20 Ülkeye Türkiye'den Casus Saldırı!!!


20 Ülkeye Türkiye'den Casus Saldırı!!!
Avrupa'da 20 ülkenin resmi kurumlarına ait bilgisayarlar, Türkiye ve Panama üzerinden siber saldırıya uğradı. Yeni casus virüs "MiniDuke"un hedefinde, söz konusu ülkelerin siyasi politikalarıyla ilgili gizli belgeler vardı.
Güvenli içerik yönetim çözümleri alanındaki lider şirket Kaspersky Lab ve BudapeşteÜniversitesi'nden uzmanlar, Avrupa'da 20 ülkede resmi kurumların bilgisayarlarını hedefalan yeni bir "casus virüs" tespit etti.

Kaspersky'nin "MiniDuke" ismini verdiği casus virüs, Avrupa'da 20 ülkede 50 bilgisayar üzerinde bulundu. Ukrayna, Belçika, Portekiz, Romanya, Çek Cumhuriyeti, İrlanda ve Macaristan'da devlet kurumlarındaki gizli belgeleri aktarmakla görevlendirilen "MiniDuke"un Türkiye ve Panama'da bulunan sunuculara (server) bağlı olduğu iddia edildi.

Casus virüs "MiniDuke"un ABD'de ise düşünce kuruluşları ve sağlık kurumlarının bilgisayarlarını hedef aldığı belirtildi.

"MiniDuke"un çok yeni bir virüs olduğunu belirten uzmanlar, casus virüsün hedeftekibilgisayarlara sızarken "Abodes PDF" yazılımındaki bir güvenlik boşluğundan yararlandığını açıkladı. Hedef alınan kurumun bilgisayarına "Adobes PDF" dosyası ekli bir elektronik posta gönderilerek saldırının gerçekleştirildiği belirtildi.

TWITTER VE GOOGLE DA KULLANILIYOR "Adobes PDF" dosyasıyla hedefteki bilgisayara sızan, siber casuslar daha sonra söz konusubilgisayarı Twitter ve Google üzerinden de kontrol edebiliyorlar. Kaspersky Lab uzmanları,hedefteki her bilgisayar için ayrıca Twitter üzerinden bir hesap açıldığını da söyledi.

'SİBER SİLAH DEĞİL' Kasperskys Lab'in virüs uzmanı Vitali Kamluk, "MiniDuke, Flame, Stuxnet ya da Duqu gibi siber bir silah değil. Saldırganlar, sıradan suçlular olabilir. Bazı devletlerin stratejik belgelerini çalmayıhedeflemişler ancak bunları kendileri için değil. Müşterilerine para karşılığında satmak için saldırıyı gerçekleştirmişler" dedi.

'İLK KEZ RASTLADIK' Rus televizyonu "Russia Today"e açıklama yapan Kaspersky Lab güvenlik uzmanı Kurt Baumgartner de, "Yaptığımız teknik incelemeler bunun yeni bir virüs olduğunu gösteriyor. Daha önce bu tipte bir virüse rastlamamıştık. Saldırıyı kimlerin gerçekleştirdiğini söylemek bu aşamada spekülasyon olur" şeklinde konuştu.

AMAÇ DOSYAYI AÇTIRMAK Kasperskys Lab, hedef alınan bilgisayarlara elektronik postayla iletilen "Adobes PDF" dosyalarında "dış politika", "insan hakları semineri" ve "NATO üyelerinin planları" gibi konu başlıklarının seçildiğine de dikkat çekti. Amacın bu yöntemle bilgisayar kullanıcısına PDF dosyasını açtırmak ve "MiniDuke"un çalışmaya başlamasını sağlamak olduğu belirtildi.

SUNUCULAR TÜRKİYE VE PANAMA'DA Kasperskys Lab'den yapılan açıklamaya göre, "MiniDuke" casus virüsü Türkiye ve Panama'da bulunan sunuculara bağlı. Bilgileri bu sunuculara aktarıyor. Ancak saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğini tespit etmenin zor olduğu ifade edildi.

Dış Açık 7.29 Milyar Dolar Oldu!!!

Dış Açık 7.29 Milyar Dolar Oldu!!!

