"TersTen Adam"

Yeni Açılan bu YouTube kanalı haftada yaklasık 3 video paylaşarak yayın hayatına hızlı bir giriş yaptı.İzlenme sayısının günden güne az olarak da olsa artış yapması ekibi mutlu etmiş görünüyor.Ekip bu ufak ivmenin zamanla artacağı kanaatinde.Neşeli ve enerjik bu ekip hem gündemdeki konularda, hem de genel kültür konusundad izleyicisine bilgiler sunmaktadır
.Siz değerli okuyucularımızın ekibe destek olmak için ABONE OLması ya da videolarından beğendiğini PAYLAŞması yeterli olacaktır.Hadi Sen de DESTEKLE !!!



Offered this new YouTube channel broadcast video sharing about 3 weeks made a quick introduction to life. Watched a little day by day the number of the team was happy to increase görünüyor.ekip believe that if this little acceleration increases with time. Cheerful and energetic issues on the agenda and this team offers information on both general culture konusundad audience. To subscribe to our esteemed readers to contribute to this team like the video or share it will be enough. Come You SUPPORT !!!

Özgecan ASLAN için Hazırlanan Duygusal Vİdeo Klip



ÖZGECAN ASLAN için hazırlanan anlamlı video izleyenlerden tam not aldı...
Bu video şimdi de Youtube'de "TersTen Adam" Kanalında...

OBAMA NEDEN YOKTU?

ABD'li Yetkililer Neden Yürüyüşte Yoktu?

ABD'li Yetkililer Neden Yürüyüşte Yoktu?

Fransa'da milyonlarca kişinin katıldığı teröre karşı birlik yürüyüşünde 50'ye yakın ülkenin liderleri kol kola yürürken ABD'den hiçbir yetkilinin bulunmaması Dikkat Çekti.
Fransa'da milyonlarca kişinin katıldığı teröre karşı birlik yürüyüşünde 50'ye yakın ülkenin liderleri kol kola yürüdü. Ancak bir isim eksikti o da ABD Başkanı Barack Obama. Yürüyüşün ardından herkes bu sorunun cevabını merak ediyor. Obama ya da ABD'den üst düzey bir yönetici neden yürüyüşte yer almadı?

ABD MEDYASINDA GENİŞ YANKI BULDU

Paris'te dün dünya liderlerinin katılımıyla yapılan ve bir milyondan fazla kişinin yer aldığı yürüyüşe Başkan Obama dahil ABD'den hiçbir üst düzey yetkilinin katılmamış olması Amerikan medyasında geniş yankı buldu. ABD yönetimini sert bir dille eleştiren medya, durumu "diplomatik başarısızlık ve utanç" olarak tanımladı.

Paris'teki Republique (Cumhuriyet) Meydanı’nda terör saldırılarında ölenler anısına yapılan yürüyüşte Almanya, İtalya, İngiltere, Türkiye ve İsrail liderleri de dahil olmak üzere 44 ülkenin üst düzey yetkilileri Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'a eşlik etti.

Birlik yürüyüşüne ABD'yi temsilen yalnızca Paris Büyükelçisi Jane Hartley katıldı. Bu durum ABD medyasında neden Başkan Obama'nın Paris'e gitmediği ya da yardımcısı Joe Biden, Dışişleri Bakanı Jonh Kerry gibi isimleri yerine göndermediği sorusunu ön plana çıkardı.

İlgi çeken bir başka detay ise ABD Adalet Bakanı Eric Holder'ın yürüyüş yapıldığı sırada Paris'te olmasına rağmen yürüyüşe katılmamasıydı.

Holder, aşırı İslamcı teröre karşı alınması gereken önlemlerin tartışıldığı uluslararası güvenlik zirvesine katılmak için Paris'e gelmişti.

Beyaz Saray'dan henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı ancak Başkan Obama açık bir şekilde medyanın hedefi oldu. Pek çok ülke lideri yürüyüşe katılırken Obama'nın gitmemesi CNN'in deneyimli gazetecisi Fareed 
Zakaria tarafından büyük bir hata olarak değerlendirildi. Fox kanalı ise durumu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

KERRY PARİS'E GİDİYOR

Bu gelişmelerin yaşanırken, Hindistan'da bulunan Dışişleri Bakanı John Kerry'nin artan terör olaylarını görüşmek üzere Paris'e gideceği duyuruldu.

