Sneijder'e Instagram Tuzağı!

Sneijder'e Instagram Tuzağı!

Ara transferde İtalyan devi Inter'den alınan Wesley Sneijder, Orduspor maçında attığı golle kendine geldi.
Hollandalı yıldız bu performansına Eskişehir,Gençlerbirliği ve Schalke sınavlarında da devam etmek istiyor. Ancak tecrübelifutbolcuyu kızdıran konunun bununla ilgisi yok. 

Sneijder, twitter adresinden bir mesajyayınlayarak, fotoğraf paylaşım sitesiinstagram’da kendisinin ve eşi Yolanthe Cabau'nun fotoğraflarını yayınlayan hesabın kendisine ait olmadığını duyurdu. 

Takipçilerinden bu hesabı takip etmemelerini ve sadece mevcut adresinden paylaşım yapacağı için burayı izlemelerini rica etti.

BDP'deki Köstebek Kim?

BDP'deki Köstebek Kim?

BDP heyetinin İmralı ziyaretinde Öcalan ile yaptığı görüşmeler kamuoyuna nasıl sızdı?... BDP şimdi o köstebeği arıyor.
 BDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan, geçtiğimiz hafta sonu İmralı'ya gidip teröristbaşı ile bir araya geldi. Görüşme barış sürecine yönelik umutları arttırırken dün şok bir olay yaşandı. Öcalan ve heyetin yaptığı 5 saatlik görüşmenin tutanaklarının bazı bölümleri, dün bir gazetede yayımlandı. Sızma, "sürece sabotaj" girişimi olarak değerlendirildi. 

DEPREM ETKİSİ YARATTI 
Tutanakların sızdırılması Ankara'da da deprem etkisi yarattı. Tutanakların ortaya çıkması üzerine Adalet Bakanlığı da acil gündemle toplandı. Bakanlık kaynakları, basına sızan ifadelerle İmralı tutanaklarını karşılaştırdı. Basına sızan görüşlerin MİT görevlilerinin aldığı notlarla örtüşmediği açıklandı. Hükümet kaynakları ise ifadelerin BDP tarafından sızdırıldığını düşünüyor. 

'BİZ SIZDIRMADIK' 
BDP de tutanakların sızdırılmasının süreci sabote etmeye dönük olduğunu savundu. Grup Başkanvekili İdris Balüken, tutanakların kendileri tarafından verilmediğini belirtti. Baluken, "Oslo görüşmelerini kim sızdırdıysa bunu da o sızdırdı. Başka provokasyonlar da olabilir" dedi. 

MEKTUPLAR ADRESE ULAŞTI
Çözüm sürecindeki yoğun trafik Erbil- Brüksel hattında devam ediyor. İmralı'dan gönderilen 20 sayfalık mektup Kandil ve Avrupa'daki adreslere teslim edildi. Hemen ardından da BDP ve DTK Eşbaşkanları önceki gece Süleymaniye'ye gitti. Heyet, terör örgütü PKK yöneticileri ile yüz yüze görüştü. Öcalan'ın kendilerine sözlü olarak ilettiği mesajları da paylaştı. 

YNK-KDP DE DEVREDE 
Bu arada Kandil'e giden heyeti Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin partisi YNK üyeleri karşılarken, Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani'nin partisi KDP de sürece tam destek veriyor. 

GÖRÜŞME HENÜZ BAŞLANGIÇ
BDP'nin dün yayınladığı Parti Meclisi sonuç bildirgesinde şöyle denildi: "İmralı'daki görüşmeler çözümün kendisi değil başlangıcıdır. 4. yargı paketinin içi de bundan önceki paketler gibi neredeyse boştur. Partimiz böyle bir paketi kabul etmeyecektir." 

* Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan'ın da arasında bulunduğu BDP heyeti, geçtiğimiz hafta İstanbul'dan İmralı'ya gitmişti... 

* BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan dün KCK Yönetim Kurulu Üyesi Zübeyir Aydar başta olmak üzere örgütün Avrupa sorumluları ile görüşmek için Brüksel'e gitti. Buldan, "Mektup zaten dün (önceki gün) gitti. Ben sadece Öcalan'la yapılan görüşmelere yönelik konuşmak için gidiyorum" diye konuştu. 

* İmralı' dan gönderilen 20 sayfalık mektup Kandil ve Avrupa'daki adreslere iletildi. Kandil'e mektubu BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder götürdü.