Türkiye'nin ihracatı, bu yılın Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,2 artarak 11 milyar 509 milyon dolar, ithalatı ise yüzde 7,6 artarak 18 milyar 800 milyon dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan 2013 yılı Ocak ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı. 

Buna göre, Ocak'ta ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,2 artarak 11 milyar 509 milyon dolar, ithalat ise yüzde 7,6 artarak 18 milyar 800 milyon dolar oldu. 

Dış ticaret açığı ise aynı dönemde yüzde 2,4 artarak 7 milyar 291 milyon dolara yükseldi. 

İhracatın ithalatı karşılama oranı geçen yıl Ocak ayında yüzde 59,2 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 61,2'ye yükseldi. 

Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2013 yılı Ocak ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 7,9, ithalat yüzde 7,6 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2013 Ocak ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 2, ithalat yüzde 9 arttı.

'28 Şubat' İSTANBUL Üniversitesini Karıştırdı!

'28 Şubat'  İSTANBUL Üniversitesini Karıştırdı! 

İstanbul Üniversitesi Beyazıt yerleşkesinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz'un da katılacağı belirtilen "İstanbul Üniversitesi 28 Şubat'la yüzleşiyor" etkinliği öncesi olaylar çıktı.
İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen "İstanbulÜniversitesi 28 Şubat’la yüzleşiyor" etkinliği öncesi bir grup öğrenci, protesto gösterisi düzenledi. Basın açıklaması yaptıktan sonra dağılmayan öğrencilere polis, biber gazı ve tazyikli su sıkarak müdahale etti.


ÖĞRENCİLER SLOGAN ATTI

İstanbul Üniversitesi Beyazıt yerleşkesinde Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz’un da katılacağı belirtilen "İstanbul Üniversitesi 28 Şubat’la yüzleşiyor" etkinliği öncesi hareketlilik yaşandı. Etkinliğin düzenleneceği Güzel Sanatlar Bölüm Başkanlığı önünde toplanan öğrenciler, protesto gösterisinde bulundu. 

Güvenlik önlemi alan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekipleri, basın açıkmasının ardından öğrencilerin dağılmasını istedi. Açıklamanın ardından dağılmayan öğrenciler içeri gireceklerini söyleyip slogan atmaya başladı. Ancak polis, öğrencilerin önünde barikat kurarak içeri girmelerini engellemeye çalıştı. Uyarılara rağmen içeri girmekte direnen öğrencilere polis müdahale etti. Biber gazı ve tazyikli su sıkılarak 

OLAYIN VİDEOSU ;

MİT Ajanları Kod Adlarını Unuttu!


MİT Ajanları Kod Adlarını Unuttu!

Meclis, yasadışı dinlemeler konusunda 3 MİT görevlisini dinlerken isimler havalarda uçuştu. MİT görevlileri kod adlarını unutunca, isim kargaşası yaşandı.
Kaset mağduru eski MHP'li vekil İhsan Barutçu'nun 'Dünya gözüyle MİT'çi gördüm' ifadesi ise komisyon üyelerini ve MİT mensuplarını güldürdü. 

"MAHMUT ABİ'NİN İKİNCİ İSMİ AZİZ DE..."

Yetkililer toplantı başlar başlamaz önce kendilerini tanıttı. İki daire başkanı ve bir daire başkan yardımcısından oluşan heyet, güvenlik gerekçesiyle komisyon üyelerine gerçek isimlerini vermeyince karışıklık kaçınılmaz hale geldi. MİT mensupları, dinlemeler konusunda bilgi verirken dalgınlıkla birbirlerine gerçek isimleriyle hitap etmeye başladı. Kafası karışan komisyorn üyeleri, havada uçuşan isim kalabalığı karşısında şaşkına döndü. MİT üyeleri 2. bir dalgınlıga izin vermese de ortaya komik diyaloglar çıktı. 

İşte Komisyon üyesi milletvekillerini güldüren o diyalog: 

-MİT yetkilisi: 'Aziz Abi'nin de dediği gibi...

-Komisyon üyeleri: Aziz Abi de kim?

-MİT yetkilisi: Bizim Mahmut Abi'nin ikinci ismi Aziz de...