Basın toplantısı yapan Kerry, Başkan Obama başta olmak üzere tüm ABD'li yetkililerin Fransız yetkililerle yakın temas halinde olduklarını, ilk saldırı gerçekleştiği anda istihbarat desteği teklifinde bulunduklarını belirtti.

ABD'nin önde gelen isimlerinin Paris'teki birlik yürüyüşüne katılmamasının eleştirildiği hatılatılan Kerry, "Orada olmayı çok isterdim ama herkesin bildiği üzere önceden planlandığı gibi Hindistan gezisindeyim. Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Victoria Nuland, Paris Büyükelçimiz ve pek çok elçilik çalışanımız orada yürümüşken bunun 'her şeyde kusur aramak' olduğunu düşünüyorum" dedi.

'İSLAM ALMANYA'NIN BİR PARÇASIDIR'

Davutoğlu ve Merkel'den Ortak AçıklamaBaşbakan Ahmet Davutoğlu Almanya'da meslektaşı Angela Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere ziyaret ettiği Almanya'da, Başbakan Angela Merkel tarafından resmi törenle karşılandı. Davutoğlu ve Merkel, çalışma yemeğinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında ilk olarak söz alan Merkel'in sözlerinden satır başları şu şekilde:

"Görüşmede Türkiye'deki siyasi konuları ele aldık. Fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü bu konulardan bazıları. Sayın Başbakan Davutoğlu'nun da desteklediği dini konulardaki olumlu gelişmeleri, tarafımızdan çok önemsendiğini dile getirdik.

Tabii ki terör konusunu da ele aldık. Türkiye IŞİD'den yakından etkilenmektedir. Irak'taki yeni hükümetle ilgili iki ülkenin de benzer düşüncelere sahip olduğumuzu tespit ettik.

Suriye konusunda Türkiye insani yardım açısından çok katkılarda bulundu. Türkiye'nin katkıları olmasaydı durum çok daha kötü olabilirdi.

Kıbrıs konusunun çözümü şu an gündemimizi belirliyor.

''MÜSLÜMANLARIN GÖSTERİSİNE KATILACAĞIM''

Bizler Müslümanlarla olan birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu vurguladık. Yarın Müslümanların düzenlediği bir gösteri olacak kendim de orada hazır bulunacağım. Böylece barışçıl bir işbirliğinin simgesini orada ayakta tutmuş olacağız."

"İSLAM ALMANYA'NIN BİR PARÇASIDIR"

"İslam Almanya'nın bir parçasıdır. Almanya'da yasalara saygı duyanları iştenlikle karşılıyoruz" diyen Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Almanya'da yaşayan Müslümanların içtenlikle karşılandığını bilmenizi isteriz.

Birçok federal ve eyalet milletvekilimiz bulunmaktadır. Türk kökenli milletvekilerinin olması göçmenleri ve Müslümanları içtenlikle kabul ettiğimizin bir göstergesi" dedi.

Başbakan Davutoğlu'nun sözlerinden öne çıkanlar ise şu şekilde:

"Her şeyden önce çok nazik davetleri ve verimli toplantı için Sayın Merkel'e teşekkürü borç biliyorum. İki ülke arasında sadece hükümetlerarası değil, toplumlararası dostluklar vardır. Zannediyorum ki Avrupa'da çok az halk böylesine iç içe geçmiş ilişkilere sahiptir. 

Dün Paris'te ortaya konan büyük bir önem taşıyor. Buradan da bir kez daha Fransa'yla dayanışmamızı ifade ediyoruz. 

İnsanları dışlayan, yabancılara karşı tutumların da karşısında olmalıyız. Almanya'da son dönemde camilere saldırılar gibi İslamofobik gelişmeler yaşandı. Terör faaliyetleri karşısında gösterdiğimiz tavrı, bunlara karşı aynen sergilemeliyiz.

Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkiler, herhangi iki ülke arasındaki ilişkiden çok daha değerlidir ve çok eskilere dayanır.

Bugün çok verimli çalışmalar yaptık. İki ülke olarak vurguladığımız tek hususu entegrasyona daima açık olmaktır. Dün Paris'te omuz omuza yürümekten çok mutlu olduk. Bir kez daha Fransa halkına taziyelerimizi sunuyoruz.

Yabancı düşmanlığı her zaman insanlık için bir tehdit olmuştur. Nereden gelirse gelsin teröre karşı da daima birlik olmalıyız.

