Müslüm Baba'dan Kötü Haber

4 aydır yoğun bakımda tutulan Müslüm Gürses'den kötü haber geldi. Gürses'in tedavigördüğü hastane sanatçının öldüğü haberini doğrulamasa da 'kaybedebiliriz' dedi, menajeri Nevzat Takmaz ise ''Artık bitti her şey'' ifadelerini kullandı.
Geçirdiği by-pass ameliyatının ardından 4 aydır yoğun bakımda tutulan sanatçı Müslüm Gürses'den acı haber geldi.Ünlü sanatçının menajeri Nevzat Takmaz, ''Doktoru artık yapacak bir şey kalmadığını söylüyordu. Bir iki gün ancak yaşayacağını söylüyordu. Beyin fonksiyonlarının tamamen bittiği söylenmişti. Suni akciğere bağlı olarak yaşıyor. Müslüm Gürses'in bağlı olduğu suni solunum cihazının fişi çekilince her şey bitti demek olacak.'' dedi.''O halde artık size başınız sağolsun diyebilir miyiz?'' sorusuna Nevzat Takmaz, ''Evet artık diyebilirsiniz. Bitti her şey'' yanıtını verdi.DOKTORU: "KAYBEDEBİLİRİZ"Gürses’in doktorlarından Deniz Şener ünlü şarkıcının sağlık durumuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:Müslüm Beyle ilgili olarak durumunda farklı bir durum yok. Genel durumu iyi değil, iyiye gitmiyor. Uzun süren yoğun bakım sürecini yaşadık, yaşıyoruz. Yoğun bakımda makine desteği ile yaşamını sürdürüyor. Kaybedebiliriz.Ancak beyin ölümü gerçekleşmiş değil. Durumunun son haftalarda iyiye gitmediğini görüyoruz. Kaybedebiliriz, bu bir risk. Akciğer sorunumuz çözülemedi. Akciğer makinesi ile solunum desteği yapıyoruz, özel bir makine bu. Kolunu bacağını oynatıyor.Bilinci yerinde değil. Solunum desteğini sürdürüyoruz. Beyin ölümü için kriterler vardır. Bu kriterler içinde beyin ölümü gerçekleşmiş değil. Bulgular nedeniyle böyle bir algılanma yapılmış olabilir. Genel durumu kötü çünkü. Böbrek, karaciğer, yetersizliği, enfeksiyonlar yaşadık. Vücut direnci nedeniyle bir problemi çözdük, başka sorun çıktı.Tıbbi olarak yapılması gereken her şey sonuna kadar yapıldı. Maalesef arzu ettiğimiz iyileşmeyi sağlayamadık.HASTANE: MAKİNEYE BAĞLI YAŞIYORMemorial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Deniz Şener, sanatçı Müslüm Gürses'in durumunun iyi olmadığını belirterek “kaybedebiliriz, ancak şu anda makineye bağlı olarak hayatı devam ediyor” dedi.SAĞLIK BAKANI ÖNCE 'ÖLDÜ' DEDİ, SONRA O TWEETİ SİLDİSağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabında önce Gürses'i kaybettiğimizi yazdı, sonra o tweeti sildi.Mehmet Müezzinoğlu Müslüm Gürses'i kaybettik. Çok üzgünüm, başımız sağolsun. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Bakan Müezzinoğlu, daha sonra Twitter hesabından Müslüm Gürses ile ilgili yaptığı açıklamayı sildi. Kırklareli'nde bulunan Bakan Müezzinoğlu, durumu soran gazetecilere "Müslüm Gürses'in dün gece durumu kötüydü" dedi.BAKAN ŞİMŞEK: SENİ UNUTMAYACAĞIZMaliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter'daki hesabında Müslüm Gürses'in ardından şunları yazdı:Mehmet Şimsek"İlkokulu bitirdim. Gerisi yok.." Bunu diyen Müslüm Gürses milyonların kalbine taht kurdu. Mütevazı, derinlik sahibi, mahcup ve sakindi.Yine milyonların kalbinden uğurlanacak, elbette unutulmayacak, hayırlı yad edilecek. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet etsin..Müslüm Baba!.. Mekanın cennet olsun Nur içinde yat Seni unutmayacağız..'GÖRDÜM YAŞIYOR'Bu arada, Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur ile bazı sanatçı dostları da hastaneye geldi. Nur, hastaneye girerken gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.Yakınlarına 'öldü de bana söylemiyor musunuz' diyerek ağladı. Hemen Müslüm Baba'nın tutulduğu yoğun bakım odasına giren Muhterem Nur çıkışta 'Vatan' muhabirlerine 'Müslüm'ü gördüm yaşıyor' dedi. Hayranlarından dualarını eksik etmemelerini istedi.
ABD Dışişleri Bakanı Türkiye'ye Geldi
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, bakan olmasının ardından çıktığı tur kapsamında ilk kez Türkiye'ye geldi.
