon yaşayabiliriz."

Öğrenciler Hangi Kıyafeti Giyecek

Öğrenciler Hangi Kıyafeti Giyecek
Milli Eğitim Bakanlığı, velilerin yüzde 50'sinden fazlasının muvafakatı alınarak ilgilieğitim öğretim yılı için okul kıyafetlerinin belirlenebileceğini kararlaştırdı.

Öğrenciler, okul, sınıf ve şubelerde tek tip kıyafet giymeye zorlanamayacak. Okul yönetimi ve okul-aile birliğinin koordinatörlüğünde, okul kılık kıyafetlerine ilişkin sınırlamalara aykırı olmamak kaydıyla, velilerin yüzde 50’sinden fazlasının onayı alınarak ilgili eğitim-öğretim yılı için okul kıyafeti veya kıyafetleri belirlenebilecek.

Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı OkulÖğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebi üzerine Bakanlar Kurulu’nca 8 Temmuz 2013tarihinde kararlaştırıldı. Buna göre öğrenciler, okul, sınıf ve şubelerde tek tip kıyafet giymeye zorlanamayacak. Ancak, okul yönetimi ve okul-aile birliğinin koordinatörlüğünde, sınırlamalara aykırı olmamak kaydıyla, velilerin yüzde 50’sinden fazlasının onayı alınarak ilgili eğitim-öğretim yılı için okul kıyafeti veya kıyafetleri belirlenebilecek. Bu fıkranın uygulanmasına dair usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yönerge ile belirlenecek. Yönetmelik bugün itibarıyla yürürlüğe girdi.

Hamile Kadın Sokakta Gezmemeli

Hamile Kadın Sokakta Gezmemeli
TRT ekranlarında tartışılacak sözler... "Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır" şeklinde genel kabül görmüş bir ifade ile başladı, ancak sonrasında açtı ağzını yumdu gözünü...

 TRT 1 ekranlarında iftar saatlerinde yayınlanan 'Ramazan Sevinci' programı Türk tasavvuf düşünürü ve avukat olan Ömer Tuğrul İnançer'i konuk etti. Programda Şeyh Vefa'nın menkıbelerinden bahseden İnançer,hamile kadınlar hakkında yaptığı sert yorum ile herkesi şaşırttı. 

Şeyh Vefa'nın hanımının haram lokma yemesiyle ilgili bir hikayesini anlatan İnançer,konunun hamileliğe gelmesi üzerine şu ilginçyorumu yaptı:

"Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokaktagezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır. Sonra akşam üstü çıkarlar... Şimdi ise maşallah,kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir. Bunun adı terbiyesizliktir" dedi. Bu sözlere karşı da sunucunun "Allah razı olsun" demesi dikkat çekti.

GALİBA ÜLKENİN ŞARTLARINDAN HABERİ YOK

İnançer'in en çok dikkat çeken sözleri ise, "7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır" demesi oldu. Programı izleyenler "Hocanın galiba Türkiye şartlarından haberi yok... Otomobili olmayan ne yapacak? Benzin olmuş 5 TL" diyerek acı acı gülümsediler!