Seksilikte Dibe Vurdu
Aldatma konusuyla sürekli gündeme gelen Alacakaranlık serisinin genç yıldızı artık erkekler tarafından beğenilmiyor.

Aldatma konusuyla sürekli gündeme gelen Alacakaranlık serisinin genç yıldızı artık erkekler tarafından beğenilmiyor. Hollywood’un en kötülerine verilen Ahududu Ödülleri’nde Yılın En Kötü Kadın Oyuncusu seçilen Kristen Stewart aynı zamanda erkekler tarafından “en az seksi kadın” seçildi. İngiliz internet sitesi MenKind.co.uk’un takipçileri arasında yapılan oylama sonucunda Hollywood’un en az seksi oyuncusu seçilen Stewart, bu şekilde bir darbe daha almış oldu.
Tuvalette Doğurup Çöpe Attı!

Muğla'nın Milas ilçesinde, sancı şikayetiyle hastaneye başvuran üniversite öğrencisi19 yaşındaki Ü.A. tuvalette dünyaya getirdiği erkek bebeği çöpe attı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesiöğrencisi Ü.A., sancılı adet kanaması şikayetiyle geçen pazar günü saat 08.00 sıralarında, annesiyle birlikte Milas 75'nci Yıl Devlet Hastanesi'ne geldi.

İdrar tahlili yapılan Ü.A., diğer tahlilleri içinhastanede beklerken, tuvalette erken doğumlabebek dünyaya getirdi. Paniğe kapılan Ü.A., 32 haftalık doğan erkek bebeği çöpe attı.

Hastanenin temizlik görevlileri tarafından çöpte ölü bulunan bebeği Ü.A.'nın dünyaya getirdiği belirlendi.

Bebeğin ölü mü doğduğu yoksa çöpe atıldıktan sonra mı öldüğünün belirlenmesi için ceset Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Üniversitedeki erkek arkadaşından hamile kaldığı iddia edilen Ü.A., kan kaybettiği için tedaviye alındığı hastanede iki gün süreyle gözaltında tutuldu ve taburcu edildikten sonra da psikolojik sorunları nedeniyle Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi.

Polis olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor. 

UEFA, Drogba Kararını Verdi



UEFA, Schalke 04'ün Drogba ile ilgili yaptığı itirazı değerlendirdi.
Schalke 04'ün yaptığı itiraz reddedildi. Galatasaraylı Didier Drogba'nın lisansında herhangi bir problem olmadığı bildirildi.

Galatasaray'ın şampiyonlar ligi'ndeki rakibiAlman Schalke 04 takımı, Drogba'nın lisansında problem olduğunu ve sarı-kırmızılı forma ile kendilerine karşı oynamasının kurallara uygun olmadığını iddia etmişti.

Schalke'nin UEFA'ya yaptığı itiraz bugün karara bağlandı ve UEFA Galatasaray ile TFF'nin gönderdiği belgeler üzerinden yaptığı değerlendirmenin ardından itirazı reddetti.
İşte Öcalan'ın Mektubunun Orijinal Hali
İmralı'nın üç adrese gönderdiği tek mektup konuşulurken Abdullah Öcalan'ın 6 Temmuz 2011 tarihinde Kandil'e, 'KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı'na hitaben görderdiği 6 sayfalık mektubun orijinali yayınlandı.
 PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan, terörün sona ermesi için başlatılan süreçte 'çözümtaslağı' bulunun 20 sayfalık mektuplarını gönderirken kişileri ön plana almadı.

Öcalan, BDP'ye gönderdiği mektupta 'BDP Eş Başkanlarına', Avrupa'ya gönderdiği mektupta 'Kongra- Gel Başkanlığına' ve Kandil'e gönderdiği mektupta ise 'KCK Yürütme Konseyi Başkanlığına' ifadelerini kullanmayı tercih etti.

Geçen cumartesi günü İmralı Adası'nda BDP'li milletvekilleri ile görüştükten sonra Abdullah Öcalan, çözüm taslağının bulunduğu 3 mektup dün BDP'ye ulaştı. 

Mektupların kişilere değil, örgüte hitaben yazıldığı ortaya çıktı. Öcalan'ın mektuplarının muhatabı 'BDP Eş Başkanları', 'Kongra- Gel Başkanlığı' ve 'KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı' olduğu dikkati çekti.