Kerry'yi taşıyan uçak, saat 12.45 sıralarında Ankara Esenboğa Havalimanı'na indi. Kerry ve beraberindekileri Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone ve öteki ilgililer karşıladı.DAVUTOĞLU İLE GÖRÜŞECEKJohn Kerry, bugün Ankara'da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilecek ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşecek.ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin görüşmelerinde Suriye ve Ortadoğu'daki sıcak gelişmeler başta olmak üzere pek çok konu ele alınacak. Türk tarafı, Amerikalı muhatabına Suriye konusunda mevcut durum, Türkiye'nin bakışı ve neler yapılması gerektiğine dair görüşlerini aktaracak ve bu konularda ABD yönetiminin neler düşündüğünü dinleyecek.John Kerry ve ABD heyetiyle yapılacak görüşmelerde Suriye dışında da çok geniş bir gündem olacağı belirtiliyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin çok geniş kapsamlı olması nedeniyle ikili ticari, ekonomik ve siyasi işbirliği konularının, bölgedeki ve uluslararası alandaki diğer gelişmelerin, Afganistan, Balkanlar ve Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki son seçim kapsamında Kıbrıs sürecinin görüşmelerde geniş yer kaplaması bekleniyor.Kerry'nin Avrupa ve Ortadoğu turunda Ankara'dan önceki durakları İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya oldu. Kerry'nin Türkiye ziyaretinin ardından Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a da gitmesi bekleniyor.
Kılıçdaroğlu: Bilmeye Hakkımız Var
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, basına sızan İmralı tutanakları ile ilgili konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, 'İmralı tutanakları' ile ilgili soruya, "Türkiye Cumhuriyeti devletini terör örgütü lideriyle muhatap kıldınız. Bu çok ağır bir olay. Bizim bunu bilme hakkımız var, Başbakanın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyor.Masanın bir ucunda Öcalan, diğer ucunda Tayyip Erdoğan var. Ortaklardan birinin görüşleri medyaya yansıdı. Diğer tarafından da açıklama yapması lazım. Yani sayın Erdoğan'ın da açıklama yapması lazım" yanıtı verdi.
Laz Ziya En Son İskenderun'daydı
Cankurtaran'daki tarihi surlarda öldürülen ABD'li amatör fotoğrafçı Sarai Sierra'yı öldürdüğü şüphesiyle aranan 'Laz Ziya' lakaplı Ziya T.nin, Hatay merkezden İskenderun'a gittiği belirlendi
.İskenderun Otogarı’ndaki güvenlik kameralarının kayıtları incelenirken, Ziya T.’nin görüntüsüne ulaşıldı. İlçeye otogardan geldiği belirlenen Ziya T.’nin bulunması için kurulan özel ekip, çalışmalarını bu bölgede yoğunlaştırdı.
Arama çalışmalarına İskenderun polisi de destek verdi, kırsal alanlarda gizlenme ihtimaline karşı jandarma da uyarıldı. Ziya T.’nin buradan başka bir yere geçmiş olması ihtimaline karşı da, yine kamera görüntüleri tek tek inceleniyor.
Oslo'dan Beter Bir Skandal
Basına yansıyan İmralı tutanakları, Ankara'da deprem etkisi yarattı.
AK Partili Mehmet Metiner, “Oslo’daki gibi süreci sabote etmeye yönelik bir sızdırma. Eğer zabıtlardaki Öcalan’a ait ifadeler doğru ise Oslo’dan daha beter bir skandalla karşı karşıya kalacağımız kanaatindeyim” tepkisini gösterdi. BDP’den “Biz sızdırmadık, hükümet sorumluları açığa çıkarmalı” açıklaması gelirken muhalefet ise Ak Parti’yi PKK’nın önünde diz çökmekle suçladı. Siyasilerin tepkileri şöyle:SPEKÜLASYONLA GERİ ADIM ATMAYIZ Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik: “Bu ifadelerin çoğu aktaranların spekülasyonudur ama şunun da bilinmesi gerekir, devletin niteliği, milletin vasfı üzerine pazarlık yürütülüyor değildir. Muhalefet partilerinin de bu süreçte sorumluluğu büyüktür. Haberlerde verilen ‘tutanaklardaki’ bazı ifadeler doğru olsa bile devlet tarafından geçerli olduğu söylenemez. Bir muhalefet partisi liderinin bu sanki resmi belgeymiş gibi açıklama yapması da spekülasyona spekülasyonla karşılık vermekten başka anlam ifade etmez. Türkiye’deki silahlı unsurların yurt dışına çıkarılması için yürütülen süreç, hassasiyetle yürütülmektedir. Herkes şunu bilsin bu tip spekülasyonlarla hükümetimiz herhangi bir geri adım atmaz. Bugün de görüldüğü gibi bu kararlılığa karşı halkın büyük bir desteği var.”TEHDİT VE ŞANTAJ İFADELERİ VARAK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner: İkinci bir Oslo skandalıdır bu. Oslo’daki gibi süreci sabote etmeye yönelik sızdırma sözkonusu. Eğer zabıtlardaki Öcalan’a ait ifadeler