'BAZILARI BARIŞI İSTEMİYOR...'
Tutanaklarda yer alan ifadelerin basında yer almasına siyasilerden de tepkiler geldi.
AK Partili Galip Ensarioğlu: Devletin ve PKK'nın içinde barışı istemeyenler olabilir. Bunlar oldu diye süreçten vazgeçilmiyor.
AK Partili Mehmet Metiner: Bu sürecin her türlü provokasyona rağmen kararlılıkla sürdürülmesi gerekir.
BDP Milletvekili Sırrı Sakık: BDP'nin diplomatik temasları sürerken, görüşme notlarının sızdırılması şık olmadı. Umarız bu tablo sürece zarar vermez. 

MUHALEFETTEN TEPKİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Ortaklardan birisinin yaptığı açıklamaları gazetelerde okuduk, diğer ortağın yapacağı açıklamaları bekliyoruz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Bugün ülkenin tek gündemi İmralı'da yatan teröristin ne zırvaladığı, neyi tavsiye ettiği ve neleri istediği.

Ünal Aysal: İflas Riskiyle Karşı Karşıyayız

Ünal Aysal: İflas Riskiyle Karşı Karşıyayız

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, sermaye artırımı yapılmaması durumunda kulübün iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Aysal, Galatasaray Sportif’in 251 milyon lira zararla iflas noktasında olduğunu, toplam borçların 328 milyon dolara ulaşmasıyla çarkı döndürmenin zorlaştığını daha önceden görmesi durumunda başkanlığa soyunmayacağını belirtti.

Ünal Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş.’deki tartışılan sermaye artırımı adımının gerekçesini ortaya koymak için ilk seçildiği güne döndü: 
- 4 Mayıs 2011’de başkanlığa seçildim. Önce mali durumumuza baktık. 251 milyon lira zararda olan Galatasaray Sportif A.Ş.’nin 2 milyon 788 bin lira sermayesi vardı. Yani, şirket aslında iflas noktasındaydı. Birileri o yönde adım atsa anında iflas kararı verilebilirdi.

Borç yükü üzerinde durdu:
- Toplam borçlar 328 milyon dolardı. Bunun 78 milyon doları muhacceldi.

Varlık ve gelirlerin durumunu özetledi:
- Türk Telekom Arena, Ocak 2011’de devreye girmiş, koltuk ve loca satışları 3 yıllığınagerçekleşmiş, elde edilen gelir harcanmıştı. Bize önemli gelir yaratacak Riva projesi de hemendevreye girecek noktada değildi.

Bunun üzerine Rus Bankası VTB’yle görüşüp hisse senedi reposu yapmayı düşündüklerini kaydetti:
- Hisse senedi reposu karşılığında kredi kullanacaktık. Ancak, mevzuat müsait değildi. Bunun üzerine İMKB’de hisse satışına giriştik. Temmuz 2011’den Aralık 2011’e kadar satıştaydık. 96 milyon dolar topladık.

Ünal Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş.’nin sermaye artırımının iki aşamalı olmasını SPK’dan bir tavsiyeye bağladı:
- Sermayemiz ilk artırım öncesi 2 milyon 788 bin liraydı. 13 milyon 940 bin liraya çıkardık. Ancak, 300 milyon liralık bir ekonomik büyüklüğü yönetmek için bu sermaye de yetersizdi.

Galatasaray Sportif A.Ş.’nin 15 bin yatırımcısı olduğunu kaydetti:
- 19 Nisan 2012’de genel kurulumuza kayıtlı sermayeyi 600 milyon liraya yükseltmek isteğimizi götürdük. 410 adet hissenin temsilcisi aleyhte oy kullanırken 153 milyon 452 bin 955 hisseye sahip olan çoğunluk leyhte oy verdi.

Sermaye artırımını engellemek isteyenlerin 16 kişi olduğunu ifade etti:
- Galatasaray Sportif hisselerini bizim sermaye artırımına gideceğimize dönük ilk görüşmeleri yaptığımız günlerde alan bu 16 kişi birbirinin kopyası dilekçelerle işlemi frenlemek üzere dava açtı.

Kendisinin de o kişiler hakkında dava açtığını vurguladı:
- O 16 kişi Galatasaray taraftarı değil. İşlemlerimizi zora sokmak için seferber olmuş insanlar.