DİNK DE KONUŞULDU

Toplantıda; Hrant Dink'i öldürülmeden önce uyaran MİT mensupları hakkında Başbakan Erdoğan'ın verdiği soruşturma izni de gündeme geldi. MİT yetkilileri toplantıda pek çok soruyu yanıtlamaktan kaçındı. Buna karşılık, MİT'in yasadışı dinleme yapmadığını söyleyen MİT mensupları, "dinleme yapmak istedikleri kişiler hakkında ise rahatlıkla mahkeme izni alınabildiğini" belirtti. 

Dinleme teknikleri ve devlet sırlarının ifşası karşısında aldıkları önlemleri anlatan MİT yetkililerinin çalışmaları içinse, "Sineklerin peşine düşmek yerine sıtmayı ortadan kaldırıyoruz" ifadesini kullandıkları öğrenildi. 

İşte toplantının öne çıkanları ve MİT yetkilileri ağzından yasadışı dinlemeler ve korunma yöntemleri: 

BİZ RAHATLIKLA DİNLİYORUZ


Biz yasadışı dinleme yapmıyoruz. Bizim ihtiyacımız yok. Mahkemeden istediğimiz kararı alıyoruz. Yaptığımız dinlemeleri ise TİB üzerinden yapıyoruz. Ortam dinlemesi yapmıyoruz. Özellikle istihbari anlamda ortam dinlemesi...Ama mahkeme kararı varsa istihbari anlamda dinleme yapabiliyoruz. Bizde ortam dinlemesi yapan araçlardan yok. Devlet sırrının ifşası ya da casusluk söz konusu ise cihazlardan yararlanıyoruz ama o zaman da kolluk güçlerinin yardımı ile yapıyoruz. 

KRİPTO ANALİZİ VE SİBER GÜVENLİKTE SIKINTIMIZ VAR

Tüm dinlemeler uydu, cep telefonu ve sabit telefon ile internet üzerinden yapılabiliyor. Bunlar popüler olan yöntemler. Faks ve modem devre dışı kaldı.Teknoloji her geçen gün ilerliyor ama sıkıntılarımız var. O sıkıntılar Kripto analizi ve siber güvenlik konularında...Bu sorunlarımızı gidermeye yönelik yatırımlar yapıyoruz.Tüm dünyadaki dinleme izleme faaliyetlerini izlemek zorundayız. Bu da internet üzerinden gerçekleşiyor. 

RAHATLIK VE LÜKS, ZAAFİYET GETİRİR

Rahatlık ve lüks güvenlik zafiyetini de beraberinde getirir. Teknolojik bir telefonunuz varsa çok rahat dinlenirsinizÖÖrneğin, bir dosyayı arkadaşınıza gönderirken bilgisayarınıza eğer bir program yerleştirildiyse o bilgiler her yere gider. Kablosuz ağlar da kullansanız bilgiler toparlanır. Eğer bilgisayar kullananlar bilinçsizse şifreleriniz dahil tüm bilgileriniz gider. Mikrofon ve kamerayı sizin haberiniz olmadan açar ve sizi gözleyebilirler. 

AKILLI TELEFONLAR RİSKLİ

Sabit telefonların yerini IP bağlantılı telefonlar aldı. Bunların da zaafiyetleri var. Ya zaten kullandığınız bilgisayarın ve telefonun zaafiyeti vardır özelliklerinden dolayı ya da üretici firma hata yapar bir eksiklik bırakır, belki bilerek bırakır. Bu dinlemeler öyle de yapılır. Sisko marka telefonlar var. Bu telefonlarla ahize kalkmadan ortam dinlemesi yapılır. Konuştuğunuz her şey kayda alınır. Bilgisayarda güvendiğiniz kişilerin gönderdikleri link'ler güvenli olmayabilir. Sizin o link'e girmenizle programa yazılım yüklüyse dinleme de başlıyor. 

'KONTÖR KAZANDINIZ'A DİKKAT

Cep telefonunuza gelen 'saat, araba, kontör kazandınız' gibi mesajlar da dinlemeye yönelik mesajlar olabilir. Cihazını asla bir yerde bırakmayın. Bu yasadışı dinleme yapmayı düşünenler odanıza gelip dinleme için gerekli şeyleri telefonunuz ya da bilgisayarınıza yapabilirler. ADSL hattı, modem, kablosuz bağlantılara havada ulaşmak çok kolay. Yandaki komşun bile bilgisayarına girebilir. Ağa girer isterse dosyayı bozar, değiştirir. 