BDP, kendilerine hitaben yazılan mektubu değerlendirirken, 'Kongra-Gel Başkanlığına' yazılan mektubu PKK'nın Avrupa'daki yönetimine, 'KCK Yürütme Konseyi Başkanlığına' yazılan mektubu da PKK'nın Kuzey Irak'taki Kandil Kampı'na ulaştıracak.

MEKTUBU SIRRI SÜREYYA ÖNDER GÖTÜRDÜ
İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'ın Kandil'de bulunan terör örgütü yöneticilerine yazdığı mektubu İstanbul Bağımsız Milletvekili Sırrı Süreyya Önder götürdü. Önder'in, Habur Sınır Kapısı'ndan Kuzey Irak'a geçiş yaptığı bildirildi.

Önder, beraberindeki bir kişi ile birlikte saat 17.30 sıralarında Habur Sınır Kapısı'ndan geçerek Kuzey Irak'a gitti. Önder'e eşlik eden kişinin şoförü mü yoksa başka biri mi olduğu öğrenilemedi.

İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'ın Kandil'de terör örgütü yöneticilerine yazdığı mektubu, İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder götürdü. Geçtiğimiz hafta 23 Şubat'ta BDP'li milletvekilleri Altan Tan, Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder, İmralı Adası'na gitmiş ve Abdullah Öcalan ile görüşmüşlerdi. Öcalan, kendisini ziyaret eden heyete BDP'ye, Avrupa'ya ve Kandil'e hitaben üç ayrı mektup yazmıştı.

BDP heyeti Avrupa'ya yazılan mektubu daha önce gönderirken bugün ise Kandil'e yazılan mektubu gönderdi. Bugün toplantı yapan BDP, mektubu kimin götüreceği ismi belirledi. Mektubu Kandil'e Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ile Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk'un götüreceği medyada yer aldı. Ancak BDP'liler bu isimlerin doğru olmadığını belirtti. Akşam saatlerinde ise mektubu Kandil'e Sırrı Süreyya Önder'in götürdüğü ortaya çıktı.

ÖCALAN, KANDİL'E EN SON 2011'DE MEKTUP YAZMIŞTI
Abdullah Öcalan'ın, son olarak Oslo görüşmeleri kapsamında 6 Temmuz 2011 tarihinde Kandile, 'KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı' başlığı adı altında 6 sayfalık bir mektup yazdığı belirtildi.

Daha sonra KCK operasyonlarında fotokopileri ele geçirildiği belirtilen mektupta Öcalan, İmralı Adası'nda devlet heyeti ile yaptığı görüşmeleri ele almıştı. Öcalan'ın Kandil'e yazdığı mektuptan kısa bir süre sonra 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde PKK saldırısı sonucu 13 asker şehit olunca Oslo görüşmeleri de sona ermişti.

Lise Müdürüne Yılmaz Erdoğan Sürgünü!

Milli Eğitim Bakanlığı, bir sanata sansür skandalına daha imza attı.

Dünyaca ünlü “Fareler ve İnsanlar” ve “Şeker Portakalı” gibi edebiyat eserleri üzerine tartışmalarla sık sık gündeme gelen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bir sanata sansür skandalına daha imza attı.

Manyas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayıyla Yılmaz Erdoğan’ın “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı oyununu öğrencilerine oynatan Manyas Lisesi müdürü Ali Kürşat Özgüler’i “öğrencilerin ahlakını bozduğu” gerekçesiyle sürdü.

Özgüler, Yılmaz Erdoğan’ın, Türkiye’de veAvrupa’da büyük beğeni ile izlenen, televizyonda da yayımlanan “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı eserinin öğrenciler tarafından sahnelenmesi için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurdu.

Manyas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü incelemesinin ardından, eserde ve eserin sahnelenmesinde “hiçbir sakınca görmeyerek” müdür Özgüler’in talebine Mart 2012’de olumlu yanıt verdi. “Kadın erkek eşitsizliğine” ve “kadınların toplumsal yaşamda yaşadığı sorunlara” değinen eser, kız öğrencilerin kalabalık olduğu bir kadro ile sahnelendi. ‘Ahlaksızlık’ ihbarı Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre; gelen şikâyetler üzerine müdür Özgüler hakkında soruşturma başlatıldı.