doğru ise Oslo’dan daha beter bir skandalla karşı karşıya kalacağımız kanaatindeyim. Çünkü Öcalan’ın söyledikleri yenilir yutulur şeyler değil. Narsist bir kişilik. Yol haritasına uygun hareket edilmezse yeni bir halk savaşının başlayacağını söylüyor, bir tür tehdit ve şantaj ifadeleri var. Çözüm sürecini ihanet olarak değerlendiren, CHP ve MHP bilumum Ergenekoncu çevrelerin değirmenine su taşımaktan farksız bir şey bu. ÖCALAN DIŞARIDAKİLERDEN MAKULAK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu: Öcalan çok sorumlu davranıyor. İleri boyutta makul şeyleri söylemeye ne BDP ne PKK yetkili değil. Ancak Öcalan örgüt ya da o kitle adına o ileri şeyleri söyleyebilir. Makul çözümleri kabul edebilir. Özerklikten vazgeçme, üniter yapı içinde çözüm, yeni anayasa içinde bir uzlaşma, bunları ancak Öcalan yapabilir. O kadar ileri şeyler söylüyor ki, bunun ötesi örgüt üzerindeki inisiyatifini kaybettirir. İşbirlikçilikle, hainlikle suçlanabilir, ötesi budur. PKK savaşma, BDP muhalefetle yetkilendirilmiştir, çözüm, makul öneriler için yetkilendirilmemişlerdir. Bunu ancak Öcalan söyler ve söylüyor, onun için dışarıdakilerden daha makul. Ne devletin ne PKK’nın çözümden başka şansı var. Alternatif ne, bölünme mi, iç savaş mı?BU İTTİFAKA GEÇİT VERMEYECEĞİZCHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce: AKP- PKK, Tayyip Öcalan, Abdullah Erdoğan anayasası yapmak istiyorlar. Türk vatandaşlığı ve Türk milleti kavramını anayasadan çıkarmak istiyorlar. Demokratikleşme olarak görüyorsanız, onların talepleri de bunlar. İkincisi, eğitim dilinin değiştirilmesini istiyorlar, bunda anlaşmışlar. Üç, yerelleşiyoruz, yerel yönetimlere yetki veriyoruz diye federasyona olanak tanımak istiyorlar. Dördüncü talepleri başkanlık sistemi altında bir diktatörlük kurmak istiyorlar. Taleplerimizi reddettiler ama AKP, PKK talepleri bu 4 maddeden oluşuyor. CHP olarak AKP-PKK anayasasını yaptırmayacağız. Tayyip Öcalan, Abdullah Erdoğan ittifakına geçit vermeyeceğiz.BAŞBAKAN GELECEĞİ PKK’YA BAĞLAMIŞMHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan: İktidar, İmralı canisi ile ülke geleceğini yönlendirme amacıyla çözüm süreci adı altında ortak proje başlattı. AKP, PKK’nın önünde diz çökmüş vaziyettedir. AKP, Türk milletini yok farz etme telaşına düşmüştür. TSK, PKK’nın muadili gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. AKP, PKK ve Öcalan’a ne söz vermiştir? Gönderdiği devlet memurlarıyla ne konuşuluyor? Başbakan geleceğini PKK’ya bağlamış durumda. ÖCALAN, AKP’NİN EŞBAŞKANI OLMUŞMHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: İmralı anayasa yapma irademizi kendinde bulma cüretini göstermiştir, mimarı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Daha ne tutanaklar, ıslak imzalılar var Barzani ve KCK’nın kuruluşu ile ilgili. Atatürk’ün kurduğu devlet, Öcalan’la yeni bir cumhuriyet kurma iddiasına kadar gitmiştir. Bu açıklamaları doğrudan Başbakan verdirmiştir. AKP’nin Öcalan ile rejim değişikliği müzakereleri yaptığını görüyoruz. ‘AKP’yi çıkaran güç biziz’ diyor. Kim kimle iş tutuyor? Demek ki paslaşıyorlar. Erdoğan Başkanlık müzakerelerini de Öcalan’la yapıyor. İmralı, AKP’nin eşbaşkanı sıfatına kadar yükselmiştir. TUTANAĞI BİZ SIZDIRMADIKBDP Grup Başkanvekili İdris Baluken: Bu tutanaklar bizim tarafımızdan verilmiş değil. Zaten hükümet tarafından sürekli kendine yakın medyaya sızdırılan bilgilerle bu iş götürülüyor. Tutanaklar hükümet tarafından mı verildi, başka bir yerden mi sızdırıldı, bunu açığa çıkarmak da hükümetin görevi. Süreç akamete uğramamalı. Biz son derece hassas bir süreç yürütüyoruz. Bu kadar hassas davranan bir partinin tutanakları basına vermesi söz konusu olamaz. Hükümet sorumluları açığa çıkarmalı.BEDELİ AK PARTİ ÖDERBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, çözüm sürecine ilişkin, “Netice alınmadığında arzu edilmedik sonuçlar çıktığında bedeli ödeyecek kim? Bahçeli değil. Bedeli ödeyecek kim? Kılıçdaroğlu değil. Bedeli ödeyecek AK Parti. Biz bu kadar açık söylüyoruz” dedi. CNN Türk televizyonunda yayınlanan “Ankara Günlüğü” programına katılan Bozdağ şunları söyledi: “Terör bitsin demek, kan dursun demek, analar ağlamasın demek, gözyaşı dinsin demek ne zamandan beri ihanet oluyor. Bugün terör meselesini bitirme noktasında hükümet bir adım atmak istiyor, birtakım çalışmalar yapılıyor. Bu iş biterse herkes kazanır.”