Suriye'deki kriz nedeniyle en büyük bedeli Türkiye ödemiştir.

Türkiye'nin AB üyeliği bizim için medeniyetler projesidir"

İspanya Müslümanları Fişleyecek

Müslümanlara karşı şok bir plan hazırlığı içine giren İspanyol hükümetinin hazırladığı yeni kanun tasarısı tartışmaları da beraberinde getirdi.
"Cihatçılara karşı şok plan" başlığı altında hazırlanan tasarıda, komşular, öğretmenler ve hatta doktorlar bile çevresinde gördüğü, eğitim verdiği veya muayane ettiği Müslümanları en yakın yetkiliye ihbar edebilecek.

Bu kişiler aynı zamanda dedektör görevi yapacak ve çevresindeki genç yaşdaki Müslümanların radikal eğilime olup olmadığına karar verebilecek.

İspanya'da yaşayan yaklaşık 1 milyon 500 bin Müslümanı töhmet altında bırakacak olan bu tasarının amacının terör örgütlerine katılmak isteyebilecek gençlerin önüne geçmek olduğu iddia edildi.

İspanya Devlet Güvenlik sekreteri Francisco Martínez tasarı hakkında bilgi vermekten kaçınarak önemli olanın eylemden sonra değil öncesinden bu saldırıları engellemek olduğunu söyledi. Planın kurumlar arası işbirliğini geliştirmek ve sivil halkın yardımı ile bir kordinasyon sağlamak olduğuna işaret eden Martinez, "Herhangi bir yerde veya zamanda bir gösteri veya radikal eylem eğilimi içinde olanlar tespit edilecek ve bunun önüne geçilecektir" sözleri etti.

"Cihatçılara karşı şok plan" tasarısının ilk olarak İspanya'da nüfusu ağırlıklı Müslüman olan semtlerde başlatılacak. Buradaki mahalelere özel bir yetkili atanarak müslüman gençler gözlem altında tutulacak bölgenin öğretmenlerine ve doktorlarına özel yetkiler verilecek. Bu kişiler elini tokalaşmaya vermeyen, doktor muayanesinde soyunmak istemeyen Müslümanları fişleyebilecek. Planda ayrıca İspanya'da açık bulunan cami ve helal işletme yerleri denetlenecek yeni düzenlemeler getirilecek. 

KIŞKIRTTAN CESARET GÖSTERGESİ !!!



BU NE KÜSTAHLIK!

Son zamanlarda dünya gundeminde yer alan ve insanlık namına azda olsa zerreleri kalan her ademoğlunun kınadığı fransadaki terör olayının kıvılcım beklediği gunlerde "Charlie Hebdo" dergisi şaşırtıcı ve kışkırtan bır hamle yapma hazırlığinda.Dergi aldığı destekler ile sözüm ona meydan okuyucu cesur bir harakete imza atmaya girişti bile.Kapağinda  "Je Suis Charlie" yazan bi pankart taşıyan bir karikatür ve o karikatürü taşiyan beden olarakda "Hz. Muhammet (S.A.V)'i" resmediyor.

>Hani müslüman toplumunu sorumlu olmadığıni kabul etmiştin,hosgörü sırıtmaları atiyordun?
>Ne oldu da fatura olarak kılıçlar müslümana çekildi yine?
>Neden sizin için özgürlük müslüman toplumunu ezerek çıkılan bir kıdem?
>Ey efendi önce haddini bileceksin,sonra çıkıp bu olayı cesarete bağlayacaksın?
>Senin kınadığına kuçak mi açtıkda,kanlı ellerin yine bize döndü?


Öğretmenevine İçki Yasağı!

Öğretmenevine İçki Yasağı!
Alkollü içki satışı yasağının, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenevlerinde de uygulanmasıgündeme geldi.

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (TAPDD) üniversitelerin sosyal tesislerindeuygulamaya konduğu alkollü içki satış yasağı, şimdi de kamu kurumlarına ait sosyal tesislere yansıyor. Emniyetin, 'Polis Moral Eğitim Tesisleri' olarak adlandırılan sosyal tesisleri 'eğitim kurumu' statüsüne alındıktan sonra başlatılan alkol yasağının ardından, şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenevlerinde alkol yasağı geliyor.