Müdürün üyesi olduğu Eğitim-Sen’in Balıkesir şubesi yöneticilerinin aktardığı bilgiye göre, bakanlık müfettişleri, soruşturmanın “kimin, hangi kanal üzerinden ilettiği şikâyet” üzerine açıldığının bilgisini vermedi. Oyunun “öğrencilerin seviyesine uygun olmadığını” değerlendiren müfettişler, Özgüler’in de Erdoğan’ın oyununu sahnelenmesine izin vererek “öğrencilerin ahlakını bozduğuna” karar verdi.

Özgüler, merkeze uzak Dursunbey’e sürüldü. Eğitim-Sen’in, sürgüne karşı hukuki yollara başvurduğu öğrenildi

Diyanet'ten 'Süt Bankası'na Onay Çıktı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nca ihtiyaç duyulması halinde çocuklara annelerinden başkakadınların sütlerinin verilmesi prensibine dayanan 'süt bankası' projesine onay çıktı.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nca ihtiyaç duyulması halinde çocuklara annelerinden başkakadınların sütlerinin emzirme yoluyla,kadınlardan alınan sütlerin de bekletilerekihtiyaç duyan bebeklere verilmesinde sakınca olmadığı ancak bunun getireceği evlilik yasaklarına yönelik önlem alınması gerektiği bildirildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde ''Anne SütüBankası'' ile ilgili iletilen yoğun sorularnedeniyle 2012 yılında Din İşleri Yüksek Kurulu'nun ''İnsan Sütünün Saklanması veBebeklere Verilmesi''ne ilişkin mütalaasının kamuoyuyla paylaşılmasına lüzum görüldüğü belirtildi.Geçen yılın nisan ayında toplanan kurulun yapılan müzakere sonrası aldığı kararda, Batı ülkelerinde yaygınlaşan böyle bir bankakurulmasının İslam'a göre caiz olup olmadığı konusunun, gerek bireysel olarak İslam alimlerinin, gerekse kurumsal olarak fetva kurullarının gündemine girdiği belirtildi. Kararda, bazı fetva kurullarının, ''Süt bankası uygulamalarının süt emme konusunda karışıklık meydana getireceği, bunun da farkında olmadan İslam'ın yasak kıldığı süt akrabaları arasında evlenmelere yol açabileceği'' gerekçesiyle bu bankayı kurmanın caiz olmayacağına'' karar verdikleri ifade edildi.

Ancak bu hükmün meselenin özüne yönelik olmadığı vurgulanan açıklamada, bunun kendilerinden süt alınan annelerle süt verilen bebekler arasında oluşacak süt akrabalığı konusunda hassasiyet gösterilmeyerek sütlerin ve süt akrabalıklarının karışması sonucu dinin yasakladığı evliliklere götürebileceği endişesinden kaynaklandığı kaydedilen kararda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:''Prensip olarak ihtiyaç duyulması halinde çocuklara annelerindenbaşka kadınların sütlerinin emzirme yoluyla verilmesinde bir sakınca olmadığı gibi kadınlardanalınan sütlerin bekletilerek daha sonra ihtiyaç duyan bebeklere verilmesinde de sakınca yoktur. Ancak süt akrabalığının getireceği evlilik yasaklarının ihlal edilmemesi için her türlü tedbirin alınması ve bu tedbirlerin hassasiyetle uygulanması gerekir.''

Dini açıdan sakınca doğurmaması için şunlara dikkat edilmeli
Kurul kararına göre, insan sütünün saklanmasının ve ihtiyacı olan bebeklere verilmesinin dini açıdan sakınca doğurmaması için dikkat edilmesi gerekenler şunlar:

-Süt verecek kadının kendi çocuğunu sütten mahrum bırakmaması,
-Başka kadının sütünü içen çocuklar arasında oluşacak mahremlik dairesini olabildiğince daraltmak için pratik bir tedbir olarak bir kadından alınan sütün sadece erkek veya sadece kız çocuklara verilmesi,
-Süt veren kadınla süt verilen çocuğun kimliklerinin kayıt altına alınması ve bu bilginin her iki tarafa da verilmesi,
-Bu hususun yasal düzenlemeyle güvence altına alınması,
-Evliliğe engel teşkil eden süt akrabalığı dairesinin daha da genişlememesi için birden fazla anneye ait sütlerin karıştırılmaması,
-Süt veren anneye masrafları dışında bir ücret verilmemesi, alınan sütlerin para karşılığı satılmaması,
-Annesinin sütüyle beslenme imkanı bulunan çocukların bu sistemden yararlandırılmaması.
Drogba'nın Katılacağı TV Programı Belli Oldu
Galatasaray'ın dünyaca ünlü Fildişi Sahilli golcüsü Didider Drogba, Türkiye'de bir şovprogramına katıldı.
Galatasaray'ın devre arasında kadrosuna kattığı Weslej Sneijder ve Didier Drogba kısasüre kendilerini Türkiye'ye hayran bıraktı.

İstanbul ve Türk insanıyla kısa süre uyum kuran Sneijder ve eşi Yolanthe Cabau'nun ardından, Didier Drogba da kendini daha yakından tanıtmak adına bir şov programınakatılma kararı aldı.

Daha önce Kanal D'de yayınlanan BeyazShow'a çıkan Sneijder'in eşi Yolanthe Cabau'nun ardından Fildişi Sahilli golcü Drogba da aynı programa katılma kararı aldı.

1 Mart Cuma akşamı Didier Drogba'nın de yer alacağı program bu kez canlı yayınlanmayacak. Fildişi Sahilli golcünün günler öncesinden çekimlerine katıldığı Beyaz Show, banttan ekranlara gelecek.

Öte yandan kısa sürede Türkiye'ye uyum sağlayan Drogba'nın programda Galatasaray veTürkiye günleri hakkında açıklamalar yapıp, sorulara yanıt verediği öğrenildi.

Su Altındaki Etkisine İnanamayacaksınız!
Su motorunun vücuda etkisi görenleri şaşırttı..

Havuzlardaki suyu temizlesin diye konulan ve açılan deliklerden tarzikli su akıtan su motorlarının vücuttaki etkisi görenleri şoke etti.

Adeta deriyi kaldıracak kadar etkili olan su motorları su altı kamerasıyla gözlendi ve ortaya ilginç kareler çıktı.
..
Nihat Doğan: Deniz Gezmiş Dava Arkadaşım

Nihat Doğan, Deniz Gezmiş'in 66'ıncı yaşını sayfasına yazdığı 'Ve bugün Deniz Gezmiş 66 yaşında mekanın cennet olsun. Benim dava arkadaşım. Seni unutmayacak, unutturmayacağız' mesajıyla kutladı.
Ünlü türkücü Nihat Doğan, dün akşam Deniz Gezmiş'in doğum günü sebebiyle yazdığı tweet'lerle şaşırttı. 

Deniz Gezmiş'e "dava arkadaşım" diyen Doğan, hem sağcıların hem solcuların tepkisini çekti. Nihat Doğan'ın Deniz Gezmiş hayranlığı şaşırtırken, kurduğu cümleler bizi 70'li yıllara götürdü.

"DENİZ GEZMİŞ'LE ORTAK ÖZELLİĞİM.."
6 Mayıs 1972’de idam edilen, Türkiye devrimci hareketinin simge isimlerinden Deniz Gezmiş’in 66. doğum günü nedeniyle Twitter hesabından, ilk olarak, "Deniz Gezmiş'le tek ortak özelliğim, mukaddesat ve milli irade düşmanı darbeci askerlerin sahip olduğu vesayetçi sisteme karşı gelmemizdir" diye yazan Nihat Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün Deniz Gezmiş'i sevenlerin çoğuyla anlaşamayız, Onlar Deniz'e kıyan bu darbecilere aşıktır; ben ise Deniz'e kıyan zihniyetten nefret ederim."

ÜNLÜ TÜRKÜCÜ KENDİNİ ELEŞTİRENLERE AYNI SERTLİKLE YANIT VERDİ

"Deniz Gezmiş'i anlamadığımı iddia eden ey bre cahiller, siz anladığınız için mi Deniz'i asan darbeci statükoya aşık, milli iradeye düşmansınız. 

Deniz Gezmiş ruhu solcu, bedeni faşist, boyu fındık kabuğu kadar küçük bir Kemalizm'e sığmayacak kadar büyük bir isimdir. O halkın kahramanıdır. 