Hava Operasyonları Kandil'i Kızdırdı
PKK'nın yazılı açıklamasında 'Operasyonlar ile yoğun hava saldırılarının yapıldığı koşullarda, kendimizi savunma ve misillenme hakkımız yok mudur?' denildi.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, yaptıkları yazılı bir açıklamada, “Saldırılar oldukça biz de hareket ve halk olarak kendimizi elbette savunacağız. Aksi takdirde çözüm adına hiçbir gelişmenin olmayacağı açıktır” ifadesini kullandı.KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, "Abdullah Öcalan’la görüşmelerin yapıldığı dönemde sürekli operasyonların yapıldığını, Medya Savunma Alanları’nın da aralıksız bombalandığını" söyledi.Fırat Haber Ajansı'nda Behdinan imzasıyla yayımlanan haberde, “AKP tehlikeli bir oyun içerisindedir” diyen KCK, “Yaygın operasyonlar ile yoğun hava saldırılarının yapıldığı koşullarda, hareket ve halk olarak kendimizi savunma ve misillenme hakkımız yok mudur” dedi. Saldırılar olduğu müddetçe Hareket olarak kendilerini savunacaklarını belirtti.KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’nın açıklaması şöyle:“Devletin Önderliğimizle görüşmeler yaptığı bilinmektedir. Yapılan görüşmeler sonucunda Önderliğimizin hareketimizin yönetimine ulaştırmak üzere mektup yazdığı kamuoyu tarafından bilinen bir durumudur. Fakat dikkat çeken husus şudur ki, özellikle BDP’li vekillerin Önderliğimizle görüşmeyi gerçekleştirdiği ve Önderliğimizin de hareketimizin yönetimine mektup yazdığı bir dönemde, AKP’nin geliştirdiği askeri saldırılar oldukça yoğunlaşmıştır. Bir taraftan Kuzey’de sürekli operasyonlar yapılırken diğer yandan Özgür Medya Alanları, Güney Kürdistan, Türk savaş uçakları tarafından neredeyse her gün aralıksız bombalanmaktadır." "Biz burada AKP hükümetine, halkımıza ve çözümden yana olan herkese tüm duyarlı kesimlere şunu açıkça belirtiyoruz ki, AKP tehlikeli bir oyunun içerisindedir. Erdoğan ‘çözüm için gerekirse baldıran zehrini içerim’ demektedir. Bunun samimiyetle, çözüm iradesiyle ve tutarlılıkla hiçbir alakasının olmadığı aralıksız devam eden hava saldırılarıyla da açıkça görülmektedir. Halkımızın ve duyarlı tüm kesimlerin AKP’nin bu kaç yüzlü gerçekliğini mutlaka görmesi gerekmektedir." 'KENDİMİZİ SAVUNACAĞIZ'"AKP’nin hesabı bizi bombardıman altında tutarak sözüm ona adım attırmak ise, hemen belirtelim ki bu asla mümkün olmayacaktır. PKK’nin öyle saldırılara boyun eğerek adım atmayacağı kırk yıllık amansız direniş tarihinde, mücadelenin tüm sahalarında, her alanda ve her düzeyde açıkça görülmüştür. Savaşın da bir ahlakı, yani savaş ahlakı denilen bir şey vardır. Bu nasıl baldıran zehrini içmektir ki, son yılların en ağır operasyon ve hava saldırıları yapılmaktadır. Basında ve televizyonlardan her gün ‘güçlerini çeksinler, şuraya- buraya gitsinler’ gibi bir üslup hangi çözüm zihniyetinin üslubu olabilir. Kamuoyuna PKK sanki boynu eğik, teslimiyet koşullarında hareket edecekmiş gibi mesajların verilmesi, çözüme değil ancak sorunun daha da ağırlaşması ve savaşın daha da derinleşmesine hizmet edecektir." "Çözüm isteyen ve barış sever herkese soruyoruz; yaygın operasyonlar ile yoğun hava saldırılarının yapıldığı koşullarda, hareket ve halk olarak kendimizi savunma ve misillenme hakkımız yok mudur! Dolayısıyla şunu belirtiyoruz: AKP her şeyden önce halka ve kamuoyuna karşı samimi ve tutarlı olmadır. Ve bilmelidir ki, saldırılar oldukça biz de hareket ve halk olarak kendimizi elbette savunacağız. Aksi takdirde çözüm adına hiçbir gelişmenin olmayacağı açıktır."
Memurları Sevindirecek Gelişme
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, memurların fazla mesai ücretleriyle ilgili ortak bir çalışma yapılması talimatı verdi.