BULUNDUĞUNUZ ORTAMDA BÖCEK OLABİLİR

Bulunduğunuz ortamda böcek olabilir. Bu yasadışı dinleme yapmak isteyen kişinin hayal gücüne bağlı. Çeşitli objelerin içine gizlenmiş aparatlarla olur. Bir kravata, çiçek içine, tv kumandasına, akılınıza gelecek her şeye konulabilir. Bunların hepsi kanun dışı dinlemeler için ve çok rahat yapılır. 

DÜNYAYI TAKİP EDİYORUZ

İşte bunca dinleme yöntemini dünyadaki gelişmeleri takip ederek öğreniyoruz. Özellikle internet üzerinden yazılımları.... Firmalar da dinlemeyi mümkün kılan yazılımlara karşı koruyucu güvenlik yazılımları yapıyorlar. Bunları takip ediyoruz. Bu anlamda istihbarata karşı koymak ya da kontr espiyonaj. 2008' 2009'dan sonra başladı bunlar MİT'te. Yeni bir konsept geliştirdik. Yani sineklerin peşinden gitmektense sıtmayı ortadan kaldırmanın çaresine bakıyoruz. Brifingler veriyoruz. Yeni cihazlar çıkabilir. Bunları tespit edebilecek nitelikli personel yetiştiriyoruz. Ülkemizde çok yabancı var. Bunlara yönelik tedbir almamız lazım. Devletin menfaatini korkmamız için işbirliği yapmamız lazım.

8 Çocuk Yapana Lüks Daire

8 Çocuk Yapana Lüks Daire

Türkmenistan yönetimi, devlet konuk evlerinin 8 çocuğu olan ailelere verilmesi yönünde bir çalışma başlattı.

Başkent Aşkabat'ın en işlek caddesi üzerinde bulunan konuk evlerinin gelecek yıl ailelereücretsiz olarak dağıtılacağı belirtildi.

Bu şekilde onlarca ailenin ev sahibi olması bekleniyor. Ülkede 8 ve daha fazla çocukdünyaya getiren kadınlar, Devlet Üstün Şeref Madalyası'yla ödüllendiriliyor; her türlü topluulaşım aracından ve tüm kamu hizmetlerindenücretsiz ve sınırsız olarak yararlanabiliyor.
3 Günlüğüne Dağa Çıkıyor!!!

Abdullah Öcalan'ın "Yeni Yol Haritası" taslak metnini devlet görevlilerinden resmen alan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, metne dair tartışmalara katılmak üzere bugün Kuzey Irak'ta olacak.
Demirtaş’a BDP’nin diğer Eşgenel başkanı Gültan Kışanak ile DTK Eşgenel Başkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk ile sağlık durumuna bağlı olarak Ahmet Türk’ün eşliketmesi bekleniyor. Sırrı Süreyya Önder ise dün gece karayoluyla sınırdan geçerek Kuzey Irak’a geçti. 

MEKTUPLAR GİTTİ
Edinilen bilgilere göre, devlet yetkilileri, Öcalan’ın “Yeni Yol Haritası” taslak metnini BDP ile aynı anda Kandil ve Avrupa’ya daulaştırılmasını sağladı. BDP Parti Meclisi ve MYK’sı da önceki gün ve dünü “Resmi” olarak Kandil ve Avrupa’ya ulaştıracak metne ilişkin kendi tartışmalarını yaparak geçirdi. 

Tartışmaların tamamlanmasının ardından BDP genel merkezinden ayrılan Demirtaş da, “Mektuplar gitti. Bize yardımcı olacak insanları bulduk, gönderdik. Kimin tarafından ulaştırıldığıişin esasını belirleyen bir şey değil. Teknik biriş” açıklaması yaparak ulaştırma sürecinin resmen tamamlandığını açıkladı.

ÖCALAN’A YANIT TOPLANTISI
İmralı’da gerçekleşen 2’nci görüşmeye katılmayan Demirtaş’ın parti yönetimiyle yaptığı değerlendirmeler sonucunda Kandil’deki tartışmalara katılma kararı alması da sürecin kritik kararlarından biri oldu. Demirtaş, Öcalan’ın taslak metnine dair Kandil’de süren tartışmalara katılacak, BDP yönetimin metne ilişkin değerlendirmesini KCK yönetimine aktaracak. Kandil’deki toplantıda “PKK’nın Öcalan’ın ‘çatışmazlık’ çağrısına uyacağı” ve “PKK unsurlarının Türkiye dışına çıkmasını kabul edeceği” kararlarının alınması bekleniyor.