VALİLERE YAZI

Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Grup Başkanı Fevzi Durgun imzasıyla 2 hafta önce Türkiye genelindeki akşam sanatokullarını da bünyesinde bulunduran bütün öğretmenevlerine ve 81 il valisine, alkol satışının yasaklanması gerektiğini içeren resmi yazı gönderildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenevlerinde alkol satışıyla ilgili ne yapması gerektiğini, 25 Nisan 2013 tarihinde Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na sorduğu belirtilerek, buradan gelen yanıtın da 18 Temmuz 2013 tarihli resmi talimata eklendiği görüldü.

Yazıda, alkol satış yasağının olması gerektiği belirtilerek, "Öğretmenevlerinin asli fonksiyonlarının eğitim çalışanlarının konaklama ihtiyacını karşılamak olduğu, ayrıca yeme-içme, spor, eğlence ve eğitim ihtiyaçları için yardımcı ve tamamlayıcı birimleri de bünyesinde barındıran kurumlar olarak tanımlanmıştır. Yasaya göre; öğretmenevleri de her türlü eğitim-öğretim kurumları olarak tanımlanan madde kapsamındadır" denildi.

YASA ANLATILDI


Yasa ve yönetmelikleri uzun uzun anlattığı görülen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Suat Evcimen'in öğretmenevi ve akşam sanat okullarının eğitim ve öğretim yönleri ile eğitim ve öğretim konumları olup-olmadığının tarafınızca değerlendirilmesi ve ve önceden alkollü satış belgesi almış olanların kurumumuze bildirilmesi uygundur" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı da bu yazışmayı tüm teşkilatıyla paylaştı.

Tank Demokrasisi!

Tank Demokrasisi!

ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Mısır'da darbeci yönetime tam destek vermesi tepki çekti. Müslüman Kardeşler, Kerry'nin 'Ordu demokrasiyi tesis etti' sözlerine öfkeli: Obama devrilse aynısını mı söyleyecekti?
Mısır’da ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yönelik askeri müdahaleye ‘darbe’ diyemeyen ABD, dün bunun yerine ‘demokrasi’ diyerek dünyayı şaşırttı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Mısır ordusunun darbe yaparken “demokrasiyi yeniden tesis etmekte olduğunu” savundu. 

Pakistan'ın Geo News kanalına konuşan Kerry, darbe öncesi düzenlenen muhalif gösterileri kast ederek şöyle dedi: "Kaos ve şiddete sürüklenmekten korkan milyonlar ordudan müdahale etmesini istiyordu. Ve şu ana kadarki düşüncemize göre, ordu yönetime el koymadı.” Kerry, ordunun atadığı geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur’un hükümetini de, “sivil” diye niteledi. 

Bu sözler, Mursi’nin mensubu olduğu Müslüman Kardeşler örgütünün sert tepkisini çekti. Örgüt sözcüsü Cihad Haddad, ABD’nin “işbirlikçilik yaptığını” söyleyerek “Hüsnü Mübarek diktatörlüğünü de desteklemişlerdi” dedi. 

'KONGRE LAĞVEDİLSE SUSAR MI?'

Haddad tepkisini şu sorularla dile getirdi: “Ordunun görevi demokrasiyi yeniden tesis etmek midir? Kerry, Barack Obama’ya karşıgösteriler düzenlense, Savunma Bakanı Chuck Hagel’ın başkanı görevden almasını kabul mü edecek? Amerikan ordusu anayasayı askıya alıp Kongre’yi mi lağvedecek? Sadece kendilerinin seçtiği bir başkan mı atayacak?” Sözcü, “Bu söylem endişe verici. Amerikan halkı, tiranlığıdestekleyerek kendi değerlerini hiçe sayan bu yönetime tepki göstermeli” dedi. 

Amerikan yönetiminin ‘darbe’ diyememesinin önündeki en büyük engel, Mısır’a yıllık 1.3 milyar dolarlıkaskeri yardım. Kongre, darbe olan ülkelere yardımı yasaklıyor. Ancak Kerry’nin sözleri, ordunun yaptığı katliamları eleştiren Washington’ın, ‘orta yol’ politikasından vazgeçip darbeye açık destek vermesi olarak yorumlandı. 

BOZDAĞ: İNANALIM MI GÜLELİM Mİ? 


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Kerry’nin Mısır’a ilişkin açıklamasına, “Buna inanır mısınız, yoksa güler misiniz?” diye tepki gösterdi. Bozdağ, “ABD ve AB ülkelerinde de demokrasiyi ordu mu inşa etti? Darbe, demokrasiyi inşa etmez; katleder, yok eder. Tıpkı Mısır’daki gibi” dedi. 

