Savcılıktan 'Bayrakçı' Açıklaması


Savcılıktan 'Bayrakçı' Açıklaması

Savcılıktan 'Bayrakçı' Açıklamasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Taksim'deki olaylara ilişkin tutuklanan Ali Sarıçiçek'in bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerde iddiaedildiği gibi "bayrak satmaktan" değil, "görevi yaptırmamak için direnme" ve "toplantıve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet" suçlarından tutuklandığını belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında, "Taksim'de bayrak satarken gözaltına alınan Ali Sarıçiçek, isyana teşvikten tutuklandı. 20 yıl hapisle yargılanacak" şeklinde haberlerin yayınlanması üzerine, kamuoyunun doğru ve sağlıklı bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu bildirildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"6 Temmuz 2013'te meydana gelen olaylarda gözaltına alınan 59 kişi, 8 Temmuz 2013 tarihinde adliyeye sevk olmuş, ifade alma işlemlerinden sonra 51 kişi, delil durum gözetilerek serbest bırakılmıştır. Ali Sarıçiçek isimli şüphelinin de aralarında bulunduğu 8 kişi, dosyadaki mevcut delil durumu gözetilerek, 'görevi yaptırmamak için direnme' ve 'kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız olarak katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama' suçlarını işledikleri iddiasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk olmuşlardır.

İstanbul 31. Sulh Ceza Mahkemesi'nde sorgulaması yapılan 8 şahıs, iddia olunan suçlar yönünden tutuklanmışlardır. Sevk maddesinde yer alan TCK 265/1 maddesinin (Görevi yaptırmamak için direnme) ceza müeyyidesi 6 aydan 3 yıla kadar, 2911 Sayılı Kanunun 32/1 maddesinin (Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız olarak katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama) suçunun cezai müeyyidesi de 6 aydan 3 yıla kadardır."

Söz konusu yayınların kamuoyunu yanıltacak ve adil yargılamayı etkileyebilecek nitelikte, gerçeklere uymayan haberler olduğu aktarılan açıklamada, tutuklamalara ilişkin itirazların reddedildiği, yeni tahliye taleplerinin de İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde incelemeye alındığı bilgisi verildi.

Abdullah Gül'den Darbe Sonrası İlk Temas

Abdullah Gül'den Darbe Sonrası İlk Temas
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mısır'da Muhammed Mursi'nin yönetimden uzaklaştırılmasının ardından geçici Cumhurbaşkanlığı'na getirilen Adli Mansurdan "Mısır'a yaraşır çözüm" istedi.
 Gül, kendisine elçisini gönderen Mansur’a, Mursi’nin rencide edilmeden hemen serbest bırakılıp, acilen demokratik çözümle sivil iktidara dönülmesi mesajını iletti.

Hürriyet'in haberine göre, Gül, Mısır’ın yeni Ankara Büyükelçisi Salah Eldin’i geçtiğimiz haftasonu İstanbul’da Kabul etti. Büyükelçinin “özel görüşme talebi” nedeniyle basına duyurulmayan bu kabulde, Eldin, Mansur’un, iki ülkenin güçlü, stratejik ve tarihi ilişkilerin devam etmesine ilişkin mesajını iletti. Mansur, ülkesinde sivil yönetime geçişe ilişkin yol haritasını da Eldin aracılığıyla Gül’e aktardı. Eldin’in Gül’e aktardığı yol haritası şöyle:

8 AYDA SİVİL HAYAT
“15 gün içinde anayasadaki anlaşmazlık konularını belirleyip yeni anayasa metnini oluşturacak 50 kişilik bir heyet oluşturulacak. Bu heyete bağımsız yargı organlarının yanı sıra barolar, üniversiteler, sendikalar ve STK’lardan da aday gösterilebilecek. Bu heyetin 1 ay içinde hazırlayacağı metin yine 1 ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulacak. Referandumun ardından 3 ay içinde de önce bağımsız seçim komisyonu oluşturulup seçimlere gidilecek. Bu seçimlerden 1 ay sonra da Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Yeni Cumhurbaşkanı ve hükümetin işbaşı yapacağı bütün bu süreçler de en geç Şubat 2014’e kadar, yani 8 ayda tamamlanacak.”