- Sonuçta ikinci sermaye artırımı denemenize SPK da fren koydu.

- Maalesef öyle oldu. Böylece 16 kişinin başlattığı süreç, Galatasaray Sportif hissedarlarının çoğunluğunu mutsuzluğa sürükledi.

- Ama sermaye artırımımız bedelliydi.

- Öyle ama sermaye artırımıyla güçlenecek hisse senetleri onların da işine gelecekti.

Madem Galatasaray yönetiminin attığı adım hissedarlarının çoğununu işine yarayacaktı SPK neden fren koymayı seçti?
SPK etik dışı davrandı

Ünal Aysal, SPK’nın Galatasaray Sportif’in sermaye artırımını tartışmalı hale getiren frenleme kararını şöyle yorumladı:
- SPK’nın küçük hissedarları koruduğu söyleniyor. Galatasaray Sportif’in bize dava açan 16 kişi dışında yüzlerce küçük hissedarı var. O küçük hissedarlar ne olacak? SPK, aslında bunu yaparak etik dışı davranmıştır.

- Bundan sonraki adım ne olacak?

- Sermaye artırımında ısrarlıyız. SPK’nın bu konuda çizeceği yeni çerçeveyi bekliyoruz. Ona göre kararımızı vereceğiz.

Bu noktada UEFA’nın mali kurallarını anımsattı:
- UEFA’nın yeni mali kuralları var. Bizim güçlü sermayeye doğru adım atmamızın altında UEFA’nın kriterlerine uyum çabası var.

Sonra ekledi:

- Kulüplerimiz finansal fair play kurallarına uymazsa, UEFA kupalarına katılma şansını da kaybedebilir.

* Bunları bilsem başkan olmazdım
Ünal Aysal, sermaye artırımı yüzünden yaşadıklarının kendisini getirdiği noktayı şu cümleyle özetledi:

- Galatasaray Sportif’in 251 milyon lira zararla iflas noktasında olduğunu, toplam borçların 328 milyon dolara ulaşmasıyla çarkı döndürmenin zorlaştığını daha önceden görsem başkanlığa soyunmazdım.

Erdoğan'a Bir Tepkide ABD'den

Erdoğan'a Bir Tepkide ABD'den

Beyaz Saraydan Başbakan Erdoğanın dün Medeniyetler İttifakı forumunda yaptığıkonuşmada kullandığı "Tıpkı siyonizm gibi, tıpkı antisemitizm gibi, tıpkı faşizm gibi, İslamofobinin de bir insanlık suçu olarak görülmesi kaçınılmaz hal almıştır" açıklamasına İsrailden sonra bir tepki de ABD'den geldi.

Beyaz Saray Sözcüsü Tommy Vietor tarafından yapılan açıklamada “Başbakan Erdoğan’ın Siyonizmin bir insanlık suçu olduğu yorumunu reddediyoruz. Bu yorum saldırgan ve hatalıdır” denildi.

Vietor, “Tüm inançlardan, kültürlerden ve görüşlerden herkese, nefret eylemlerini kınama ve çağımızda yaşanan farklılıkların üstesinden gelme çağrısı yapıyoruz” dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dün akşam bir açıklama yaparak Erdoğan’ın sözlerini, “Benzerlerinin dünyadan silindiğini düşündüğümüz karanlık ve hakaretamiz bir ifade” olarak nitelendirdi. Netanyahu, “Türkiye Başbakanı'nın Siyonizm'le Nazizm arasında yaptığı kıyaslamayı kınıyorum” ifadelerini kullandı.

İsrail kamuoyunun ve ADL ve B’nai Brith International gibi dünyanın önde gelen Yahudi örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra Yahudi cemaatinden de Başbakan’a eleştiri geldi.

Moskova Başhahamı ve Avrupa Hahamlar Konferansı Başkanı Pinchas Goldschmidt, Erdoğan’ın Siyonizm eleştirisinin anti-Semitizm boyutlarına vardığını belirtti.

Goldschmidt yaptığı yazılı açıklamada, “Bu Yahudi halkına ve özünde barış olan bir harekete yapılmış cahilce ve nefret dolu bir saldırıdır. Başbakan Erdoğan’ı anti-Siyonizm’i anti-Semitizm için bir hüsnütabir olarak kullanan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Sovyet liderlerinin seviyesine indirmiştir” dedi.

Müslüm Baba Hayatını Kaybetti

SENİ UNUTMAYACAĞIZ...