Memur-Sen, Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanı Faruk Çelik'in, kamu çalışanlarının fazla mesai ücretleriyle ilgili ortak bir çalışmayapılması talimatı verdiğini bildirdi.Memur-Sen'den yapılan yazılı açıklamada, Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yazgan'ın, kamu çalışanlarının mali haklarını düzenleyen 666 Sayılı KHK ile fazla mesai ücretleri, ek ödemeler ve ikramiyelerin kamu çalışanlarınınellerinden alındığı gerekçesiyle İstanbul'danAnkara'ya yürüyüş eylemi yaptığı hatırlatıldı.Yürüyüşün ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul'un konuyu görüşmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'le bir araya geldiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:"Toplantıda, Yazgan'ın İstanbul'dan Ankara'ya yürüyüş eylemi başlatmasının gerekçelerini tek tek anlatan Memur-Sen Genel Başkanı Gündoğdu, kararnamenin ardından kamu çalışanlarının mağdur olduğunu, ellerinden alınan hakların geri verilmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Bakan Faruk Çelik, başta Adalet Bakanlığı, SGK, İŞKUR, Maliye Bakanlığı gibi kurumlarda ve KİT'lerde fazla mesai ücretinin ödenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu'nca belirlenen 6 aylık süre sınırlamasının kaldırılmasıyla ilgili Maliye Bakanlığı bürokratlarıyla Devlet Personel Başkanlığı'nın ortak bir çalışma yapması talimatını verdi."İstanbul'dan Ankara'ya yürüyen Yazgan'ın Bolu'ya yaklaştığını bildirilen açıklamada, Yazgan'ın kamu çalışanlarının fazla mesai ücretleri, ek ödemeleri ve ikramiyeleri geri verilene kadar ve 4/C'liler ile sözleşmeliler kadroya alınana kadar mücadelesine devam edeceği kaydedildi.
Nusaybin'de Hakime Patlayıcı Tuzağı!
Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde gittiği keşiften dönen Hakim Edil Aktaş'ın da içinde bulunduğu zırhlı askeri araca bombalı tuzak kuruldu.
Köy yoluna tuzaklanmış patlayıcı, aracın geçişinden hemen sonra infilak ettirildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, patlamanın ardından açılan taciz eteşi sonucu, araca birkaç kurşun isabet etti.YARALANAN OLMADINusaybin'de görevli hakim Adil Aktaş, bugün askeri zırhlı araçla Üçköy'e keşif çalışmasına gitti. Keşfi tamamlayan Aktaş'ın içinde bulunduğu zırhlı askeri araç ilçeye dönerken, köy yoluna tuzaklanmış patlayıcı saat 15.00 sıralarında aracın geçişinden saniyeler sonra infilak ettirildi. Patlamada ölen ve yaralanan olmadı.Saldırganlar daha sonra araca uzun namlulu silahlarla taciz ateşi açtı. Açılan ateşte birkaç merminin araca isabet ettiği kaydedildi. Olayın ardından bölgeye askerler sevk edilerek geniş çaplı operasyon başlatıldı.
Sneijder'e Instagram Tuzağı!
Ara transferde İtalyan devi Inter'den alınan Wesley Sneijder, Orduspor maçında attığı golle kendine geldi.
Hollandalı yıldız bu performansına Eskişehir,Gençlerbirliği ve Schalke sınavlarında da devam etmek istiyor. Ancak tecrübelifutbolcuyu kızdıran konunun bununla ilgisi yok. Sneijder, twitter adresinden bir mesajyayınlayarak, fotoğraf paylaşım sitesiinstagram’da kendisinin ve eşi Yolanthe Cabau'nun fotoğraflarını yayınlayan hesabın kendisine ait olmadığını duyurdu. Takipçilerinden bu hesabı takip etmemelerini ve sadece mevcut adresinden paylaşım yapacağı için burayı izlemelerini rica etti.
BDP'deki Köstebek Kim?
BDP heyetinin İmralı ziyaretinde Öcalan ile yaptığı görüşmeler kamuoyuna nasıl sızdı?... BDP şimdi o köstebeği arıyor.
BDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan, geçtiğimiz hafta sonu İmralı'ya gidip teröristbaşı ile bir araya geldi. Görüşme barış sürecine yönelik umutları arttırırken dün şok bir olay yaşandı. Öcalan ve heyetin yaptığı 5 saatlik görüşmenin tutanaklarının bazı bölümleri, dün bir gazetede yayımlandı. Sızma, "sürece sabotaj" girişimi olarak değerlendirildi. DEPREM ETKİSİ YARATTI Tutanakların sızdırılması Ankara'da da deprem etkisi yarattı. Tutanakların ortaya çıkması üzerine Adalet Bakanlığı da acil gündemle toplandı. Bakanlık kaynakları, basına sızan ifadelerle İmralı tutanaklarını karşılaştırdı. Basına sızan görüşlerin MİT görevlilerinin aldığı notlarla örtüşmediği açıklandı. Hükümet kaynakları ise ifadelerin BDP tarafından sızdırıldığını düşünüyor. 