GÜL’DEN ÖNEMLİ MESAJ
Edinilen bilgiye göre Gül ise Eldin aracılığıyla Mansur’a şu mesajları iletti: “Mısır’ın tamamı bizim için çok önemlidir. Biz böyle bakarız. Seçimle gelmiş bir Cumhurbaşkanı ve seçilmiş yöneticilerin bu şekilde rencide edilmemesi, çözümün demokratik süreçler içinde uzlaşmayla sağlanması, demokrasiden uzak durulmaması, demokratik yollar dışında yollar aranmaması gerekirdi, ama oldu. Türkiye de zamanında bu süreçlerden geçti. Şimdi acilen demokratik çözümle sivil iktidara dönülmesi, herkesin hak ve menfaatlerinin korunduğu demokratik bir çözümün süratle gerçekleştirilmesi gerekir. Binlerce yıllık medeniyete sahip Mısır halkının bunu başaracak tecrübeye sahip olduğuna inanıyorum. Mısır’a yaraşır bir çözüm olmalı. Sayın Mursi ve seçilmiş idarecilerin de rencide edilmeden acil bir şekilde serbest bırakılmaları gerekir.”

Ali İsmail Korkmaz'ın Şüphelileri Serbest Kaldı

Ali İsmail Korkmaz'ın Şüphelileri Serbest Kaldı

Ali İsmail Korkmaz'ın Şüphelileri Serbest Kaldı
Eskişehir'de 2 Haziran'da Gezi Parkı eylemleri sonrasında henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce darbedilen ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden üniversiteöğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili adliyeye sevk edilen şüpheli S.K, serbest bırakıldı.
 Alınan bilgiye göre, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, olayın meydana geldiği bölgedeki iş yeri güvenlik kamerası görüntülerini inceleyerek, Korkmaz'ı darbettiği iddiasıyla S.K'yı gözaltına aldı.

Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol verilerek serbest bırakıldı.

Egemen Bağış'tan Veda Gibi Sözler

Egemen Bağış'tan Veda Gibi Sözler
AB Bakanı Egemen Bağış'ın her yıl verdiği iftar yemeğinde "Bu belki de benim AB Bakanı olarak sizinle son iftarımız" ifadesini kullandı.
 Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, verdiği iftar yemeğinde, "Belki bu benim Avrupa Birliği Bakanı olarak sizlerle birlikte son iftarım olabilir. Ama bundan sonraki her iftarda da ben arkadaşlarımla birlikte olmaya çalışacağım. Bu vesileyle herhangi birinin kalbini kırdıysam onlardan da bu vesileyle özür dilemek istiyorum" dedi.

Avrupa Birliği Bakanlığı, Meclis Dışişleri Komisyonu, AB Uyum Komisyonu, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçilerine, kamu kurum ve kuruluşları AB daimi temas noktalarına, medya kuruluşlarının Ankara temsilcilerine, diplomasi muhabirlerine, farklı inanç grubu temsilcilerine, Avrupa Birliği Bakanlığı, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans) ve Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) çalışanlarına iftaryemeği verdi. Ankara Cer Modern'in bahçesindeki yemekte iftar saatinde başlayan yağmur, davetlilerin masaları bırakarak müze binası içine kaçmalarına neden oldu. İftar bina içinde kurulan kokteyl düzeneğiyle devam etti.
Programda bir konuşma yapan Bakan Bağış, yağmurla birlikte muhabbetin de bereketlendiğinibelirterek, "Biz çorbayı dışarıda, yemekleri içeride yiyerek iftar yaptık ama bugün dünyadaRamazan'ın bereketini yaşayamayan Gazze'de, Arakan'da milyonlarca insan var. Onların halini düşündüğümüz zaman hem kendimizin haline şükrediyoruz hem de onlar için dua ediyoruz" dedi.