Bozdağ Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin yardımlarından rahatsız olanlar olabilir ama biz rahatsızlık vermeye devam edeceğiz” dedi.

DHKP-C'nin Bottaki Bombacısı Beyoğlu Esnafı

DHKP-C'nin Bottaki Bombacısı Beyoğlu Esnafı
Yunanistan'ın Sakız Adası açıklarındaki botta yakalanan iki DHKP-C'liden Adalet Bakanlığı ve AK Parti Genel Merkezi'ne saldırı olaylarına karışan Mehmet Yayla'nın yakalanması için emniyet birimlerine fotoğraflarının dağıtıldığı ve her yerde arandığı ortaya çıktı.

Ankara’da geçen mart ayında Adalet Bakanlığı’na bombalı, Ak Parti Genel Merkez Binası’na ise lav silahı ile saldırı düzenlendi. Polisin yaptığı araştırmada bombalı saldırıları gerçekleştirdikleri gerekçesiyle DHKP-C’li Hasan Biber ve Mehmet Yayla’nın aranmasına başlanmıştı.

Biber ve Yayla’nın fotoğrafları tüm güvenlik birimlerine dağıtılıp aranmalarına devam edilirken 2 örgüt üyesi Ege Denizi, Sakız Adası açıklarında bomba yüklü bir botta yakalandı. Botta 2 lav silahı, 2 anti tank mayını, 4 el bombası, 2 zaman ayarlı bomba, 2 tabanca ve 190 mermi bulundu.

Yunan polisi, Atina’da 11; Selanik’te 3 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan 5’i Türk, 3’ü Yunan 8 kişinin tutuklandığını açıklandı. Yunan polisi tutuklanan kişilerin “silah ve harp malzemesi taşıma (tanksavar, tabanca, mermi el bombası) ve patlayıcı madde taşıma ve bomba mekanizmaları kurma” gibi ağır suç ve terör eylemlerine teşebbüs suçlarıyla Sakız Adası savcılığına sevk edildiklerini bildirmişti.

Olayla ilgili Yunanistan’da soruşturma sürerken, Mehmet Yayla’nın, Emniyet tarafından arananlar listesinde fotoğrafının tüm birimlere dağıtıldığı ortaya çıktı.

Emniyet'in birimlerine dağıtılan fotoğrafta  Mehmet Yayla’nın kimlik numarasının yanında 1.75-1.80 boyunda, 70-75 kilo ağırlığında olduğu belirtildi.. Yayla’nın 1980 Çorum doğumlu olduğu da not düşüldü.

YAYLA KARDEŞLER
Mehmet Yayla'nın ağabeyi, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın terörist listesine aldığı Bulut Yayla, "ABD Büyükelçiliği'ne yönelik saldırıyı organize etme" suçlamasıyla Yunanistan'dan Türkiye'ye gelirken yakalandı. Kardeşi Şafak Yayla ise DHKPC'ye yönelik operasyonda yakalanıp tutuklandı.

BEYOĞLU'NDA İŞYERİ VAR

Mehmet Yayla'nın Beyoğlu'ndaki Terzi Han'da bir işyerinin bulunduğu ve 2010 yılında işyerinin Maliye'ye 7 bin lira vergi borcu olduğu görülüyor.

DURAK FM

DURAK FM
Gölgeniz Boyunuzu Geçiyorsa;Bundan Kime Ne? Durak FM Yalnız Anlarınıza Ortak Olmak İstiyor. Kaybedenlerin,Yanlızların,Aşıkların... Herkesin Radyosu... HOŞ GELDİN SAYIN DİNLEYİCİ DURAK FM      Tıklayınız...

Fransa'da Kediler İnsanlara Saldırıyor

Fransa'da Kediler İnsanlara Saldırıyor
Fransa'da yaşanan akıllara durgunuk veren bir olay, bilim insanları arasında tartışma başlattı. Bir kadın ve köpeğine saldırarak her ikisini de hastanelik eden 'vahşi kediler çetesi', endişeyeneden oldu. Bir teori, kedileri 'havaların' etkilediği yönünde.

Fransa’da kısa bir süre önce yaşanan saldırı, bilim insanlarının kafasını karıştırdı. Fransa’nın doğusunaki Belfort kentinde, 31 yaşındaki bir kadın köpeğini gezdirirken altı kedinin saldırısına uğradı. Kediler, vahşi bir şekilde kadının üzerine atlayarak onu yere serdi ve yaralanmasına neden oldu.