'BİZ SIZDIRMADIK' BDP de tutanakların sızdırılmasının süreci sabote etmeye dönük olduğunu savundu. Grup Başkanvekili İdris Balüken, tutanakların kendileri tarafından verilmediğini belirtti. Baluken, "Oslo görüşmelerini kim sızdırdıysa bunu da o sızdırdı. Başka provokasyonlar da olabilir" dedi. MEKTUPLAR ADRESE ULAŞTIÇözüm sürecindeki yoğun trafik Erbil- Brüksel hattında devam ediyor. İmralı'dan gönderilen 20 sayfalık mektup Kandil ve Avrupa'daki adreslere teslim edildi. Hemen ardından da BDP ve DTK Eşbaşkanları önceki gece Süleymaniye'ye gitti. Heyet, terör örgütü PKK yöneticileri ile yüz yüze görüştü. Öcalan'ın kendilerine sözlü olarak ilettiği mesajları da paylaştı. YNK-KDP DE DEVREDE Bu arada Kandil'e giden heyeti Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin partisi YNK üyeleri karşılarken, Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani'nin partisi KDP de sürece tam destek veriyor. GÖRÜŞME HENÜZ BAŞLANGIÇBDP'nin dün yayınladığı Parti Meclisi sonuç bildirgesinde şöyle denildi: "İmralı'daki görüşmeler çözümün kendisi değil başlangıcıdır. 4. yargı paketinin içi de bundan önceki paketler gibi neredeyse boştur. Partimiz böyle bir paketi kabul etmeyecektir." * Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan'ın da arasında bulunduğu BDP heyeti, geçtiğimiz hafta İstanbul'dan İmralı'ya gitmişti... * BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan dün KCK Yönetim Kurulu Üyesi Zübeyir Aydar başta olmak üzere örgütün Avrupa sorumluları ile görüşmek için Brüksel'e gitti. Buldan, "Mektup zaten dün (önceki gün) gitti. Ben sadece Öcalan'la yapılan görüşmelere yönelik konuşmak için gidiyorum" diye konuştu. * İmralı' dan gönderilen 20 sayfalık mektup Kandil ve Avrupa'daki adreslere iletildi. Kandil'e mektubu BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder götürdü.'BAZILARI BARIŞI İSTEMİYOR...'Tutanaklarda yer alan ifadelerin basında yer almasına siyasilerden de tepkiler geldi.AK Partili Galip Ensarioğlu: Devletin ve PKK'nın içinde barışı istemeyenler olabilir. Bunlar oldu diye süreçten vazgeçilmiyor.AK Partili Mehmet Metiner: Bu sürecin her türlü provokasyona rağmen kararlılıkla sürdürülmesi gerekir.BDP Milletvekili Sırrı Sakık: BDP'nin diplomatik temasları sürerken, görüşme notlarının sızdırılması şık olmadı. Umarız bu tablo sürece zarar vermez. MUHALEFETTEN TEPKİCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Ortaklardan birisinin yaptığı açıklamaları gazetelerde okuduk, diğer ortağın yapacağı açıklamaları bekliyoruz.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Bugün ülkenin tek gündemi İmralı'da yatan teröristin ne zırvaladığı, neyi tavsiye ettiği ve neleri istediği.
Ünal Aysal: İflas Riskiyle Karşı Karşıyayız
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, sermaye artırımı yapılmaması durumunda kulübün iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Aysal, Galatasaray Sportif’in 251 milyon lira zararla iflas noktasında olduğunu, toplam borçların 328 milyon dolara ulaşmasıyla çarkı döndürmenin zorlaştığını daha önceden görmesi durumunda başkanlığa soyunmayacağını belirtti.Ünal Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş.’deki tartışılan sermaye artırımı adımının gerekçesini ortaya koymak için ilk seçildiği güne döndü: - 4 Mayıs 2011’de başkanlığa seçildim. Önce mali durumumuza baktık. 251 milyon lira zararda olan Galatasaray Sportif A.Ş.’nin 2 milyon 788 bin lira sermayesi vardı. Yani, şirket aslında iflas noktasındaydı. Birileri o yönde adım atsa anında iflas kararı verilebilirdi.Borç yükü üzerinde durdu:- Toplam borçlar 328 milyon dolardı. Bunun 78 milyon doları muhacceldi.Varlık ve gelirlerin durumunu özetledi:- Türk Telekom Arena, Ocak 2011’de devreye girmiş, koltuk ve loca satışları 3 yıllığınagerçekleşmiş, elde edilen gelir harcanmıştı. Bize önemli gelir yaratacak Riva projesi de hemendevreye girecek noktada değildi.Bunun üzerine Rus Bankası VTB’yle görüşüp hisse senedi reposu yapmayı düşündüklerini kaydetti:- Hisse senedi reposu karşılığında kredi kullanacaktık. Ancak, mevzuat müsait değildi. Bunun üzerine İMKB’de hisse satışına giriştik. Temmuz 2011’den Aralık 2011’e kadar satıştaydık. 96 milyon dolar topladık.Ünal Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş.’nin sermaye artırımının iki aşamalı olmasını SPK’dan bir tavsiyeye bağladı:- Sermayemiz ilk artırım öncesi 2 milyon 788 bin liraydı. 13 milyon 940 bin liraya çıkardık. Ancak, 300 milyon liralık bir ekonomik büyüklüğü yönetmek için bu sermaye de yetersizdi.Galatasaray Sportif A.Ş.’nin 15 bin yatırımcısı olduğunu kaydetti:- 19 Nisan 2012’de genel kurulumuza kayıtlı sermayeyi 600 milyon liraya yükseltmek isteğimizi götürdük. 