Müslüm Baba Hayatını Kaybetti
Geçirdiği by-pass ameliyatının ardından yoğun bakıma alınan, arabesk müziğin duayeni Müslüm Gürses hayatını kaybetti.

Ünlü sanatçının menajeri Nevzat Takmaz, ''Doktoru artık yapacak bi şey kalmadığını söylüyordu. Bir iki gün ancak yaşayacağını söylüyordu. Beyin fonksiyonlarının tamamen bittiği söylenmişti. Suni akciğere bağlı olarak yaşıyor. Müslüm Gürses'in bağlı olduğu suni solunum cihazının fişi çekilince her şey bitti demek olacak'' dedi.

''O halde artık size başınız sağolsun diyebilir miyiz?'' sorusuna Nevzat Takmaz, ''Evet artık diyebilirsiniz. Bitti her şey'' yanıtını verdi.

MUHTEREM NUR ŞOKTA!


Acı haberin ardından Muhterem Nur "Müslüm'ün durumu kötüydü. İki gündür hastaneye gitmiyordum. Acaba öldü de bana mı söylemediler"dedi.

HASTANEDEN MÜSLÜM GÜRSES AÇIKLAMASI


Çeşitli ajansların Müslüm Gürses'in vefat ettiğiyle ilgili haberi üzerine Memorial Hastanesi yetkilileri Müslüm Gürses'in durumunun ağır olduğu ama vefat etmediği bilgisini verdiler.

BAKANLARDAN MÜSLÜM GÜRSES TWEETLERİ

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabında Gürses'i kaybettiğimizi yazdı. 

Mehmet Müezzinoğlu 
Müslüm Gürses'i kaybettik. Çok üzgünüm, başımız sağolsun. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter'daki hesabında Müslüm Gürses'in ardından şunları yazdı:

Mehmet Şimsek
"İlkokulu bitirdim. Gerisi yok.." Bunu diyen Müslüm Gürses milyonların kalbine taht kurdu. Mütevazı, derinlik sahibi, mahcup ve sakindi

MÜSLÜM GÜRSES'İN HAYATI

Müslüm Gürses, (d. 7 Mayıs 1953, Fıstıközü, Halfeti - Şanlıurfa, Türkiye) Türk ses sanatçısı. Gerçek adı Müslüm Akbaş'tır.

Son yıllarda bazı pop ve rock tarzındaki parçaları da repertuarına katarak Nilüfer’in Olmadı Yar isimli şarkısını, Teoman’ın Paramparça ve Tarkan’ın İkimizin Yerine adlı çalışmalarını da seslendirdi.

1979 yılında ilk defa İsyankar filmiyle kamera karşısına geçen Gürses, toplam 38 sinema filminde rol almıştır.

ÇOCUKLUĞU
7 Mayıs 1953'de Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi'nin Fıstıközü köyünde kerpiç bir evde dünyaya geldi. Annesinin adı Emine'dir.

Babası Mehmet Akbaş rençberlik yapar, türkü söylemeyi sever, bağlama çalardı. Akbaş çiftinin Müslüm'den sonra Ahmet ve Zeyno adında bir erkek, bir de kız çocukları oldu.

Müslüm Gürses'in çocukluğunun ilk yılları Şanlıurfa'da geçti. Gürses üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailecek Adana'ya göç ettiler.

SANAT YAŞAMININ İLK YILLARI

Müslüm Gürses, şarkıcılığa 1965 yilinda, kücük yaşta Adana'da bir çay bahçesinde şarkılar söyleyerek başladı, ayni zamanda Halkevine de gitti. Terzi çıraklığı ve kunduracılık yaptı, o yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı. Ayrıca ilkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. Sesiyle küçük yaşlarda dikkat çeken Gürses kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şunları söylemiştir: "İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana'da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu'nda sanatçı oldum".

Soyadını da orada çalışırken “Gürses“ olarak değiştirirler.

1967 yılından itibaren TRT-Adana-Çukurova Radyosunda da her hafta Cumartesi günü canlı olarak türküler söyledi. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45'likleri çıkarmaya başladı. İlk plağı 1968 tarihli "Emmioğlu/Ovada Taşa Basma" plağıdır ve Ömür Plak , Adana basımıdır. Ömür Plak ile toplam 4 adet 45'lik yaptı.