TEK METİN HAZIRLANACAK
PKK’nın Avrupa ekibinin de Öcalan’ın taslak metnine ilişkin değerlendirmelerini tamamlayarak Kandil’e ulaştırdığı öğrenildi. Kandil’de 3 gün sürmesi beklenen toplantılar sonucunda tek bir metnin hazırlanması planlanıyor. Öcalan’ın yaptığı gibi Kandil, Avrupa ve BDP yönetimlerinin imzalarını taşıyan 3 ayrı kısa sunuş yazısının da metne dahil edilebileceği vurgulanıyor.

HÜKÜMET BEKLEMEDE
Hükümetin ise Öcalan’ın mektubuyla ilgili asıl değerlendirme için, Kandil ve Avrupa’dan gelecek yanıtları beklediği bildirildi.

Orduevleri Satılıyor!!!


Hükümet, uzun zamandır gündeminde tuttuğu sosyal tesislerin satışı projesini,gerçekleştirmek üzere düğmeye bastı.
Lojman hariç kamunun elindeki her türlü tatilkampı, dinlenme tesisi, spor tesisi ve tatil köyü dahil tüm sosyal tesislerin satışı için Bakanlar Kurulu'na yetki veren tasarı, askeri tesisleri dekapsama aldı. 

SÜPER YETKİ VERİLDİ

Buna göre orduevlerinin satışı için de Bakanlar Kurulu'na süper yetki verildi. Tasarıya göre, her türlü askeri tesis, kamp, tatil köyü ve misafirhanenin ve polisevlerinin satışı mümkün olabilecek. AK Parti'li üst düzey bir kurmay, tasarıyı "Bakanlar Kurulu askeri tesisler dahil her türlü tesisi satmak üzere yetki alıyor. Bu yetkiyi ister kullanır, ister kullanmaz" şeklinde özetledi. Tasarıya göre taşınmazların değerlendirilmesinden elde edilen gelirler, özel gelir kaydedilecek. 
Dünyanın Gündeminde Türkiye

Financial Times gazetesinin analiz bölümünün ilk sayfasının tümünü kaplayan bir makale, Ankara ile Abdullah Öcalan arasında yürütülen barış görüşmelerini konu aldı.
Dünyanın Gündeminde Türkiye Daniel Dombey'nin kaleme aldığı makale, "son 14 yılını 13 metrekareden büyük olmayan bir hücrede geçiren Abdullah Öcalan'ın kendini bir anda hayatının en farklı görevlerinden birinde bulduğunu" söylüyor.

"Öcalan, Türkiye'yi baştan sona değiştirebilecek görüşmelerde doğrudanTürkiye hükumetiyle müzakere masasında" diyen makale şöyle devam ediyor: "Abdullah Öcalan bu hafta 20 sayfalık barış için yol haritası mektubunu belli taraflara gönderdi. Buna göre kendisi hükümetin attığı adım ne olursa olsun Mart ayında PKK'nın ateşkes ilan etmesini ve yaz ortasına kadar kuvvetlerini çekmiş olmasını istiyor. PKK, ellerindeki Türk tutsakları serbest bırakıp Türkiye'nin de aynısını yapmasını umacak.

Konuştuğumuz bir üst düzey hükümet yetkilisi 'Türkiye Kürt meselesini çözecek olursa çok rahatlayacağız. Bunu çözüp Kürtlerin ve Türklerin birbirlerini etnik grup olarak değil de insan olarak görmesini sağlarsak ülkemiz çok gelişecek' diyor."

Makalenin devamında Dombey, Ortadoğu'da değişimlerin yaşandığı günlerde bu görüşmeler sonucunda bir anlaşmanın çıkmasının Ankara'nın bölgesel bir güç olma hedefine doğru atılmış büyük bir adım olacağını yazıyor.

"HER ŞEY BU İKİ KİŞİYE BAĞLI: ÖCALAN VE ERDOĞAN"
Yazar, hakkında "Değişime susadığı apaçık ortada" dediği PKK lideri Öcalan'ın, örgütünü "Marksizm, mezhepçilik ve Kürt milliyetçiliğini içeren şiddete başvurmuş bir grup" haline getirdiğini söylüyor.