Bakan Bağış, Martin Luther King'in "Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk; kardeş olarak yaşamayı" sözlerine atıf yaparak, "İşteRamazan bize kardeş olarak yaşamayı hatırlatan çok önemli bir dönem. İşte Türkiye'nin Süryani cemaati lideri, işte farklı inanç gruplarının liderleri, farklı bakanlıkların çalışanların, farklı AB üyeülkelerinin temsilcileri kardeşçe bir Ramazan iftarında bir araya gelebildik. Çok şükür Türkiye bugün farklı bir noktada. Türkiye her geçen gün ilerleyen, güçlenen, demokrasisiyle, ekonomisiyle, sosyal politikalarıyla çok farklı bir noktada" ifadelerini kullandı.

Bakan Bağış, çalışma arkadaşlarına da teşekkür ederek, "Farklı noktaları hedefleyerek birlikte gerçekleştiriyoruz. Avrupa Birliği sürecinin kolay bir süreç olmadığını hepimiz biliyoruz" diye konuştu.

Gecenin ne kadar uzun olduğunu güneşe hasret olanların bildiğini kaydeden Bağış, "Ülkemizin kalkınması için, reformu için, zenginleşmesi için Avrupa Birliği sürecinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Gecenin en karanlık olduğu an, sabahın en yakın olduğu an diyerek hiçbir zaman kararlılığımızdan, azmimizden geri adım atmadan, doğru olanın ülkemizin yaşam standardını yükseltmek için atılması gereken reform adımlarını mutlaka atıyoruz. Bizi durdurmak isteyenler, engellemek isteyenler olabilir. Şunu da iyi biliyoruz. Yanlış hesap mutlaka ama mutlaka Bağdat'tan da döner, Brüksel'den de döner, Şam'dan da döner, Kahire'den de döner. Onun için kimse yanlış hesap yapmasın" şeklinde konuştu.

Siyasilerin belirli süreler için seçildiklerini aktaran Bağış, aynı görevlerde devam edip etmeyeceklerini bilmediklerini belirterek, "Belki bu benim Avrupa Birliği Bakanı olarak sizlerle birlikte son iftarım olabilir. Ama bundan sonraki her iftarda da ben arkadaşlarımla birlikte olmaya çalışacağım. Bu vesileyle herhangi birinin kalbini kırdıysam onlardan da bu vesileyle özür dilemek istiyorum. Böylesine nitelikli bir grupla çalışmış olmaktan ne kadar kendimi şanslı hissettiğimi, bu vesileyle özellikle vurgulamak isterim" dedi.

TÜRK FUTBOLUNDA DEPREM


UEFA takim kurulu fenerbahçe ve Beşiktaş hakkında kararını verdi.Karar Fenerbahçenin 2+1yıl cezasını 2yıla indirirken,Beşiktaşın ise 1yıl olan cezasını onadı.

ŞİMDİ CAS'A GİDİLECEK   
Tahkim Kurulu'nun kararlarını açıklamasından sonra şimdi gözler Fenerbahçe ve Beşiktaşkulüpleri çevrildi. İki kulübünde Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne(CAS) başvuracak.
FENERBAHÇE'DEN CAS AÇIKLAMASI

UEFA'nın Fenerbahçe kulübüne verdiği 2+1 yıl Avrupa kupalarına katılamama cezasını UEFA Tahkim Kurulu'nun "2 yıl men" olarak değiştirme kararı üzerine sarı lacivertli kulüp, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) başvurma kararı aldı. Fenerbahçe kulübünün internet sitesinden yapılan açıklama şu şekilde:

"UEFA Tahkim Kurulu, 10 Temmuz 2013 Çarşamba günü yapılan duruşmaya dair kararını bugün açıklamıştır. Açıklamada, kulübümüze 1 yılı ertelemeli 3 yıl (2+1) süreyle UEFA müsabakalarına katılamama yönündeki karar, "2 yıl men" olarak değiştirilmiş, CAS yolunun açık olduğu ifade edilmiştir. Kulübümüzün zaman kaybetmeksizin CAS'a başvuracağını kamuoyunun bilgisine sunarız."