410 adet hissenin temsilcisi aleyhte oy kullanırken 153 milyon 452 bin 955 hisseye sahip olan çoğunluk leyhte oy verdi.Sermaye artırımını engellemek isteyenlerin 16 kişi olduğunu ifade etti:- Galatasaray Sportif hisselerini bizim sermaye artırımına gideceğimize dönük ilk görüşmeleri yaptığımız günlerde alan bu 16 kişi birbirinin kopyası dilekçelerle işlemi frenlemek üzere dava açtı.Kendisinin de o kişiler hakkında dava açtığını vurguladı:- O 16 kişi Galatasaray taraftarı değil. İşlemlerimizi zora sokmak için seferber olmuş insanlar.- Sonuçta ikinci sermaye artırımı denemenize SPK da fren koydu.- Maalesef öyle oldu. Böylece 16 kişinin başlattığı süreç, Galatasaray Sportif hissedarlarının çoğunluğunu mutsuzluğa sürükledi.- Ama sermaye artırımımız bedelliydi.- Öyle ama sermaye artırımıyla güçlenecek hisse senetleri onların da işine gelecekti.Madem Galatasaray yönetiminin attığı adım hissedarlarının çoğununu işine yarayacaktı SPK neden fren koymayı seçti?SPK etik dışı davrandıÜnal Aysal, SPK’nın Galatasaray Sportif’in sermaye artırımını tartışmalı hale getiren frenleme kararını şöyle yorumladı:- SPK’nın küçük hissedarları koruduğu söyleniyor. Galatasaray Sportif’in bize dava açan 16 kişi dışında yüzlerce küçük hissedarı var. O küçük hissedarlar ne olacak? SPK, aslında bunu yaparak etik dışı davranmıştır.- Bundan sonraki adım ne olacak?- Sermaye artırımında ısrarlıyız. SPK’nın bu konuda çizeceği yeni çerçeveyi bekliyoruz. Ona göre kararımızı vereceğiz.Bu noktada UEFA’nın mali kurallarını anımsattı:- UEFA’nın yeni mali kuralları var. Bizim güçlü sermayeye doğru adım atmamızın altında UEFA’nın kriterlerine uyum çabası var.Sonra ekledi:- Kulüplerimiz finansal fair play kurallarına uymazsa, UEFA kupalarına katılma şansını da kaybedebilir.* Bunları bilsem başkan olmazdımÜnal Aysal, sermaye artırımı yüzünden yaşadıklarının kendisini getirdiği noktayı şu cümleyle özetledi:- Galatasaray Sportif’in 251 milyon lira zararla iflas noktasında olduğunu, toplam borçların 328 milyon dolara ulaşmasıyla çarkı döndürmenin zorlaştığını daha önceden görsem başkanlığa soyunmazdım.
Erdoğan'a Bir Tepkide ABD'den
Beyaz Saraydan Başbakan Erdoğanın dün Medeniyetler İttifakı forumunda yaptığıkonuşmada kullandığı "Tıpkı siyonizm gibi, tıpkı antisemitizm gibi, tıpkı faşizm gibi, İslamofobinin de bir insanlık suçu olarak görülmesi kaçınılmaz hal almıştır" açıklamasına İsrailden sonra bir tepki de ABD'den geldi.
Beyaz Saray Sözcüsü Tommy Vietor tarafından yapılan açıklamada “Başbakan Erdoğan’ın Siyonizmin bir insanlık suçu olduğu yorumunu reddediyoruz. Bu yorum saldırgan ve hatalıdır” denildi.
Vietor, “Tüm inançlardan, kültürlerden ve görüşlerden herkese, nefret eylemlerini kınama ve çağımızda yaşanan farklılıkların üstesinden gelme çağrısı yapıyoruz” dedi.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dün akşam bir açıklama yaparak Erdoğan’ın sözlerini, “Benzerlerinin dünyadan silindiğini düşündüğümüz karanlık ve hakaretamiz bir ifade” olarak nitelendirdi. Netanyahu, “Türkiye Başbakanı'nın Siyonizm'le Nazizm arasında yaptığı kıyaslamayı kınıyorum” ifadelerini kullandı.İsrail kamuoyunun ve ADL ve B’nai Brith International gibi dünyanın önde gelen Yahudi örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra Yahudi cemaatinden de Başbakan’a eleştiri geldi.Moskova Başhahamı ve Avrupa Hahamlar Konferansı Başkanı Pinchas Goldschmidt, Erdoğan’ın Siyonizm eleştirisinin anti-Semitizm boyutlarına vardığını belirtti.Goldschmidt yaptığı yazılı açıklamada, “Bu Yahudi halkına ve özünde barış olan bir harekete yapılmış cahilce ve nefret dolu bir saldırıdır. Başbakan Erdoğan’ı anti-Siyonizm’i anti-Semitizm için bir hüsnütabir olarak kullanan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Sovyet liderlerinin seviyesine indirmiştir” dedi.
SENİ UNUTMAYACAĞIZ...
Müslüm Baba Hayatını Kaybetti
Geçirdiği by-pass ameliyatının ardından yoğun bakıma alınan, arabesk müziğin duayeni Müslüm Gürses hayatını kaybetti.
Ünlü sanatçının menajeri Nevzat Takmaz, ''Doktoru artık yapacak bi şey kalmadığını söylüyordu. Bir iki gün ancak yaşayacağını söylüyordu. Beyin fonksiyonlarının tamamen bittiği söylenmişti. Suni akciğere bağlı olarak yaşıyor. Müslüm Gürses'in bağlı olduğu suni solunum cihazının fişi çekilince her şey bitti demek olacak'' dedi.''O halde artık size başınız sağolsun diyebilir miyiz?'' sorusuna Nevzat Takmaz, ''Evet artık diyebilirsiniz. Bitti her şey'' yanıtını verdi.