M. Kemal ile Kemalizm arasındaki farkı anlamayan sizler gibi cahiller ne içer, nasıl bir kafa yaşar anlamadım gitti." 
ABD, Bu Tarihte Vuracak!

İsrail medyasına göre, Obama; Haziran ayında İran'a askeri operasyon düzenleyecek.
İsrail haber televizyonu Channel 10, ABD Başkanı Barack Obama'nın; nükleer programından taviz vermeyen Tahran'ı önümüzdeki Haziran ayında vuracağını iddia etti.

Habere göre, önümüzdeki ay Tel Aviv'i ziyaret edecek Obama; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile "İran'a düzenlenecek askeri operasyonun" detaylarını görüşecek.

İsrail haber televizyonu Channel 10'a göre, ABD Başkanı Barack Obama, ikinci döneminde ilk ziyaret edeceği ülke olan İsrail'e İran'a yönelik askeri bir operasyon için "bir pencere açma" fırsatı tanıyacak.

ABD Başkanı Barack Obama, geçtiğimiz yılın son günlerinde yaptığı açıklamada, "Başbakan Binyamin Netanyahu ile bu konuları her zaman konuşuyoruz. Netanyahu'nun İran'ın nükleer bombaya sahip olmaması konusundaki ısrarını anlıyorum. Çünkü bu durum bizi tehdit edecek. İsrail'i ve dünyanın geri kalanını tehdit edecek ayrıca nükleer silahlanma yarışı başlatacak" demişti.

OBAMA REDDETMİŞTİ 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz yıl İran'ın nükleer tesislerini askeri bir operasyonla vurmayı gündeme getirmiş ancak bu teklif ABD Başkanı Baracak Obama tarafından kabul görmemişti.
'Kesik Baş' Cinayetinde Flaş Gelişme!
Türkiye'nin günlerce konuştuğu o dehşet olayda, 'bebeğin babasının kimliği' belirlendi.
Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nde kendisine silah zoruyla tecavüz edip hamile bıraktığını ileri sürdüğü 35 yaşındaki Nurettin Gider’i öldürdükten sonra başını keserek köy meydanına atan 28 yaşındaki Nevin Yıldırım’ın geçen kasım ayında doğurduğu kızın babasının Nurettin Gider olduğu DNA raporuyla belirlendi.

Yalvaç İlçesi’ne bağlı Koruyaka Köyü’nde evli ve 2 çocuk annesi Nevin Yıldırım, kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü 2 çocuk babası Nurettin Gider’i 28 Ağustos 2012 gecesi tüfekle vurdu, başını kesip bir çuvala koyarak köy meydanına attı. Yıldırım, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Isparta E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Nevin Yıldırım, 17 Kasım 2012’de 3.5 kilo ağırlığında kız bebek dünyaya getirdi. Yıldırım’ın istemediği bebek, Isparta Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü yurduna yerleştirildi. 3 bakıcı tarafından özenle bakılan bebeğe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından ’Elif’ ismi verildi. 

DNA RAPORU SAVCIDA
Soruşturmayı sürdüren Yalvaç Cumhuriyet Savcılığı, babasının belirlenmesi için bebekten alınan DNA örneklerini, daha önce Nurettin Gider’den alınan DNA örnekleriyle karşılaştırılması amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderdi. Yalvaç Cumhuriyet Savcısı Osman Çabuk’un iddianameyi hazırlanmak için beklediği DNA raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından gönderildi. 

11 Şubat’ta Yalvaç Cumhuriyet Savcılığı’na ulaşan DNA raporuna göre Nevin Yıldırım’ın doğurduğu kız çocuğun babasının Nurettin Gider olduğu belirlendi. Çocuğun Nurettin Gider’den olduğunu belirten DNA sonuçlarının ardından iddianameyi hazırlamaya başlayan soruşturma savcısı Osman Çabuk’un bu kapsamda Isparta E Tipi Kapalı Cezaevi’nde yatan Nevin Yıldırım’ın ve olayın meydana geldiği Koruyaka Köyü’nde oturan 37 kişinin ifadesine başvurduğu kaydedildi.