"SUÇSUZLUĞUMUZA İNANIYORUZ"

UEFA Tahkim Kurulu hakkında Fenerbahçe Kulübü CEO'su Hakkı Hasan Yılmaz, “Biz suçsuzluğumuza inanıyoruz. Yargılamanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Cezayı kabul etmiyoruz" dedi.

BEŞİKTAŞ CAS YOLUNDA

Tahkim Kurulu'nun kararı sonrası Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Melih Sami Esen, CAS'a başvuracaklarını belirtirken şunları söyledi: "CAS'a kura çekiminden önce başvuru yapacağız. Bu karar cok ağır bir karardı. Beşiktaş'ın menfaatlerini elimizden geldiği ve gittiği yere kadar savunmaya devam edeceğiz. Alınan kararın hukuki bir dayanağı olabilir ama her hukuki karar 'adil'dir demek zor."

Para Kazanmanın Tüyoları Hadise'den

Para Kazanmanın Tüyoları Hadise'den

Para Kazanmanın Tüyoları Hadise'den
1 milyon 900 bin takipçisi olan Hande Yener’inTwitter’da reklam yapma ücreti 7 bin TL. 

42 milyon takipçisi olan Justin Bieber isereklam içerikli tweet başına 20 bin dolar alıyor.

Onu Bu Halde Görenler Şaştı Kaldı!

Onu Bu Halde Görenler Şaştı Kaldı!

Merve Boluğur’un hayranları tarafından açılan ve Twitter adresinde 'Ölümden korkmuyorum. Üç ay ömrüm dahi kalmış olsa...' tweetinden yola çıkan İnci Sözlük ekibi; Merve Boluğur’a ‘3 Aylık Ömrü Kaldı’ başlığı altında bir klip hazırlayıp hayranlarına bir şaka girişiminde bulundu.

Şakadan sonra Boluğur önceki gün arabasında Etiler trafiğinde objektiflere takıldı.

Elindeki telefonda mesaj yazarken, patlayan flaşları fark eden oyuncu, telefonu saklamak zorunda kaldı.Boluğur öğlen saatlerinde ise Bebek'te görüntülendi. Hızlı adımlarla Bebek sokaklarını arşınlayan Boluğur gazetecilerle adeta köşe kapmaca oynadı. 

Görüntü vermemek için yürüdüğü kaldırımdan karşı kaldırıma geçen Boluğur görüntülenmekten kurtulamadı.Gazetecilerin soru sormasına da fırsat vermeyen oyuncunun moralinin bozuk olduğu dikkat çekti.

Justin Bieber'ın Annesinden Şok İtiraf

Justin Bieber'ın Annesinden Şok İtirafJustin Bieber'ın Annesinden Şok İtiraf

Justin Bieber'ın annesi Pattie Mallette, 19 yaşındaki oğlunun tüm yaptıklarınıonaylamadığını itiraf etti.
 Çocuk yaşta başladığı kariyerinde şöhreti kısa sürede yakalayan Justin Bieber, sonzamanlarda aşırı davranışlarıyla neredeyse hergün basının gündeminde yer alıyor. 

Şarkıcı sosyal medya üzerinden paylaştığımüstehcen fotoğraflar, konserlerine geç çıkması ya da esrar kullanırkengörüntülenmesi gibi konularla sık sık gündemegeliyor.

Skandallarıyla gündemden düşmeyen ünlüşarkıcı Justin Bieber, yabancı magazin sitesi TMZ'nin ortaya çıkardığı videoyla herkesi şaşkına çevirmişti.