MUHTEREM NUR ŞOKTA!Acı haberin ardından Muhterem Nur "Müslüm'ün durumu kötüydü. İki gündür hastaneye gitmiyordum. Acaba öldü de bana mı söylemediler"dedi.
HASTANEDEN MÜSLÜM GÜRSES AÇIKLAMASIÇeşitli ajansların Müslüm Gürses'in vefat ettiğiyle ilgili haberi üzerine Memorial Hastanesi yetkilileri Müslüm Gürses'in durumunun ağır olduğu ama vefat etmediği bilgisini verdiler.BAKANLARDAN MÜSLÜM GÜRSES TWEETLERİSağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabında Gürses'i kaybettiğimizi yazdı. Mehmet Müezzinoğlu Müslüm Gürses'i kaybettik. Çok üzgünüm, başımız sağolsun. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter'daki hesabında Müslüm Gürses'in ardından şunları yazdı:Mehmet Şimsek"İlkokulu bitirdim. Gerisi yok.." Bunu diyen Müslüm Gürses milyonların kalbine taht kurdu. Mütevazı, derinlik sahibi, mahcup ve sakindiMÜSLÜM GÜRSES'İN HAYATIMüslüm Gürses, (d. 7 Mayıs 1953, Fıstıközü, Halfeti - Şanlıurfa, Türkiye) Türk ses sanatçısı. Gerçek adı Müslüm Akbaş'tır.Son yıllarda bazı pop ve rock tarzındaki parçaları da repertuarına katarak Nilüfer’in Olmadı Yar isimli şarkısını, Teoman’ın Paramparça ve Tarkan’ın İkimizin Yerine adlı çalışmalarını da seslendirdi.1979 yılında ilk defa İsyankar filmiyle kamera karşısına geçen Gürses, toplam 38 sinema filminde rol almıştır.ÇOCUKLUĞU7 Mayıs 1953'de Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi'nin Fıstıközü köyünde kerpiç bir evde dünyaya geldi. Annesinin adı Emine'dir.Babası Mehmet Akbaş rençberlik yapar, türkü söylemeyi sever, bağlama çalardı. Akbaş çiftinin Müslüm'den sonra Ahmet ve Zeyno adında bir erkek, bir de kız çocukları oldu.Müslüm Gürses'in çocukluğunun ilk yılları Şanlıurfa'da geçti. Gürses üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailecek Adana'ya göç ettiler.SANAT YAŞAMININ İLK YILLARIMüslüm Gürses, şarkıcılığa 1965 yilinda, kücük yaşta Adana'da bir çay bahçesinde şarkılar söyleyerek başladı, ayni zamanda Halkevine de gitti. Terzi çıraklığı ve kunduracılık yaptı, o yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı. Ayrıca ilkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. Sesiyle küçük yaşlarda dikkat çeken Gürses kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şunları söylemiştir: "İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana'da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu'nda sanatçı oldum".Soyadını da orada çalışırken “Gürses“ olarak değiştirirler.1967 yılından itibaren TRT-Adana-Çukurova Radyosunda da her hafta Cumartesi günü canlı olarak türküler söyledi. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45'likleri çıkarmaya başladı. İlk plağı 1968 tarihli "Emmioğlu/Ovada Taşa Basma" plağıdır ve Ömür Plak , Adana basımıdır. Ömür Plak ile toplam 4 adet 45'lik yaptı.İstanbul'a gelen Gürses, Selahattin Sarıkaya'nın sahibi olduğu Sarıkaya Plak ile 2 adet 45'lik Plak yaptı: "Giyin Kusan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin" ile "Gitme Gel Gel/Haram Aşk".Daha sonra 1969 yılında yine İstanbul'da Palandöken firması ile çıkış parçası olan "Sevda Yüklü Kervanlar"ı içeren "Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma" isimli 45'lik Plağı çıktı. Bu plak tam 300.000 adet satarak rekor kırmıştır.Gürses, bu plaktan sonra askerliğini yaptı, tekrar İstanbul'a gelerek aynı firmada plaklarını çıkarmaya devam etti. Palandöken firması ile tam 13, sonra Bestefon firması ile tam 4, daha sonra Hülya Plak ile tam 15 ve nihayet Çın Çın Plak ile tam 2 adet 45'lik plak yaptı.DİNLEYİCİ KİTLESİMüslüm Gürses`in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur. Doktora tezleri dahi yazılmıştır (Mesela 2002/ Bağlam Yayıncılık : Caner Işık / Nuran Erol , " Arabeskin Anlam Dünyası ve Müslüm Gürses Örneği ").1999 yılında Müslüm Gürses’ in o dönemde 15 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elenor plak firmasıyla yolları ayrıldı.Ocak 2006`da Gönül Teknem adlı albümü Seyhan Müzik etiketiyle raflardaki yerini almıştır.Gürses’in, 2006’da yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” Pasaj Müzik etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı. Mungan’ın sözlerini yazdığı, David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendirdi. Sonra 2009 yılında yine ayni firmadan çarpıcı bir albüm "Sandık" ile Müslüm Gürses sahnelere geri döndü.2010 yılında Kasım ayında yeniden Pasaj Müzik ile "Yalan Dünya" isimli bir albüme imza atmıştır.