SONUÇ SÜRPRİZ OLMADI
Nevin Yıldırım’ın avukatı Halil Hilmi Tütüncü DNA raporunun açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Sonuç müvekkilimin ifadesinde belirttiği gibi çıktı. Sonuç bizim için sürpriz olmadı. DNA raporu Nevin Yıldırım’ın iddialarını doğruluyor. Bundan sonra iddianame hazırlanacak ve yargılama başlayacak" dedi.

’GELİNİM İSTERSE VASİ TAYİNİ İSTERİZ’
Nurettin Gider’in annesi Zeynep Gider ise "Çocuk benim oğlumdanmış. Bundan sonra nasıl hareket edeceğimize aile olarak ortak karar vereceğiz. Biz çocuğa sahip çıkmak isteriz. Ancak bu benim tek başıma vereceğim bir karar değil. Burada asıl kararı verecek olan gelinim Kezban’dır. Onun kararı bizim için belirleyici olacak. Eğer gelinim isterse çocuğa vasi tayin edilmesini isteyeceğiz" diye konuştu.

Nevin Yıldırım’ın eşi İsmail Yıldırım ve babası İlyas Yıldırım’ın sürekli kendilerini tehdit ettiğini ileri süren Zeynep Gider, "Çocuğu almamamız için bizi sürekli tehdit ediyorlar. Korku içinde yaşıyoruz" dedi.
2B Arazilerin Satışında Yeni Gelişme

Tarımda kullanılan 2-B arazilerinin satışında, rayiç bedelin yüzde 50'si esas alınacak.
Tarımda kullanılan 2-B arazilerinin satışındavade süresi ve rayiç bedel oranını yeniden düzenleyen kanun teklifi TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edildi. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın da katıldığı komisyonda, 2-B arazilerinin satışına ilişkin AK Parti Rize Milletvekili Nusret Bayraktar ve arkadaşlarınınimzasını taşıyan kanun teklifi ile CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin aynı konudaki kanun teklifi birleştirilerek ele alındı. Görüşmelere, Bayraktar'ın kanun teklifi üzerinden devam edildi.

Bayraktar, 2-B arazilerinin satışına ilişkin çıkarılan kanunun uygulama safhasında yeniden yapılması gereken güncelleştirmelerin ortaya çıktığını, bu nedenle kanun teklifi hazırladıklarını söyledi. Nusret Bayraktar, 2-B gibi kapsamlı bir konuda belli aralıklarla değişiklik yapılmasının normal olduğunu ifade etti.

Akif Hamzaçebi ise konuyla ilgili çıkarılan kanunun Genel Kurul görüşmelerinde, bu düzenlemenin vatandaşın ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu, bu nedenle yeni bir düzenlemenin yine Meclis'e getirileceğini söylediğini anımsattı. Bu konuda haklı çıktığını belirten Hamzaçebi, komisyonda görüşülen teklifin de yetersiz olduğunu, bunun da daha sonra yeniden ele alınacağını dile getirdi. Görüşmelerin ardından, kanun teklifi, yapılan bazı değişikliklerle kabul edildi.

RAYİÇ BEDELİN YARISI

Teklife göre, tamamen tarımsal amaçlı kullanılan ve üzerinde mandıra, sera, ağıl kümes gibi yapılar ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yerler için, taşınmazın yüzölçümüne ve hak sahibi olunan taşınmaz sayısına bakılmaksızın, bu yerlerin, geçimini çiftçilikle sağlayan hak sahiplerine satışında satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50'si olarak hesaplanacak.

Satış bedelinin, tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde sadece tarımsal amaçlı olarak kullanılan mandıra, sera, ağıl kümes gibi yapılar ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için yüzde 10'u, diğer yerler için yüzde20'si, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde tahsil edilecek. Kalan tutar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla 5 yılda 10 eşit taksitte, belediye ve mücavir ala sınırları dışında ise en fazla 6 yılda 12 eşit taksitte faizsiz olarak ödenecek.

Bu arazilerin tarımsal amaçla kullanılmadıklarının sonradan anlaşılması halinde, taşınmazın satıştarihi itibariyle rayiç bedelinin yüzde 70'i üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle birlikte hak sahibinden tahsil edilecek.Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen izinlere konu tesisler, ilgili mevzuat çerçevesinde kamu-özel işbirliği modeli ile yaptırılabilecek.