Ama Dombey, PKK lideri Abdullah Öcalan'la yapılan görüşmelerin ardında Başbakan Erdoğan'ın siyasi hedeflerinin de olduğuna dikkat çekiyor.

Dombey'e göre Erdoğan, Suriye başkanı Esad'ın görevinden ayrılması için çaba sarf etmesinden dolayı bu ülke ve İran'la gerilimin tırmandığı bir dönemde bölgedeki Kürt halkını kendi safına çekmeye çalışıyor.

Ama Financial Times yazarı Dombey bu barış görüşmelerinde Erdoğan'ın kişisel hedeflerinin de olduğunu söylüyor. Makalenin bu kısmı şöyle: "Türkiye'de gelecek sene cumhurbaşkanı ilk defa halk tarafından seçilecek. Erdoğan bu görev için en favori isim.

Ülkenin askeri devrimden kalma anayasasının yeniden yazılması çabaları sürerken Erdoğan'ın basit bir hedefi var: kendisinin doğrudan koltuğuna oturabileceği bir Başkanlık sistemine geçilmesi.

Meclis'te bunun için destek yeterli olmadığından Erdoğan geçtiğimiz haftalarda yeni bir taktik denemeye karar verdi. BDP'le anlaşıp meseleyi referanduma sunmak.

Öcalan yandaşları ve PKK şimdi bu kararı vermek zorunda. Türk etnik kimliği ve Türk vatandaşlığı arasında fark yaratacak bir anayasa yakın. Ama bunun karşılığında Türkiye'de tüm güçler, Erdoğan'a özel hazırlanmış merkezi bir sistemde toplanabilir.

Başbakan'ın yandaşları bu sistemin daha verimli olacağına; muhalifleriyse onu bir sultana dönüştüreceğine inanıyor."

PKK'nın taleplerini doğrultusunda Türkiye'de 'terörizm' tanımının değiştirildiğini ve mahkemede Kürtçe ifade verilmesi hakkının tanındığını yazan Dombey, konuştukları üst düzey yetkilinin "PKK'nın silahlarını bırakması için koyduğu koşullar sağlandı - Türkiye'deki Kürtlerin durumunun tanınması, Kürtçenin kullanımı, yayıncılık, siyasi katılım ve temsil. Ama sosyal, siyasi, kültürel meseleler tartışılacaksa silahlar aradan çekilmeli." dediğini aktarıyor.

Financial Times, bununla hemfikir olmayanların da olduğunu; bu kişilerin, aralarında Kürt belediye başkanlarının da bulunduğu binlerce kişinin mahkum edilmesini, Kürtçe eğitimin sağlanmamış olmasını ve ufak partilerin meclise girmesini engelleyen %10'luk barajın hâlâ yürürlükte olmasını eleştirdiğini yazıyor.

Dombey'e göre bu süreçte çeşitli engellerin olacağı şimdiden belli. Yazar, ilk engelin görüş ayrılıkları olduğunu belirtiyor: "Türklerin yarısından çoğu PKK ile müzakere masasına oturulmasına karşı. (…) Kürtlerin çoğu da hâlâ İran, Irak ve Suriye'deki Kürtlerle birlikte Kürdistan'ın kurulmasının hayallerini kuruyor."

Yazar bir başka sorunun zamanlama olduğunu belirttiği bölümde, referandumun gelecek sene yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminden önceye alınabilmesi için "ülkenin en zor sorunu" olarak nitelediği Kürt meselesinin en geç bu yaza kadar çözülmesi gerektiğini belirtiyor.

Makale şöyle devam ediyor: "Öcalan'la bir anlaşmaya varsa bile Erdoğan tüm geleceğini referanduma bağlıyor olabilir. Oldukça milliyetçi bir ülke olan Türkiye'de halk, sadece yeni bir Başkanlık sistemini değil, ülkenin çoğunun şeytana benzettiği bir adamla yapılan görüşmeler sonucunda genişletip Kürtlere tanınan hakları oylayacak." 
İşte Türkiye'nin En Zengini

Forbes'ın "En zengin 100 Türk" sıralamasına göre, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk 3 milyar 400 milyon dolarlık servetiyle ilk kez listede birinci sırada yer aldı.
Listede Koç Holding'den Semahat Arsel 3 milyar 200 milyon dolarlık servetiyle ikinci,Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker ve Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin 3 milyar 100 milyon dolar ile üçüncü oldu.