İstanbul'a gelen Gürses, Selahattin Sarıkaya'nın sahibi olduğu Sarıkaya Plak ile 2 adet 45'lik Plak yaptı: "Giyin Kusan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin" ile "Gitme Gel Gel/Haram Aşk".

Daha sonra 1969 yılında yine İstanbul'da Palandöken firması ile çıkış parçası olan "Sevda Yüklü Kervanlar"ı içeren "Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma" isimli 45'lik Plağı çıktı. Bu plak tam 300.000 adet satarak rekor kırmıştır.

Gürses, bu plaktan sonra askerliğini yaptı, tekrar İstanbul'a gelerek aynı firmada plaklarını çıkarmaya devam etti. Palandöken firması ile tam 13, sonra Bestefon firması ile tam 4, daha sonra Hülya Plak ile tam 15 ve nihayet Çın Çın Plak ile tam 2 adet 45'lik plak yaptı.

DİNLEYİCİ KİTLESİ
Müslüm Gürses`in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur. Doktora tezleri dahi yazılmıştır (Mesela 2002/ Bağlam Yayıncılık : Caner Işık / Nuran Erol , " Arabeskin Anlam Dünyası ve Müslüm Gürses Örneği ").

1999 yılında Müslüm Gürses’ in o dönemde 15 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elenor plak firmasıyla yolları ayrıldı.

Ocak 2006`da Gönül Teknem adlı albümü Seyhan Müzik etiketiyle raflardaki yerini almıştır.

Gürses’in, 2006’da yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” Pasaj Müzik etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı. Mungan’ın sözlerini yazdığı, David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendirdi. Sonra 2009 yılında yine ayni firmadan çarpıcı bir albüm "Sandık" ile Müslüm Gürses sahnelere geri döndü.

2010 yılında Kasım ayında yeniden Pasaj Müzik ile "Yalan Dünya" isimli bir albüme imza atmıştır.

Dünya Uyur Türk Uyumaz!


Dünya Uyur Türk Uyumaz!
Fransız bir yazılımcı, Twitter'ın 7/24 nabzını tutan bir harita geliştirdi. Tweetping.net, mikroblog sitesindeki hareketliliği gerçek zamanlı olarak gözler önüne seriyor. Tweet akışını gösteren haritada, Türkiye'nin en aktif bölgelerden biri olduğu dikkat çekiyor.


Kullanıcı sayısı 700 milyona yaklaşan ve hergün 50 milyon mesaj atılan Twitter, artık 7/24 harita üzerinde takip edilebilecek.

Fransız yazılım geliştiricisi Franck Ernewein’in hazırladığı Tweetping, dünyanın dört bir yanında atılan tweet’leri gerçek zamanlı olarak gösteriyor. Tweet aktivitesinin harita üzerindekiparlaklıkla ifade edildiği Tweetping, aynı zamanda gerçek zamanlı istatistikler de sunuyor.

Haritada, ABD’nin Batı Yakası, Batı Avrupa, Türkiye, Endonezya ve Japonya tweet’lerin en aktif olduğu bölgeler olarak göze çarpıyor. Aynı zamanda, Arap Yarımadası, GüneyAmerika’nın kıyı kesimleri ve Çin’in kıyı kesimleri de Twitter kullanıcılarının aktif olduğu bölgeler olarak beliriyor. Kuzey ve Orta Afrika ile Orta Asya ise tweet bakımından karanlığa gömülmüş durumda.

TWITTER’IN DİJİTAL GÖRÜNÜMÜ

Daily Mail’in haberine göre, Tweetping.net, verileri kıtalara göre bölüyor, tweet sayısını, kelimeleri ve karakterleri gösteriyor. İstatistikler, Kuzey-Güney Amerika, Avrupa, Afrika ve Asya olarakkategorize edilmiş. Kategori tablosunu kapatarak, haritaya daha net bakabiliyorsunuz. Tweetping, sürekli değişen hashtag’leri de gösteriyor.

The Atlantic dergisi, Tweetping’i, ‘ışığın parıtısıyla Twitter’ın dijital hareketlerini ortaya çıkaran harita’ olarak tanımlıyor. Ancak, haritada parıldayan kısımların yanı sıra karanlığa gömülmüş yerler de kendini gösteriyor.