Bieber'in bu görüntüleri üzerine Bieber'ınannesi Pattie Mallette, "Onun üzerine fazlasıyla gidildiğini düşünüyorum ama oğlumunmükemmel olduğunu ve tüm kararları doğru alabileceğini düşünecek kadar saf da değilim" dedi.                 

video için buraya tıklaynız...
http://www.haber365.com/Video/Justin_Tuvalete_Yetisemeyince/

"BİEBER NERELERİ ONAYLAMADIĞIMI BİLİYOR"

Mallette, "Oğlum neleri tasvip etmediğimi biliyor. Ama onunla ne kadar gurur duyduğumu da çok iyi biliyor" şeklinde konuştu ve ekledi: "İnsanlar Justin'in her gün yaptığı harika şeylerden bahsetmiyor. Her akşam sahneye çıkmadan önce onu görmeye gelen hasta çocuklarla vakit geçiriyor. Çocuk hastanelerini ziyaret ediyor. Hayır kurumlarına bağışta bulunuyor"

Ethem Sarısülük İddianamesi Tamamlandı

Ethem Sarısülük İddianamesi Tamamlandı

Ankara'daki Gezi olayları sırasında Ethem Sarısülük'ün vurularak öldürülmesiyle ilgiliiddianame tamamlandı. Sanık polis memuru Ahmet Şahbaz hakkında 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Ethem Sarısülük İddianamesi TamamlandıAnkara’daki Gezi Parkı odaklı olaylarda hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün ölümüne ilişkin, polis memuru Ahmet Şahbaz hakkındaki iddianame tamamlandı.

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, Sarısülük'ü vurarak öldürdüğü iddia edilen çevik kuvvet polisi Ahmet Şahbaz'ın 2 yıla kadar hapsi istendi. 

Cumhuriyet Savcısı Veli Dalgalı tarafından hazırlanan iddianamede sanık polis, "Meşru müdafa sınırını aşarak adam öldürmek"le suçlandı.

Jandarma tarafından hazırlanan bilirkişi raporları, olay yeri görüntüleri ve otopsi raporu iddianamede, suçlamaya dayanak olarak gösterildi.

İdianamede ayrıca, Şahbaz’ın beylik silahından çıkan merminin, yaklaşık 5 metre mesafeden ateşlendiği ve sekmeden doğrudan Sarısülük'ün kafasına isabet ettiği tespitine yer verildi.

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 15 sayfalık iddianameyi incelemek için 15 gün süresi bulunuyor.

Artık Trafik Cezaları Taksitlendirilecek

Artık Trafik Cezaları Taksitlendirilecek

Meclis'te oylamaya sunulan ve kabul edilen ''Torba Kanun Teklifi'nden trafikcezalarınada yenilik geldi. TBMM Genel Kurul'unda oylamaya sunulan ve kabul edilenyeni yasaya göre trafik cezaları taksitlendirilecek.
Meclis'te oylamaya sunulan ve kabul edilen ''Torba Kanun Teklifi'nden trafik cezalarınada yenilik geldi.
Artık Trafik Cezaları Taksitlendirilecek
TBMM Genel Kurul'unda oylamaya sunulan ve kabul edilen yeni yasaya göre trafik cezaları taksitlendirilecek.

Torba teklifine eklenen maddeyle borç yapılandırmasına girebilecekken tebliğ veya kayıt gecikmesi nedeniyle yapılandırılmayan trafik cezaları taksitle ödenebilecek. 

Kanuna göre 31 Aralık 2010’dan önce verilen idari para cezaları, Ekim 2013'e kadar eğer başvuru yapılırsa Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu'yla değerlendirilecek.


                                                                                       http://dakikhabertv.blogspot.com

CHP: Palalı Saldırgan UYAP Arızası Sayesinde mi Fas'a Kaçtı?

CHP: Palalı Saldırgan UYAP Arızası Sayesinde mi Fas'a Kaçtı?