Sıralamada Doğuş Holding'ten Filiz Şahenk 3 Milyar dolarlık servetiyle beşinci sırada yer alırken, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç 2 milyar 900 milyon dolarlık servetiyle altıncı sırada yer aldı.



GEÇEN SENE NASILDI?
Forbes Türkiye “En Zengin 100 Türk” listesinde geçen sene ilk sırada 3 milyardolarlık servetiyle Fiba Holding'in patronu Hüsnü Özyeğin bulunuyordu.

Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet 2012'de 2.9 milyar dolarlıkservetiyle ikinci sırada yer alırken,Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker de 2.8 milyar dolarlık servetle üçüncü olmuştu.

Doğuş Holding'ten Ferit Şahenk ile Koç Holding'den Semahat Arsel de 2.6'şar milyar dolarlıkservetleriyle dördüncülüğü paylaşmıştı.
Jartiyerli Sahneyi Yalanladı

Akmerkez'de alışveriş yaparken yakalanan güzel oyuncu Nurgül Yeşilçay, gazetecilerin film hakkındaki sorularını yanıtladı.
Osman Sınav'ın "Aşk Kırmızı" filminde rol alan Nurgül Yeşilçay, filmin fragmanındaki sevişmesahneleri ve jartiyerleri görüntüleriyle günlerce magazin gündeminden düşmemişti.

Önceki gün Akmerkez'de alışveriş yapan güzel oyuncu, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. 

‘Fragman çok konuşuldu’ sorusuna, ‘Film çok güzel yanıtı veren Nurgül Yeşilçay, ‘Jartiyerli sahneyi nasıl buldunuz, sevişme sahneleri zor muydu’ sorularına ise ilginç bir cevap verdi. ‘Öyle bir sahne yok’
Türkiye'nin Savunması Tehlikede!

Rusya Hava Kuvvetleri, Amerikan Patriot füzesavar sistemlerini anında tespit ederek imha edecek füze taşıyabilen özel bir uçak üretiyor. Rus basını, yeni uçak için "Patriotun katili" başlığını kullandı.
İzvestia gazetesine konuşan Rusya Hava Kuvvetleri Ana Komutanlığı’ndaki önemli bir kaynak, 2014 yılında Su-25 tipli savaş uçağının yeni bir modeline kavuşacaklarını duyurdu. Hava Kuvvetleri’ndeki askeri kaynak, “Uçağın uçuş denemesi Mayıs ayında sona erecek ve ardından seri üretimi başlatılabilir.” bilgisini verdi.

Türkiye’de NATO’nun kurduğu Patriot füzesavar sistemini hatırlatan Rus askeri kaynak, “Bu model (uçak) hatta Amerikan Patriot sistemlerini bile tespit ederek imha etme gücüne sahip. Örneğin, Suriye’deki iç savaş yüzünden Türkiye topraklarında yerleştirilen birkaç Patriot sistemleri gibi yapılar etkisiz hale getirilebilir.” şeklinde konuştu.

Kaynağa göre, sadece Amerikan Patriot sistemleri Su-25 yeni model uçağın tek ve başlıca rakibi olmayacağı kaydedilen haberde, “Rus Hava Kuvvetleri, Patriot sistemlerinin Türkiye’de bulunmasına da göz ardı edemez.” hatırlatması yapıldı.

Gazeteye göre, yeni model Su-25 savaş uçağı, sadece füzesavar değil, yerdeki başka tesisleri de vurma gücüne sahip. Yeni uçağın, radyo ışınlarını ve kaynağın ne türlü olduğunu belirlemek açısından çağdaş antenlerle donatıldığı belirtildi. Uçağın pilotu bu teknoloji sayesinde radarın ne olduğunu anında tespit edebilecek.