Ernewein, Tweetping’i sadece birkaç gün hayata geçirmiş olsa da, site şimdiden büyük bir ilgiyle karşılaştı. Fransız yazılım geliştiricisi, Tweetping’in küçük bir sunucu üzerinde çalıştığını ve birkaçgün içinde oluşan trafiği kaldırmakta zorlandığını belirtti. Ernewein, artan ilgiyle beraber daha büyük bir sunucu kullanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Twitter’ın kullanıcı sayısı 2012’de 650 milyonu geride bıraktı. Saniyede 600 tweet’in atıldığı mikroblog sitesi, geçtiğimiz hafta gerçek zamanlı video paylaşım hizmeti olan Vine uygulamasını hayata geçirdi. 

Google'a İnanılmaz Suçlama!

Google'a İnanılmaz Suçlama!
Arama motoru devi Google, ırkçılık suçlamalarıyla karşı karşıya.
Harvard Üniversitesi'nden profesör Latanya Sweeney, Google reklamlarında, siyahların ve beyazların kullandığı isimler aratıldığında istatistiksel açıdan ırkçılık yapıldığını ileri sürdü.

Sweeney, araştırma kapsamında, suç kaydı olan 2 bin kişinin isim ve soy isimlerinin Google'a yazıldığı ve genelde siyahilerin kullandığı isimler aratılınca suçla ilgili reklamların yüzde 25 daha fazla olduğuna dikkati çekti.

Google'da genelde siyahilerin kullandığı Ebony, DeShawn gibi isimler aratılınca çıkan reklamların, beyazların kullandığı Jill yada Geoffrey gibi isimlerde çıkan reklamlardan daha çok suç içerikli olduğu ortaya konuldu.

Araştırmada, siyahilerin daha sık kullandığı Latanya Sweeney, Latanya Lockett ve Latanya Farrel isimleri arandığında, Google'ın, genellikle suça ilişkin reklamları bulduğu belirtildi.

Suç kaydı olan Kristen Sparrow, Kristen Haring ve Kristen Lindquist gibi genelde beyazların kullandığı isim ve soy isimler de ise, daha nötr reklamların çıktığı kaydedildi.

Belli bir ücret karşılığında reklam verilen Google ise sonuçların tamamen nötr olduğunu ve herhangi bir ayırımcılık yapılmasına asla izin verilmediğini savundu.

Sözcü, reklamları niteleyen anahtar kelimelerin tamamen reklam verenler tarafından belirlendiğini ifade etti.

Dikkat! Facebook'u Hacklediler

Dikkat! Facebook'u Hacklediler

Facebook, geçtiğimiz ay hacklendiğini yaptığı kısa bir açıklamayla duyurdu.

Facebook, geçtiğimiz ay hack’lendiğini yaptığı kısa bir açıklamayla duyurdu. Facebook’un gecikmeli olarak yaptığı açıklama, sosyal devin geliştirici sayfasının bir süreliğine zararlılara teslim olduğunu gösteriyor.

Gerçekleştirilen “sofistike saldırıyı”incelediğini ve çeşitli kanuni yaptırım birimleri ile çalıştığını söyleyen Facebook, herhangi bir kullanıcısı bilgisinin sızmadığını iddia ediyor.

Yapılan açıklamadan saldırının, Facebookçalışanlarının geliştirici web sitesini ziyaret ettiğinde gerçekleştiği anlaşılıyor. Açıklamaya göre web sitesindeki bir açık, çalışanların laptop’larına zararlı kodların yerleştirilmesine izin vermiş. Facebook, laptop’ların tamamınıngüncel yazılımlar ve güncel anti-virüs ile donantıldığını ve zararlının varlığı anlaşılır anlaşılmaz temizlendiğini, kanuni yaptırım birimlerine haber verildiğini söylüyor. İncelemenin bugüne dek devam ettiğini bildiren sosyal deve göre Facebook kullanıcı verilerinin sızdığına dair herhangi bir kanıt yok.

Facebook’un yaptığı açıklamalar şimdilik bu kadar. Sosyal dev, ciddiyet kazanabilecek bir saldırıyı çok fazla büyümeden durdurmayı başarmış gibi görünüyor.

Gizli Tezkere Tutanakları Açıklanacak mı?