Kuduz aşısı yapılan ve tedavi altına alınan talihsiz kadının annesi Josette Galliot, İngiliz Independent sitesine yaptığı açıklamada, “Kediler kızımı yere devirdi ve bacaklarını, kollarını ısırdılar. Hatta bir atar daması neredeyse parçalıyorlardı” dedi.

Galliot, 21 Temmuz’da yaşanan saldırının ardından kızının hala şokta olduğunu ve kendisini toparlamakta güçlük çektiğini söyledi.

KEDİLERİ NE VAHŞİLEŞTİRDİ?


Belfort’daki veterinerler ve yerel sakinler, kedileri neyin kontrolden çıkardığı konusunda emin değil. Bazıları ise sıcak havaların hayvanların başına vurmuş olabileceğini öne sürdü.

Veteriner Valerie Dramard, ‘kedilerin kendi bölgelerini köpeğe karşı korumak istediklerini, kadının karşılarına çıkması sonucu ona saldırdıklarını’ savundu. Dramard, “Kediler bir kıyamet senaryosunun zombileri değil... Sadece bölgelerini korumaya çok düşkünler ve farklı türlere karşı düşmanca davranıyorlar” dedi.

Ancak bilimsel verilere bakıldığında, kediler son derece agresif canlılar olarak ortaya çıkıyor. Kediler, her yıl sadece ABD’de 1.4 ile 3.7 milyar kuş öldürüyor. Yine ABD’de, kedilerin öldürdüğü küçük memeli sayısı her yıl 6.9 ile 20.7 milyar arasında değişiyor.

Verilere bakarak, kedilerin evlerde tutulmasına yönelik kanun çıkarılmasını savunanlar bile var. LiveScience sitesine konuşan ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde profesör olan Stanley Temple, “Köpeklerin tasmasız gezdirilmeyeceğini kabul ettik. Ancak bazı kedi sahipleri hayvanlarının evde tutulması gerektiği düşüncesine karşı çıkıyor” dedi.

FRANSA’DA TEHDİT BÜYÜYOR MU?

LiveScience haberine göre, Fransa’da yabani hale gelen kedilerin sayısı her gün 8 bin artıyor.

Kızı hastanede yatan Galliot, “Bu beladan kurtulmalıyız... Mahallelerde başıboş birçok kedi var. Aynı zamanda birçok küçük çocuk var. Yeni bir saldırı yaşanmasını istemiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.

Yine de kedi sahipleri fazla alınmamalı. İngiltere’nin Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, köpeklerin de kediler kadar vahşi doğada yaşayan canlıları öldürdüğünü gösterdi.

Mısır'dan Türk Vatandaşlarına Vize Şoku!

Mısır'dan Türk Vatandaşlarına Vize Şoku!
Mısır yönetiimi, devrik lider Hüsnü Mübarek döneminde uygulamaya koyulan sınırda vize almakolaylığı sağlayan prosedürü, Türk vatandaşları için tek taraflı iptal etti.

Türkiye'nin Kahire Büyükelçiliği yetkililerindenalınan bilgiye göre, Mısır yönetimi, Türkiye'nin dearalarında bulunduğu 50'ye yakın ülke için uygulanan sınır kapılarından vize alma prosedürünü Türk vatandaşları için tek taraflı iptal etti.

Başta Türkiye'den olmak üzere çeşitli ülkelerden Mısır'a gelmek isteyen Türk vatandaşları, pasaportlarında vize olmadığı için uçağa kabul edilmedi. 

Mısır; daha önce de Suriye, Filistin ve Yemenvatandaşları için sınırdan vize alma kolaylığını tek taraflı kaldırmıştı.

Ehliyet Alabilmenin Yeni Şartları

Ehliyet Alabilmenin Yeni Şartları
Sürücü adayları, ehliyet almayı zorlaştıran yeni düzenlemeye göre ilk direksiyon sınavına girdi.Direksiyon eğitimi sınavına girecek adaylar, değerlendirme kriterleri arasında ilk kez yer alan"aracı geri viteste kullanma, araçların arasına park etme" yeteneklerine göre dedeğerlendirilecek.


Sürücü adayları, ehliyet almayı daha da zorlaştıran yeni düzenlemeye göre ilk direksiyonsınavına girdi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), trafikkazalarını azaltmak, bilinçli sürücülerin eğitilmesi için Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'ni mayıs ayında yenileyerek, ehliyet almayı zorlaştıran bir düzenleme getirmişti.