Sağlık ve eğitim tesisleri yapılması amacıyla verilen izinlere konu tesislerin kamu-özel işbirliği modeli çerçevesinde yaptırılması ya da mevcut izinli tesislerin yenilenmesi halinde ilgili Bakanlıkların talebi üzerine yüklenici adına üst hakkı tesis edilebilecek. Adına üst hakkı tesisedilen yükleniciden ağaçlandırma bedeli dışında kira dahil başkaca hiçbir bedel alınmayacak. Bukapsamdaki izinler, öncelikle bozuk orman alanlarında verilebilecek. İzin verilen alanın en az iki katı alan, Maliye Bakanlığı tarafından Orman Genel Müdürlüğü'ne, ağaçlandırmak üzere tahsis edilecek.
'Hocalı' Dedi, Ölümden Döndü! 
Fransa'daki Ermeniler'in, Fransız Ulusal Meclisi'nde Sumget olayları ve Dağlık Karabağ sorunu ile ilgili yaptıkları toplantıda soru soran ve "Bugün Hocalı katliamının yıldönümü" diyen iki Azeri'yi dövdüğü belirtildi.
Irkçı Ermeni partisi Federation Revolutionnaire Armenienne Dasnaksutyun üyesi oldukları öne sürülen 40 kadar Ermeni, konuşmayı dinlemeye gelen ve 26 Şubat’ın Hocalı katliamının yıl dönümü olduğunu söyleyen Paris’teki Azerbaycan Evi’nin yöneticisi 29 yaşındaki Mirvari Fataliyeva ve Paris’te öğrenci olan 25 yaşındaki Vüsal Hüseynov’a saldırdı. Azeri haber ajansı APA, Vüsal Hüseyinov’un darp edildiği sırada kadın gösterici Mirvari Fataliyeva’nın kaçarak diğer salonda toplantı yapanlardan yardım istediğini; bu sayede ölümden döndüklerini yazdı. 

Ajans Ermeniler’in yaptığı toplantıya sözde Yukarı Karabağ devleti Fransa temsilcisi Hovhannes Kevorkian, Ermenistan’ın Paris Büyükelçisi Viken Tchitetchian, sözde Yukarı Karabağ devleti eski dışişleri bakanı Georgi Petrossyan, Fransa Val de Marne bölgesi milletvekili Rene Rouquet, Fransa Loire bölgesi milletvekili François Rochebloine, Irkçı Ermeni partisi Dasnaksutyun’un batı Avrupa temsilcisi Mourad Papazian ve 40 kadar aktivist ve Daşnak sempatizanın katıldığını yazdı. 

Olaya Fransız milletvekillerinin seyirci kaldıklarını belirten Mirvari Fatalyeva, adli tıptan rapor alıp olayı Fransız mahkemelerine taşıyacaklarını belirtti. DHA muhabirinin telefon ile ulaştığı Azerbaycan’ın Paris Büyükelçisi Elçin Amirbayov, olayı duyar duymaz meclise gittiğini, güvenlik görevlilerinin Fataliyeva ve Hüseynov’u linçten kurtardıklarını gördüğünü, dövülen gençlere ilk sağlık müdahalesinin mecliste yapılığını, ardından kendisinin iki genci en yakındaki hastaneye götürdüğünü söyledi. 

Büyükelçisi Amirbayov, Vüsal Hüseynov’un iç organlarının zarar gördüğünü, kaburga kemiğinin kırıldığının, Mirvari Fataliyeva’nın ise yüzünde darp sonucu ezilmeler olduğunun tespit edildiğini söyledi.
Terim Hakkında Şok Rapor

Karşılaşmanın orta hakemi Çınar, G.Saray Teknik Direktörü Terim'le ilgili şunları yazdı: Bana, 'İkinci yarıyı daha rezil yönetin' dedi. Alkışladı. 'Size o rapora küfür etti yazma zevkini tattırmayacağım' dedi.
SİZE O ZEVKİ TATTIRMAYACAĞIM


İşte o rapor... Olaylı Orduspor karşılaşmasının hakemi Serkan Çınar, raporunu yazdı İmparator’un ceza alması gündeme geldi. Devre arası soyunma odası koridorunda hakemle tartıştıktan sonra tribüne gönderilendeneyimli teknik adam asgari 4 maç kulübede olamayacak.