Bu tür uçağın daha önce üretilmesi gerektiğine de işaret eden Hava Kuvvetleri’ndeki bir subay, Ağustos 2008’de patlak veren 5 günlük Rus-Gürcü savaşını hatırlatarak “Gürcistan’ın elinde Ukranya üretimli sağlam füzesavar sistemi Buk-M2, İsrail üretimli Spayder ve Polonya üretimli Grom vardı. Bu sistemler bize çok sorun çıkarttı. Örneğin Tu-22M bombardıman uçağını kaybettik.” dedi.
Grup Hepsi'nin Cemre'si Aşk Sarhoşu
Grup Hepsi'nin güzel solisti Cemre Kemer, erkek erkadaşı Emir Medina ile mutlu bir beraberlik yaşıyor..

Bir dönem adı Kenan Doğulu'yla anılan HepsiGrubu üyelerinden Cemre Kemer, önceki günsevgilisi Emir Medina'yla Kanyon'dagörüntülendi.

Sarmaş dolaş mağazaları dolaşan ikili,fotoğrafları çekilince gülümsemekle yetindi.
Cameron Diaz Ruslara Soyundu
Sinema oyuncusu Cameron Diaz, en cesur pozunu Rus halkı için verdi
Hollywood'un güzel ve başarılı yıldızı Cameron Diaz ünlü Rus dergisi Interview' e özel pozlar verdi. 

Güzel yıldız Rus halkı için verdiği pozlarla adından yine söz ettirmeyi başardı.
İŞTE GALERİ;
Fenerbahçe'den Cezaya İlişkin Resmi Açıklama
Fenerbahçe Kulübü UEFA'nın verdiği cezalarla ilgili resmi bir açıklama yaptı.

Fenerbahçe Kulübü'nden cezalarla ilgili yapılan açıklama şöyle
:

"UEFA Kontrol ve Disiplin Kurulu, cezamız nedeniyle seyircisiz oynadığımız Bate Borisov maçında, stadyum dışından atılan yabancı maddeler nedeniyle, Son 16 Turu’nda oynayacağımız Viktoria Plzen maçınınSEYİRCİSİZ oynanmasına karar vermiştir.

2 yıl içinde Kulübümüzle ilgili herhangi bir saha olayı yaşanması halinde, Kulübümüz, katılımhakkı elde etmesi durumunda dahi, UEFA müsabakalarına katılamayacaktır. Aynı şekilde, Bate Borisov maçında yaşanan saha olayları nedeniyle, kulübümüzün, 30 gün içinde 60 bineuro para cezası ödemesine hükmedilmiştir.

Öte yandan, Bate Borisov ile oynadığımız Son 32 Turu ilk maçında doğrudan kırmızı kart gören Portekizli oyuncumuz Raul Meireles’in toplam 3 maç ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Rövanş mücadelesinde forma giyemeyen Meireles, V.Plzen ile oynayacağımız iki maçta görev alamayacak. Kulübümüzün, yukarıdaki cezalara 3 gün içinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

Fenerbahçe Futbol A.Ş."
'O Gece Hayatımın Hatasıydı!'
Chris Brown, sevgilisi Rihanna'yı dövdüğü o gece hakkında samimi itiraflarda bulundu.
2009 yaşanılan dayak olayından sonra Brown, geçtiğimiz                     günlerde Mirror dergisine verdiği röportajda Rihanna'yı                         dövmenin hayatının hatası olduğunu söyledi.                                 
"O gece hayatımın en pişman olduğum gecesiydi, hayatımın           en büyük hatası" açıklamasını yapan Brown, şimdiyse                   Rihanna'yla 5 aydır yeniden birlikte ve çok mutlu                            
Karina Derizans Fena Yakalandı!

Dünyaca ünlü manken Karina Derizans Miami sahilinde denizin ve güneşin tadını çıkarırken objektiflere yansıdı.
Bütün sezon boyunca çok fazla göz önünde olmamayı tercih eden yüzünü eskitmek istemeyen Derizans, bütün gün boyunca rahattavırlarıyla dikkat çekti. Çekilen fotoğraflardanbir hayli memnun olan güzel manken sahildekitap okumayı da ihmal etmedi. 

Dünyaca ünlü güzel harika fiziği ile dikkatleri üzerine çekti. Bikini seçimini hep tangadan yana kullanan güzel manken güneşten kaynaklanan kötü yanık izlerini sevmediğini belirtti. 
<meta name=AdNetwork value=adhood - www.adhood.com acceptcode=55cf08416680843a04f1>