Yönetmelikte en büyük değişiklik direksiyonsınavlarındaki puanlama sisteminde yapıldı. Önceki yönetmeliğe göre, 100 puan üzerinden belirli kriterlere göre değerlendirme yapılıyor ve hata yapıldığında puan düşülüyordu. Yenidüzenlemede bu uygulama kaldırıldı ve yerinedaha sıkı kurallar getirildi.

Adayın direksiyon sınavında değerlendirilecekhususların sadece birinde hata yapması, sınavdanelenmesine neden olacak. Örneğin, sınavesnasında arabaya binerken emniyet kemerinitakmayan, ayna ve koltuk ayarlarını kontroletmeyen sürücülerin sınavı araba hareketetmeden sona ermiş sayılacak.

HATA AFFETMEDEN DİREKSİYON SINAVI

Ehliyet alabilmek için daha önce düzenlenenteorik sınavı geçen adaylar, haftasonu yenidüzenlemeye göre ilk direksiyon sınavında ter döktü.

Ancak, yeni yönetmelik çıkmadan önce ehliyet kurslarına kayıt yaptıran sürücü adayları eski hükümleregöre direksiyon sınavına değerlendirmeye tabi tutuldu.

Sınavdaki yeniliklerden bir diğeri de sınav için 30 dakika süre verilmesi olurken, ayrıca ilk kez direksiyonsınavlarında müfettiş ve bakanlık denetçisi görevlendirildi.

PARK EDEBİLİYOR MU?

Direksiyon eğitimi sınıvına girecek adaylar, değerlendirme kriterleri arasında ilk kez yer alan “aracı geriviteste kullanma, araçların arasına park etme” yeteneklerine göre de değerlendirilecek.

Sınav esnasında adaylar iki bölümde belirlenen kriterlere göre değerlendirilecek. Birinci bölümdeemniyet kemerini takma, ayna ve koltuk ayarlarını kontrol etme, aracı çalıştırma, emniyetli ve rahat kalkış yapma, hız kurallarına uyma, şerit izleme, direksiyon hakimiyeti, vites değiştirme becerisi, trafik ışık ve işaretlerine dikkat etme gibi konular yer alıyor.

Bu bölümü hiç hatasız geçen aday, ikinci bölümedeki kriterlere göre değerlendirilecek. Buradaki kurallara göre ise iki hata yapan sürücü adayı elenecek.

SINAV ANI

Yeni uygulamaya göre yapılan ilk direksiyon eğitim sınavı, Ankara Gölbaşı'nda gerçekleştirildi.

İncek Bulvarı'nda akan trafikte yapılan sınavda, polis ekibi ve ambulans da hazır bulundu. Sürenin arttığı, puanlama sisteminin değiştiği ve parkurun uzadığı sınavda adaylardan geri vitesle park etmeleri de istendi.

'SINAV DAHA ZORLAŞTI'


Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Ali İhsan Avcı, yaptığı açıklamada, yeni uygulamayla direksiyon eğitimi sınavının daha zorlaştırıldığını belirtti.

Öncelikle sınav süresinin artırıldığına dikkati çeken Avcı, "Bu sürede sürücü adayının trafik kurallarının tamanındaki davranışlarını denetliyoruz. Eğer herhangi bir ihlali olursa aday sınavdan kalıyor" dedi.

Sürücü adaylarından direksiyon sınavının zorlaştığını bilmelerini isteyen Avcı, "Çünkü trafikte hata yapan bunu ya hayatıyla ya da başkasının hayatıyla ödüyor" diye konuştu.

Sınav Komisyonu Üyesi Hamit Saydam ise yeni uygulamayla sürücü adaylarının değerlendirilmesinde de değişikliğe gidildiğini belirtti.

Sürücü adaylarının daha önce puanlama sistemiyle değerlendirildiğini hatırlatan Saydam, "Yeni uygulamada ise mesela aday trafiği tehlikeye sokan bir hareket sergiliyor veya sinyal vermeden kontrolsüz çıkış yapıyor, böyle bir durumda adayın sınavını bitiriyoruz ve başarısız olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Yeni sistemle ilk defa sınava giren sürücü adaylarından Fırat Babat sınav sırasında geri vitesle park, dur-kalk gibi uygulamalarla karşılaştığını söyledi.