CHP: Palalı Saldırgan UYAP Arızası Sayesinde mi Fas'a Kaçtı?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, İstanbul'da elinde palayla vatandaşlaradehşet yaşatan Sabri Çelebi'nin, Ulusal Yargı Ağı Projesi'ndeki (UYAP) sistem arızası nedeniyle hakkındaki yakalama kararının anında sisteme girilememesi dolayısıyla yurt dışına kaçtığı iddialarına açıklık getirilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı'na başvurdu.
Oran, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’inyanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde, elinde palayla sokakta saldırdığı bir vatandaşı ve polisi yaralayan, palasıyla vurarak bir kadını tekmeleyen Sabri Çelebi’nin sulh ceza mahkemesince salıverilmesininhemen ardından Fas’a kaçabilmesine açıklık getirilmesini istedi.

Umut Oran önergesinde, “protesto eylemi yapan vatandaşlara pala ile saldıran Sabri Çelebi gözaltına alınıp kaçma şüphesi olmadığı için serbest bırakıldı. Savcılığın 9 Temmuz’da yaptığı itirazı İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi kabul ederek 11 Temmuz 2013 sabah saatlerinde yakalama kararı verdi. Ancak Sabri Çelebi’nin aynı gün 16,30’da Fas’a gittiği ortaya çıktı. UYAP’taki (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sorun nedeniyle yakalama kararının aynı gün saat 18.00 sıralarında sisteme girilebildiği belirtilmektedir” dedi.

UYAP’a yükleme niçin gecikti?

Adalet bakanı Ergin’e, Oran’ın yönelttiği sorular şöyle:

- Sabri Çelebi’nin yurt dışına kaçmasına yol açan arızanın sebebi nedir?

- Sabri Çelebi’nin yakalama kararının saatler boyunca UYAP’a yüklenememesinin gerekçesi nedir?

Gecikmeden sorumlu personel var mı?

- Sabri Çelebi’nin yurt dışına kaçmasına yol açan arıza nedeniyle hakkında inceleme, soruşturma açılan bakanlık personeliniz var mıdır, haklarında hangi işlemleri tesis ettiniz?”

                                                               


                                                                                     http://dakikhabertv.blogspot.com

Mısırlı Sinemacılardan Türk Dizilerine Boykot

Mısırlı Sinemacılardan Türk Dizilerine Boykot

Mısırlı Sinemacılardan Türk Dizilerine Boykot
Darbe yanlısı tavır alan Mısırlı sinemacılar Türk meslektaşlarını aratmadı. Mısır SinemaCemiyeti öyle bir açıklama yaptı ki, evlere şenlik.
Mısırlı sinemacıların, Türkiye'nin Mısır'daki songelişmelere yönelik tavrına 'protesto' olarak Türk TV dizilerinin boykot edilmesini istedikleri bildiriliyor.

DARBEYE "İNKILAP" DEDİLER

“El Yevm El Sabi” sitesine göre, Mısır Sineması Cemiyeti, bir bildiri yayınlayarak Mısır halkını Türkiye yapımı televizyon dizilerini boykot etmeye çağırırken “Türk yetkililer Mısır’ın 30 Haziran inkılabına karşı düşmanca bir tavır sergilediler” dedi.

CUNTA MISIR HALKININ İRADESİYMİŞ 

Fars Haber Ajansı tarafından yansıtılan bildirisinde “Biz Mısır halkından, uydu aracılığıyla yayınlanan Türkiye yapımı televizyon dizisi ve filmleri boykot etmeye, seyretmekten kaçınmaya davet ediyoruz. Çünkü Türkiye yetkilileri Mısır halkının iradesini inkar edip diktatörce bir düzenin yanında yer aldılar” iddiasına yer veriliyor.


            http://dakikhabertv.blogspot.com

Taraftar Beddua Edince...


Taraftar Beddua Edince...