Gizli Tezkere Tutanakları Açıklanacak mı?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, 10 yıl geçmiş olmasının tutanakların otomatik olarak açıklanmasını gerektirmediğini söyledi.
Cemil Çiçek, Meclis'te bazı CHP'li milletvekillerinin 1 Mart 2003 tarihinde kabul edilen tezkere tutanaklarının açıklanması talebi ile ilgili soruları cevapladı. Kapalı oturum tutanaklarının 10 yıllık sürenin ardından Danışma Kurulu teklifi ya da grup önerisininGenel Kurul'da kabul edilmesi ile yayımlanabileceğini aktaran Çiçek, 38 kapalı oturum ile ilgili gizlilik kararı bulunduğunu da sözlerine ekledi.

İmralı'yla Pazarlık İddialarına Cevap Verdi

İmralı'yla Pazarlık İddialarına Cevap Verdi

Kültür ve Turizm Bakanı Çelik "Bu ifadelerin çoğu aktaranların spekülasyonudur, ama şunun da bilinmesi gerekir devletin niteliği, milletin vasfı üzerine bir pazarlık yürütülüyor değildir" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İmralı'ya giden BDP heyetinin basına yansıyan "görüşme tutanaklarına" ilişkin "Bu ifadelerin çoğu aktaranların spekülasyonudur, ama şunun da bilinmesi gerekir, devletin niteliği, milletin vasfı üzerine bir pazarlık yürütülüyor değildir" dedi.
Bakan Çelik, Yunanistan'ın Selanik Belediye Başkanı Yiannis Boutaris'i makamında kabul etti.

Selanik'in Türk tarihi açısından önemli olduğunu belirten Çelik, oradaki Türk ve Osmanlı eserlerinin korunmasına gösterdiğihassasiyetten dolayı Boutaris'e teşekkür etti.

Selanik'teki Atatürk Evi'nin restorasyonunun tamamlandığını söyleyen Çelik, Nisan ayında açılışının yapılacağını kaydetti.

Çelik, Türk ve Yunan tarafı iki karşıt grup gibi resmedilmesine rağmen tarihsel miras bakımındanortak değerleri olduğuna işaretederek, "Selanik'teki Atatürk Evi'nin sembol bir önem taşımaktadır. Atatürk Evi'nin yakınında Selanik Belediyesi tarafından düzenlenen meydanın Gazi Mustafa Kemal Atatürk Meydanı olarak adlandırılmasını kendilerinden istiyoruz. Bu dileğimiz yerine gelirsemutlu olacağız" diye konuştu.

"DEVLETİN NİTELİĞİ ÜZERİNDEN BİR PAZARLIK YÜRÜTÜLMÜYOR"-
Çelik, İmralı'ya giden BDP heyetinin basına yansıyan "görüşme tutanaklarında" yer alan başkanlık sistemine Abdullah Öcalan'nın destek verdiği ifadeleri ve vatandaşlık tanımına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine "Bu ifadelerin çoğu aktaranların spekülasyonudur, ama şunun da bilinmesi gerekir, devletin niteliği, milletin vasfı üzerine bir pazarlık yürütülüyor değildir" dedi.

Görüşmelerin silahların bırakılması ve sosyal barışın temin edilmesi için bir çözüm süreci olduğunu belirten Çelik, bilgileri bu şekilde sızdıranların bu sürecin hassasiyetleri konusunda yeterli duyarlılığı olmadığını söyledi.

Çelik, muhalefet partilerinin de bu süreçte sorumluluğunun büyük olduğunu kaydederek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını eleştirdi.

Yayınlanan haberlerde verilen "tutanaklardaki" bazı ifadeler doğru olsa bile bunların devlet tarafından geçerli olduğunun söylenemeyeceğini ve devletin herhangi bir kurumunun bunları tasvip ettiği değerlendirmesinde bulunulamayacağını bildirdi.

Çelik, konuşmasında şunları dile getirdi:

"Bir muhalefet partisi liderinin bu sanki resmi belgeymiş gibi açıklama yapması da spekülasyona spekülasyonla karşılık vermekten başka bir anlam ifade etmez. Bu bir çözüm sürecidir. Türkiye'deki silahlı unsurların yurt dışına çıkarılması için yürütülen bir süreçtir, hassasiyetle yürütülmektedir. Şeffaf bir biçimde, hukuka ve demokratik prensiplere uygun olarak yürütülmektedir. Devletin niteliği ya da milletin vasfı üzerine bir pazarlık yapılmamaktadır. Herkes şunu bilsin bu tip spekülasyonlarla hükümetimiz herhangi bir geri adım atmaz. Bütün unsurları değerlendirir ve kararlılıkla yola çıkar. Bugün de görüldüğü gibi bu kararlılığa karşı halkın büyük bir desteği var."