90 dakikanın ardından hakem Serkan Çınar,Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderdiği raporda, G.Saray Teknik Direktörü Fatih Terim’i neden tribüne gönderdiğini işte aynen şu şekilde açıkladı: “Bana, ‘İkinci yarıyı daha rezil yönetin’ dedi. Alkışladı. ‘Size o rapora küfür etti yazma zevkini tattırmayacağım’ dedi.”

36. MADDEYE GÖREDEĞERLENDİRİLİRSE...

Akşam saatlerinde G.Saray Kulübü’ne de intikal eden raporda aynen bu ifadeler yazılıydı. Herhangi bir küfür, hakaret ya da sinkaflı bir cümle kullanmayan Fatih Terim’in bu eylemi disiplin talimatının 36. maddesi yani ‘Sportmenliğe aykırı hareket’ kapsamında değerlendirilebilir. Bu ihtimal halinde Fatih Terim 1 ila 3 maç arasında ceza alacak.
Ancak PFDK, Fatih Terim’in bu eylemi ve sözlerini 42. maddeye göre yargılar ise G.Saray’ın başıağrıyacak ve Terim kulübeden uzak kalacak.

KÜFÜR YA DA HAKARET OLMADI AMA!

PFDK, Fatih Terim’in, “Size o rapora küfür etti zevki tattırmayacağım. Daha rezil yönetin” cümlesini, Futbol Disiplin Talimatnamesi’nin ‘Kişilik Haklarına Saldırı, Hakaret ve Tehdit’ başlıklı 42. maddesinin 1. fıkrasının c bendine göre değerlendirirse, Terim sözlerinden ötürü asgari 3 maç ceza alacak ve bu takdirde 42. maddeye göre hakaret eyleminde ceza alması ile birlikte Fatih Terim’in geçen sene Galatasaray-Trabzonspor mazından ötürü ertelenen 2 maçlık cezayı çekmesi gündeme gelecek. 

Yani Fatih Terim, G.Saray takımına tam 5 maç kenardan taktik veremeyecek.

‘TAKTİK VERMESİ’ BAŞINI AĞRITACAK


Ayrıca Terim’in tribüne gönderildikten sonra yedek kulübesi ve futbolcularıyla iletişime geçmesi de disiplin talimatnamesinin 83. ve 85. maddesine göre başını ağrıtacak. Talimata göre tribüne gönderilen teknik adamın takımına taktik vermesi yasak. Hatta kağıtla not göndermesi, maç bitimi sahaya girmesi, maç bitiminden sonra 15 dakika soyunma odasına girmesi dahi yasak.

Ancak Terim, Ordu maçının 2. yarısında galibiyeti getiren taktikleri ve oyuncu değişikliklerini hemen kulübesinin arkasında oturduğu tribünden iletmişti.

EN AZ 4 KARŞILAŞMADAN MEN EDİLEBİLİR


Ve 51. maddeye göre de ‘Teknik adamların tribüne gönderildiklerinden itibaren idari tedbirli sayılmalarına’ rağmen Terim’in bu ihlalleri yapması, tecrübeli çalıştırıcıyı en az 4 maç cezayla karşı karşıya bıraktı. Çünkü Disiplin Kurulu Talimatı’nın 51. maddesi, ‘İdari tedbire uymayan teknik adamlara verilecek olan ceza 4 ila 12 maç arasındadır’ şeklinde... Yani Fatih Terim’in en az 4 maç ceza alması kesin gibi...

DAVALA DA CEZA ALIRSA, TAKIMI TAFFAREL ÇIKARACAK

Ordu maçında Fatih Terim’in dışında antrenör Hasan Şaş da elindeki taktik tahtasını yere fırlattığı gerekçesi ile tribüne gönderilmişti. Bu nedenle Fatih Terim’in dışında Hasan Şaş, Terim’in bir diğer yardımcısı Ümit Davala ve idari menajer Şükrü Hanedar da dün resmen PFDK’ya sevkedildi. Hasan Şaş’ın da Terim ile birlikte ceza almasına kesin gözle bakılırken, Davala’nın ise sadece para cezasına çarptırılması bekleniyor. Ancak Davala’nın da maçlardan men cezası alması halinde Galatasaray’ı, Eskişehirspor maçına kaleci antrenörü Taffarel çıkaracak.