Taraftar Beddua Edince...
Fenerbahçe'nin hazırlıkları Topuk Yaylası'nda devam ederken başkan Aziz Yıldırım'ın bir taraftar ile sohbeti dikkat çekti.
Yeni sezon hazırlıklarını Düzce TopukYaylası'nda sürdüren Fenerbahçe'de FutbolAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Yıldırım, sabah yapılan çalışmada antrenmanı izlemeyegelen taraftarların yanına gitti. Aziz Yıldırım,taraftarlardan bir takım isteklerde bulundu.

Taraftarlar, Aziz Yıldırım'a yoğun sevgigösterilerinde bulunurken, 'Büyük başkan' şeklinde tezahüratlarda bulundu. Başkan Yıldırım, taraftarlara, "Perşembe günü de gelin, hepinize açık olacak antrenman." dedi.

Yıldırım, taraftarlardan futbolculara aleyhte tezahüratta bulunmamalarını isterken, 3 Temmuz 2011'de başlayan şike süreci, yaklaşık bir yıl hapis yatması, alınan hapis cezası ve yaşananları kastederek, 'Başkan sana bunu yapanlar Allah'ından bulsun' şeklinde tepki gösteren taraftarlara ise Başkan Aziz Yıldırım, 'öyle demeyin' ifadesini kullandı.

ANTRENMANDAN NOTLAR
6 gündür Düzce'de çalışmalarını sürdüren sarı - lacivertliler, sabah antrenmanına denge ve koordinasyonla başladı. Ardından sahaya gelen futbolcular 45 dakika süren tempolu koşular yaptı. Antrenman sonunda futbolcular, kendilerini izlemeye gelen taraftarların yanına giderek forma imzaladı.

Antrenmana izinli olan Moussa Sow ve tedavisi süren Gökhan Gönül katılmadı.

Bu arada antrenman sırasında yapımcı Acun Ilıcalı da helikopteriyle tesislere geldi. Antrenmanın ardından Ilıcalı, yanında Emre, Mehmet Topal ve Caner'le yine helikopteriyle tesislerden ayrıldı.

Bir Bu Eksikti, İranlı İmam: Su İçmek Orucu Bozmaz

Bir Bu Eksikti, İranlı İmam: Su İçmek Orucu Bozmaz

Bir Bu Eksikti, İranlı İmam: Su İçmek Orucu BozmazSakızdı, denizdi derken işin suyunu çıkartan açıklama İran'dan geldi.
İran'ın üst düzey din alimlerinden Ayetullah Esedullah Beyat Zencani, susuzluğu giderecek kadar su içmenin orucu bozmayacağını ifade etti.

İranlı imam, internet sitesinde dini kaynaklaradayandırarak yer verdiği açıklamasında oruç tutmakla ilgili önemli ve bir o kadar ilginç bir fetva yayınladı.

Ayetullah Beyat Zencani, "Oruç tutup fakatsusuzluğa dayanamayanlar, susuzluklarını giderecek kadar su içebilirler. Böyle bir durumda oruç bozulmaz ve kaza yapmaya da gerek yoktur" açıklamasında bulundu.

Söz konusu din adamı Şiilikte en yüksek dini rütbe sayılan 'Taklit Mercisi' konumunda bulunuyor.

Murat Karayılan KCK Silahlı Güçlerinin Başına Getirildi

Murat Karayılan KCK Silahlı Güçlerinin Başına Getirildi

PKK'yı da içinde barındıran KCK yapılanmasındaki değişiklikler örgütün Suriye kanadını sarstı. Bugüne değin özellikle silahlı güçlerin başında olan ve bir çok eylemin talimatını veren iki isim Fehman Hüseyin (Bahoz) ve Nurettin Sofi pasif göreve çekildi, üstlerine daha ılımlı yapısıyla bilinen Murat Karayılan getirildi.
Murat Karayılan KCK Silahlı Güçlerinin Başına Getirildi  Çözüm sürecinin en önemli aşamalarından biri KCK içindeki yapılanma oldu. Abdullah Öcalan'ın bizzat İmralı'dan gönderdiği mektuplarla şekillendirdiği yeni yapılanmada görünen en önemli değişiklik Murat Karayılan'la Cemil Bayık'ın yer değiştirmesi oldu.