TAKSİM TOPÇU KIŞLASI'NA ONAY
Bakan Çelik, bir gazetecinin Topçu Kışlası'nın restorasyon projesinin onaylanmasının sorulması üzerine ise "Daha önceki kurul kararını, bazı basın yayın organları kurulun reddetmesi gibi sunuyor. Reddedilmiş bir şey değil, kurumun talepleri vardı. O taleplerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin başvurusunda yerine geldiğini görünce Yüksek Kurulu'muz bunu onayladı. İyi bir proje olacak" dedi.

Çelik, kışlanın içinde galeriler, sergi salonları, sanat salonlarının yanı sıra kafe restoran gibi insanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik unsurların da olacağını ifade etti.

Sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılacağı kışla için Çelik "Oradaki tarihsel mirası yeniden dirilten ve o alanı kurtaran bir çalışma olarak biz kıymet veriyoruz. Bundan sonra inşaat süreci, yeniden canlandırma süreci başlayacaktır" diye konuştu.

Mars'a Gidecek Evli Çift Aranıyor


Mars'a Gidecek Evli Çift Aranıyor
Mars'a 17 ay sürecek bir yolculuk yapmaları için evli bir çift aranıyor.
Mars, Dünya gibi, Güneş etrafında dolaşan bir gezegen olarak yerküre ile en yakın noktaya 2018 yılında gelecek.

Dennis Tito, para desteği vereceği insanlı Mars yolculuğu projesini bu nedenle 2018 yılı için öngörüyor. Tito'nun önerdiği yolculuk Mars'ın etrafında tur atılıp geri dönülmesini öngörüyor.

"İNSANLI SEFERLER GERİDE KALDI"
Tito, tıklayın insansız uzay çalışmalarının ilerlediğini, ama insanlı seferlerde çok geri kalındığını söylüyor. Ay'a tıklayın ilk insanlı sefer 20 Temmuz 1969'da, sonuncusu ise 1972 yılında yapılmıştı. Amerika Birleşik Devletleri Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, 1972'deki son seferde insanlığın Ay'a ayak bastığını dünyaya duyurmuştu. tıklayın

tıklayın Ay'a ilk sefere, geçenlerde hayatını kaybeden tıklayın Amerikalı astronot Neil Armstrong liderlik etmişti. Mars'a insan ayak basmadı, ama filmlere ve fantazilere konu olan ve yeşil tenli yaratıkların bir gün Dünya'ya geleceği temasına kaynaklık eden gezegene, insan eli değmiş bir keşif aracı indi. tıklayın Curiosity Lander olarak anılan keşif aracı ile insanlık Mars toprağından örneklerle tanıştı.

"GİTMEK ZOR DEĞİL"
Mars çalışmalarından biri olan Beagle'a emek veren Profesör Colin Pillinger, Tito'nun bu projesi hakkında ne düşündüğü sorulduğunda şöyle dedi: "500 yıldır bakılan bir proje, aslında yapmak çok zor değil."

Pillinger, insanların uzayda ne kadar süreyle kalabilecekleri sorusunu da akıllara getiren değerlendirmesini yaparken, bir yandan da Tito'nun neden 'evli bir çifte' böyle bir yolculuğu önerdiğinin ipuçları beliriyor.

İngiliz bilim insanı Pillenger, Dünya'dan uzaya gidişte en uzun süre uzakta kalan kişinin 435 gün geçirdiğini aktarıyor.

"EN UZUN UZAY YOLCULUĞU" 
Şimdi üzerinde konuşulan ve 5 yıl sonrası için önerilen yolculuğun bundan daha fazla sürmesi öngörülüyor. Eldeki hesaplamalardan böyle bir yolculuğun, 17 ay ya da 501 gün süreceği anlaşılıyor.  Dünya ile Mars aynı hat üzerine 2,2 yılda bir oturuyor.

Beagle projesinde çalışan Profesör Colin Pillenger'in BBC'ye yaptığı bir açıklamada söyledikleri, insanların neden uzaya gitmeye ilgi gösterdiklerini her evde rastlanabilecek bir örnekle açıklıyor.

"Bebek" diyor Profesör Pilliger, "...emeklemeye giriştiğinde önce anne ve babasından uzaklaşmaya başlar."