PKK'yı da içinde barındıran KCK'nın bir numaralı yöneticisi olan ve Öcalan'ın yakalanmasının ardından bu görevi yürüten Karayılan silahlı güçlerin başına geçti. Örgütün yaşayan beş kurucusundan biri olan Cemil Bayık ise Karayılan'ın koltuğuna getirildi. 

Bu Öcalan'ın sürecin sorunsuz yürümesi, başka bir deyişle yol kazası yaşanmaması için yaptığı bir önlem olarak görüldü. Gözden kaçan bir detay ise özellikle örgüt içi dengeleri sarstı.

BAHOZ VE SOFİ

Karayılan'ın başına getirildiği HPG olarak tanımlanan güçlerin bugüne değin en önemli iki yöneticisi Suriyeli isimlerdi. Türk kamuoyunun da yakından tanıdığı Dr.Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin yıllarca bu gücün tek sorumlusu oldu.

Hüseyin'in bir süre önce bu görevini devrettiği isimde yine bir Suriyeli olan Sofi Nurettin' kod adlı Nurettin Halef Al Muhammed oldu. Silahlı militanların çok uzun yıllardır denetim ve yönetiminin bu iki Suriye'li PKK'lıya verilmesinin temel nedenlerinden biri hiç kuşkusuz örgütteki Suriye'li militan sayısının önemli ölçüde artmasıydı. 

İkinci neden ise özellikle Bahoz Erdal'ın Suriye'deki Esad yönetimiyle yakın ilişkileri hatta Beşar Esad'ın okul arkadaşı olması.

KİMDİR BU İSİMLER

Son değişiklikle biraz daha perde gerisine çekilen, kimi çevrelere göre pasifize edilen bu iki Suriye'liden Fehman Hüseyin örgüt içinde Dr.Bahoz Erdal kod adıyla tanınıyor.1969 yılında Suriye'de doğdu. 

Suriye'de tıp eğitimi aldığı sırada PKK'ya katıldı. Yaklaşık 23 yıldır örgüt içinde. Beşar Esed ile sınıf arkadaşı olduğu belirtilen Hüseyin örgüt içinde özellikle savaşçı tavrıyla hızla yükseldi. 1992'de Şırnak kırsalında Cudi bölge sorumluluğu yaptı. 2004 yılında ise HPG ana karargah komutanlığına getirildi. 

2009'a kadar örgütün bütün askerî faaliyetlerinin en üst düzeyde sorumluluğunu yaptı. Bu süre içinde çok sayıda askerin şehit düştüğü Dağlıca ve Aktütün Jandarma Karakolu baskınlarının yanısıra bir çok kanlı eylemin planlamasını yapıp talimatını veren isim olarak öne çıktı. 

2009 yılında görevini bir başka Suriyeli Nurettin Sofi'ye devretti.Emniyet kaynaklarına göre Bahoz Erdal da örgütün özel ordusu olarak nitelenen, intihar eylemleri ve suikastleri gerçekleştirmek üzere eğitilen Kürdistan Özgürlük Şahinleri isimli birimin sorumluluğuna getirildi.

DİYARBAKIR SORUMLUSUYDU


PKK'nın yönetim kadrosundaki diğer önemli Suriyeli isim ise 'Sofi Nurettin' kod adlı Nurettin Halef Al Muhammed. 1990 yılında örgüte katıldı. Hakkari-Yüksekova-Şemdinli kırsalında bölge sorumluluğu yaptı. 

Sofi, bölgede birçok silahlı eyleme katıldı. 2003-2007 yılları arasında Diyarbakır kırsalında eyalet koordinatörlüğü yaptı. 2009 yılında örgütün silahlı kanadı olan HPG ana karargah komutanlığını Bahoz Erdal'dan devraldı.